Hayatta her dakika sonra dakikadır. Hayatınızın son dakikaların da, nefesinizin azalmaya başladığı anlarda, pismanlıklarınızı belirtmek için bir nefeslik zaman daha istediğiniz ama gerçekleşmediğini düşünün......!
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
Dostlar bu yazımı çaktırmadan, alıştıra alıştıra yavaş yavaş RT’leyin, paylaşın lütfen.
Aniden olunca X, algoritma falan neyin yazıyı geriye atıyo, bi’şeyler yapıyor!…😁
👇
…
Başkan Erdoğan ülke liderlerini Külliye'de Mehter Marşı eşliğinde karşıladı.
Böylece Başkan Erdoğan Batı'nın hafızasını çalıştırdı.
Oraya gelen liderlerin büyük büyük dedeleri o sesleri çok işitmişti netekim!..
Hasılıkelam bu zirveyle Türkiye, savunma sanayiinde dünyanın parlayan yıldızı olduğunu bir daha gözler önüne serdi.
Rahatsız olanlar da vardı elbette.
Soykırımcı Netanyahu, Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının verilmesinin Orta Doğu'daki dengeleri değiştireceğini, Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmak istediğini söyledi. (3,5 sesleri Ankara'dan duyuldu!)
Yunan'ın köklü gazetelerinden Estia; Erdoğan-Trump görüşmesine atfen; "'Sultan'a boyun eğdi ve F-35'lerin kapısını açtı" manşetini attı.
Bölgesel bir güç, küresel bir aktör olmak böyle bi'şey işte...
İçerisi malum. Silkinme-silkme kavgası devam ediyor.
"Himmet abey, Saffet abey, Hayret abey.., CHP kaça bölünecek?!.." tartışmaları yaşanıyor!
Özgür Özel'e göre iktidara geliyorlar çok yakında,
Hatta ne diyordu?
"CHP fikren ve zikren zaten iktidarda!.."
He canım he.., Bunu böylece her gün söyleyin, tekrar edin.
"Zikren" kesin iktidara gelirsiniz...!
Olmadı pavyonla idare edersiniz!..
…
https://t.co/KjiAXrdPo1
.
Türk Halk Müziği sanatçısı Handan Aydın, Aleviliği istismar eden sanatçılara ve CHP'li-HDP'li siyasetçilere tepki verdi:
"3-4 sene önce Çorum'da Kandil Baba etkinliklerine davet edildim.
Öğlen 12 oldu alana giricem, Cem evinin bahçesine masalar kurulmuş her masada alkol var. Öğlen 12'de bana saz çalacak adam sarhoştu ayakta duramıyordu.
Saat 4-5 oldu.. Herkes sarhoş. Bir Cem evinin bahçesi..
Sizin nerenizde inanç var? 4-5 sene evvel Kerbelaya türkü yapan adam bugün "hayır biz Ali'siz, biz Müslüman değilmişiz diyor.
90'larda İlk açıldığı zaman bağlama kursuna gittiğim dernekler ne ara ibadethane oldular?
Cemler evlerde yapılırmış köylük yerlerde..
Sizin hakkınızdan ben gelirim. Ben de paçaları sıvadım.. Ben de bileğleniyorum.
Siz de din iman yok! Siz Muharrem günü bile milletvekili Umut Akdoğan'la birlikte oturdunuz oraya viskinizi mezenizi koydunuz dıngır dıngır türkü dinliyorsunuz.
Ya sanatçı olun ya da bu Alevi simsarlığını bırakın. Senelerdir Alevilerin üzerinden ekmek yiyen sizsiniz. Milyoner olan sizsiniz. Bir tane fakire yardımınız yok.
Ben bu kadar çirkef bir toplum olduğunuz bilmiyordum ya..
Size Cem evi de yok! Köyler bomboş.. Okullarda çocuk sesi yok.. Okul yok
Her yer mantar gibi Cem evi. Ordan bir dernek başkanı, ordan belediyeleri götürelim.. Ordan milyonları götürelim..
Çarparlar sizi yerin altına sokarlar ne Amerika kurtarabilir ne de İsrail..
Yeter lan soyduğunuz bu halkı!
Ahlaksızlığın lüzumu yok! Ne pok yediğinizi biz söylüyoruz zaten. ama bu kadar azgınlık olmaz.."
Atatürk'ü mizah malzemesi yapanı hapse atıyorlar,
Alevilerle ilgili bir şaka yapanın meslek hayatını bitiriyorlar,
İslam'la, Kuran'la dalga geçene tepki verip dava açanlara "mizahtan anlamayan yobazlar" diyorlar..
Biz Bizans'ta mı yaşıyoruz lan!
İranlı aktivist Risha Hussain:
▪️Dünya, İran'a 47 yıl ambargo uygulandı.
▪️İran dünyaya 24 gün yaptırım uygulayınca, ABD ve müttefikleri diz çöktü.
