Herkese merhaba, dayanışma ve destek mesajlarınızı okumak gazeteciliğe dair heyecanımı arttırdı. Hepiniz iyi ki varsınız.
Gözaltına alınma ve gözaltı sürecinde yaşadıklarımı anlatma gereği duyuyorum.
Arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra uğradığım manavdan hukuka uygun olmayan yüz tanıma yöntemiyle takip edilerek dört farklı ekip tarafından gözaltına alındım.
Gözaltına alınmama gerekçe olarak 2018'de ifadesini verdiğim dosya gösterildi. Fakat dosyanın içinde herhangi bir ifade çağrısı bulunmuyor.
Sonuç olarak avukatım Mert Batur'un yürüttüğü süreç, meslektaşlarımın dayanışması ve kamuoyunun tepkisiyle birlikte az önce serbest bırakıldım.
Fakat gözaltına yaşadığım işkence sürecini anlatmam gerektiğine karar verdik.
Dün gözaltına alındığım saatten itibaren tuvalete gitmeme izin verilmedi. Nezarethanede pet şişeye ihtiyacımı gidermem gerekti.
Kullanmam gereken ilaçları defalarca talep etmeme rağmen getirmediler.
Sabah Çağlayan'a götüren ekip tarafından araçta küfür, hakarete uğradım.
Çağlayan Nezarethanesi'ne gireceğimiz sırada beni araçtakilerden ayırıp kolumu bükerek nezarete sokmak istedi. Karşı gelmemin ardından kameraların göreceği şekilde fiziksel şiddete uyguladı.
NATO Zirvesi nedeniyle gözaltına alınan ve birlikte kaldığım kişilerin uğradığı işkence bir gazeteci olarak kendi gözlemim olarak ayrı bir yerde duruyor.
Tüm süreçle alakalı suç duyurusunda bulunacağız. İşkence insanlık suçudur.
🚨SON DAKİKA | İBB davasını her gün 10 saat boyunca adliyede takip eden, her zaman doğru bilgileri bize aktaran gazeteci dostumuz Kayhan Ayhan az önce evinden polisler tarafından gözaltına alındı!
Adliyeye gitseniz, telefonla arasanız zaten ifadesini alabileceğiniz bir gazeteciyi gecenin bu saatinde gözaltına almak hukuka, Anayasa’ya açıkça aykırıdır!
Kayhan Ayhan bize ses oldu, şimdi bizim ona ses olma zamanımız.
Kayhan Ayhan derhal serbest bırakılmalı! @kayhanayhann
Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkesin Zihni hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur.
Eminönü Halkevi’nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları’nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi.
O; sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu. Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı.
Türk tiyatrosunun kurucu babası Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmış, onun yakın arkadaşı ve ekolün dev ismi Vasfi Rıza Zobu’nun tezgahından geçmişti. O, tiyatroyu “insanı insanla, insanca anlatma sanatı” olarak gören o eski, disiplinli ve ahlaki ekolün son neferlerindendi.
Mekanın cennet olsun Zihni hocam. İBB Kültür ve İBB Şehir Tiyatroları Ailesi olarak; bu tarifsiz acıyı derinden hissediyor, kıymetli ailesinin ve tüm sevenlerinin hüznünü yürekten paylaşıyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
#ZihniGöktay
33 yıl önce bugün 33’ü aydın, yazar, ozan, karikatürist, şair 35 canımızı bağıra bağıra gelen ve 8 saat süren “olaylar” sonrasında diri diri yakarak katlettiler.
Doğrudan Alevi kimliğine, inanç ve ifade özgürlüğüne benzin bidonlarıyla saldırdı, mandacı yobazlar. Dönemin vitrindeki uşakları ile emir kulları “eserlerini” sadece seyretti.
Tarihin bu en alçakça katliamlarından birinin baş müsebbipleri ise haftaya Ankara’da toplanacak.
Katilleri tanıyoruz.
Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.
#UnutMADIMAKlımda
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
ABD’de niye mi nal topladık?
Fotoğrafa bakın, anlarsınız:
Milli formayı AKP’nin tarikat zihniyetli TÜGVA’sının reklam aracı bile yaptılar…
Bir yanda kabadayı TFF Başkanı, bir yanda “Galatasaray şampiyon!” diye bağıran Spor Bakanı…
Şef ise Bilal Erdoğan…
Üstelik namaz ve dua…
Başarı kaçınılmazdı!!!
-Doğruyu söyleyince AKP’den beslenen cahil ve yobaz kesimi kızıp küfrediyor.
-Namazla, duayla maç da savaş da kazanılmaz.
-Bilime dayalı teknik ve taktik gerekir.
-Tam takım olmak, hız ve yüksek savaşım gerekir.
-Kabadayılıkla da olmaz.
-Baksana adı duyulmadık ülkelerden hakem çağırdılar amma şu Yeni Türkiye’den kimseyi adam yerine koyup görev vermediler.
-Çürüme her yeri sardı ama ülkeyi yönetenler ve beslemeleri bunu zafer gibi gösteriyorlar.
-Alın işte siz bu kadarsınız.
-Futbolcular ne yapsın?… Sizin bastığınız yerde ot bitmez!
KILIÇDAROĞLU'NUN YANILGISI...
"Hangi birinden sözediyorsun?" diyeceksiniz.
Pek çok var da, beni özellikle bu akşamki şu sözleri rahatsız etti.
"Neden CHP Genel Başkanı yazmıyorsunuz ekrana?" diye soruyor.
"Mahkeme kararıyla geldim" diyor..
Tam da bunun için Kemal Bey... Tam da bunun için "CHP Genel Başkanı" değilsiniz.
CHP'nin genel başkanını kurultayda delegeler seçer. Mahkeme heyetleri değil. Kendiniz itiraf ediyorsunuz işte "Mahkeme kararıyla geldim" diyerek.
Çok yazık. Çok.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
CHP Parti Meclisi 40’ın altına düştü. Tüzük gereği 45 gün içinde kurultay zorunlu.
Kılıçdaroğlu yine “tedbir kararı” diyerek kurultaya gitmeyecek, hepimiz biliyoruz.
Başta kişisel bir hırs gibi görünüyordu ama anladık ki durum ondan çok daha vahim.
Yurttaş yoksulluktan savruluyor.
Deşildikçe dökülen İBB davası yeterince konuşulmuyor.
Toplumun her kesimi adalet talep ediyor. Çiftçisi, emekçisi, emeklisi, öğrencisi; herkes yok olmanın eşiğinde.
47 yıl sonra birinci parti olan CHP’ye tarihinin en büyük kötülüğünü yaptın.
Bu Cumhuriyet’in çocukları seni asla unutmayacak ve hiçbir kitapta iyi anılmayacaksın! @kilicdarogluk