▪️Hürmüz'ün kapatılması yanlışsa, Gazzelilere yardım giden Refah'ın 2 yıldır kapalı olması nasıl doğru olabilir?
X'te sadece kendi hesabımda değil genel bir görüntülenme, etkileşim, takipçi sayısı düşüşü gözlemliyorum. Özellikle Türkçe hesaplar görünmez olmuş gibi. Siz de bunu yaşıyor musunuz?
Hesabıma özellikle birkaç gün güçlü bir destek verirseniz çok sevinirim. Dört koldan saldırıyorlar. Birlikte yürüyecek daha çok uzun bir yolumuz var. Hepinize şimdiden çok teşekkür ederim 🌹❤️
🔹️Eskiden bu ülke çok gelişmişti.
25 yasindan küçükler bilmez.
Demokratik bir ülke idi.
🔹️Aylarca hükümet kurulamıyordu. Demirel gider, Ecevit gelirdi. Ecevit gider, Demirel gelirdi.
🔹️Arada bir Necmettin Erbakan çoğunluk sağlasa da hükümet kurma görevi ona verilmezdi çünkü en iyiyi bilenler başkalarıydı.
🔹️Erbakan çok itiraz ederse partisi kapatılırdı. Adalet iyi çalışırdı. Altı ayda bir hükümet değişirdi. İki yılda bir seçim olurdu.
🔹️On yılda bir askeri darbe olurdu.
Ne güzel günlerdi.
Hukuk bağımsızdı adalet vardı.
🔹️Yüksek yargı üyeleri emekli olunca CHP'ye üye olurdu.
İş bankasında mütevelli heyeti üyesi olurlardı.
Ne güzel günlerdi..
🔹️Üniversiteler bağımsızdı, özgürdü. Rektörler CHP üyesi idiler.
Üniversitelere baş örtülü kızlar alınmıyordu. Okuldan atılıyordu.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Ekonomi çok güzeldi. Çok zengindik. Halkta para çoktu, onun için yağ bulunmuyordu. Kuyrukta yağ alırdık. Pirinç ve çayı bile kuyrukta alırdık.
🔹️Bir gecede %4000 faiz alırdık. Kur bir anda devalüe edilirdi.
Ne güzel günlerdi.
Yollarda araba ile gittiğini bilirdin. Herşey doğaldı.
🔹️Yollar topraktı. Çukurlar vardı arabanın içinde zıplardın mide, bağırsak, böbrek çalışırdı.
🔹️Dağların etrafından, üstünden dolaşmak, viraj almak büyük bir emek şoförlük isterdi. Bol Oksijen alırdık.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Hastaneye o kadar çok hasta gitmezdi, gittimi eve gelmezdi.
Misafir ederlerdi. İlaç o kadar değerli idi ki, kuyrukta ilaç alırdık. Hasta Ölünce cenazeyi bırakıp eve gelirdik.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Çok güzel heykeller dikilirdi. Okullarda andımız okunurdu. inkılap tarihi ve Atatürk ilkeleri okunurdu. Gerisi önemli değildi. Okullar dediysem, kerpiçtendi. Toprak kokardı, heykeller tunçtandı. Öğretmenler hafta sonu limon satardı.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Trenler çok yavaş ve tıkır tıkır giderdi. Konya'dan İstanbul'a üç günde giderdik. Seyrede seyrede giderdik. Tabiatı tanırdık.
Otobüslerde ayaklar şişerdi. Yol bitmezdi. Vücudumuzu test ederdik. Uykunun kralını uyurduk.
🔹️Trafik polisine Rüşvet vermeden, 50 km yol gidemezdik..
Ne güzel günlerdi.
Ülkenin başbakanını medya patronu Aydın Doğan belirlerdi!..
@elonue@ruyaselcuk_ Elif Allah mim Muhammed kef keramet tez selamet yarabbi sen bu kardeşimize şifalar nasip et. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed
#SONDAKİKA
📌 Görmeyen kalmasın, gerçeği yaymak için PAYLAŞ!
Herkesin "komplo teorisi" dediği o görüntüler artık kanıtlı! Videoda uçağın püskürtmeyi kestiği o an net bir şekilde görülüyor
📍 Dikkat ettiniz mi? Püskürtmeler durduğu an ülkede doğal yağışlar başladı, hava normale döndü.
Şimdi ise düğmeye tekrar basıldı!
Bu bir sağlık ve çevre meselesidir. Gökyüzümüze, havamıza ve suyumuza sahip çıkma vakti.
Artık sessiz kalmak yok!
Bunu Sizler Durdurmalısınız?
Dün KKK’da “sözleşmeli er” olmak için gelip mülakata giren adaya:
1) Atatürk’ün köpeğinin adını
2) AltıOk’un ne olduğunu
3) Atatürk’ün katıldığı savaşları
sormuşlar!
3.Soruyu anladık
Allah aşkına köpek adı, parti amblemi sormak nedir?
CHP’ye üye mi alıyoruz?
Hala burdamıyız?