@SV_Acikalin Sadece maç sonu şu böyleydi şurda böyle hakem burda böyle saha sorunlu diyerek ağlayıp giden ve gittiği gibi 1 sene çalıştırdığı takıma laf eden birisine saygı duyulmaz duyulmamalı
Fenerbahçe’de Kaotik Süreç ve Oyuncu Psikolojisi
Fenerbahçe, özellikle son 7 yılda ve bu sezonun başlangıcıyla birlikte, tarihinin en kaotik ve sıkıntılı dönemlerinden birinden geçiyor. Takımın omurgasına yeni katılan Ederson, Semedo, Álvarez, Duran, Asensio ve diğer isimler, kariyerlerinde belki de hiç karşılaşmadıkları bir tabloya maruz kaldılar. Daha sezon başında başkanlık seçimine gidilmesi, zamanlama açısından son derece problemliydi. Büyük kariyerlere sahip bu oyuncuların birçoğu, profesyonel yolculuklarında sezon başında kulüp başkanı ve yönetiminin değiştiği bir senaryoya denk gelmemiştir.
Ayrıca transferlerin büyük bir kısmı Jose Mourinho döneminde gerçekleşmişti. Ancak bir anda teknik direktör değişikliğine gidildi ve yerine Domenico Tedesco getirildi. Açık konuşmak gerekirse, benim açımdan yabancı hoca listesinde tercih sırasının en sonunda yer alabilecek bir isimken, kulübün bu kararı yine zamanlama açısından hatalı oldu. Üstelik hoca ülkeye adım atmadan kendi taraftarlarınca yerilmeye başlandı ve hâlâ da yerilmeye devam ediyor. Bu noktada psikolojik açıdan şu soruyu sormak gerekir: Oyuncular aidiyeti, konsantrasyonu ve motivasyonu nasıl sağlayacak?
Bu oyuncuların profiline baktığımızda, kariyerleri boyunca büyük kulüplerin parçası olmuş, önemli sahnelerde yer almış isimler. Ancak onlar bile bu kadar kısa sürede başkan değişikliği, teknik direktör değişikliği ve camia içi huzursuzluk gibi faktörleri aynı anda tecrübe etmemiştir. Bu tablo, doğal olarak oyuncular üzerinde kaygı, güvensizlik ve adaptasyon zorluğu yaratır. Aidiyet hissini törpüler, konsantrasyonu dağıtır, performans beklentisini aşağı çeker. Futbolcu için teknik taktik kadar bir diğer önemli unsur, kendini güvende hissettiği ve istikrara inandığı bir ortamdır. Bugünkü koşullarda Fenerbahçe’nin oyunculara sunduğu atmosfer, tam tersini işaret ediyor.
Unutmamak gerekir ki her hocanın kendine özgü antrenman metodolojisi, teknik ve taktik felsefesi vardır. Mourinho’nun disiplin odaklı, defansif organizasyonu önceleyen sisteminden bir anda Tedesco’nun farklı yaklaşımına geçmek, oyuncu grubunda uyum sorunlarını derinleştirir. Kimi oyuncu baskıya dayalı oyunda parlayabilirken, kimi oyuncu daha serbest roller ister. Bu kadar farklı profillerin üzerine kısa sürede yeni bir sistem yüklemek, sahadaki uyumu ve taktiksel bütünlüğü imkânsız hale getirir. Üstüne üstlük camianın yeni hoca beklentisi bahsettiğim tüm bu problemleri bu sezon özelinde geri dönülemeyecek şekilde derinleştirebilir.
Peki, ileriye dönük bu tablo neyi işaret ediyor? Öncelikle şunu bilmek gerekir: Transfer süreçlerinde yalnızca kulüpler oyuncuları araştırmaz. Oyuncular da gidecekleri kulüpleri titizlikle inceler. Aynı durum teknik direktörler için de geçerlidir. Dünyanın önde gelen antrenörleri, bir kulübün istikrarını, sabır kültürünü ve yönetim anlayışını dikkatle analiz eder. “Zırt pırt hoca değiştiren” bir camiaya işinin ehli, vizyoner ve potansiyelli bir hocayı ikna etmek, göründüğünden çok daha zor olacaktır.
Aynı şekilde oyuncular da bu süreçlerde yaşadıklarını kendi çevrelerine aktarır. Futbol dünyasında kulüplerin itibarı, yalnızca sahadaki skorlarla değil, içerideki istikrarla da şekillenir. Fenerbahçe’nin bu kaotik görüntüsü, transfer masasında elini zayıflatır, hem oyuncu hem de hoca tercihinde üst düzey profilleri ikna etmeyi güçleştirir. Hoca konusunda benimde tereddütlerim var lakin sanırım zamana bırakmak ve süreci kaliteli yönetmek en mantıklı opsiyon olacak gibi duruyor. Hem saha da hem tabela da istemediğimiz sonuçlar görüldüğü zaman zaten gerekli aksiyonun alınacağına inanıyorum. Başta da bahsettiğim gibi benim listemde kendisi son sıradaydı lakin bu kadar yerilmesi ve bir hiçmiş gibi davranılması doğru değil. Umarım kendisi hepimizi yanıltacak ve özlediğimiz Fenerbahçeyi bize izletecek ve hasret olduğumuz şampiyonluk kupasını müzemize getirecek. Şahısçılık yapmayın Fenerbahçeli olun…
Fenerbahçe’nin 38. başkanı ve yeni başkanı Steven Saadettin Saran’ı tebrik ediyorum. Bu büyük görevin camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Başarılı olduğu sürece ve söylediklerinin arkasında durarak samimi eylemlerini gördükçe, Fenerbahçe camiası olarak kendisinin bile hayal edemeyeceği ölçüde maddi ve manevi destekle yanında olacağımızı açıkça ilan ediyorum. Çünkü biliyoruz ki Fenerbahçe’de başarı, şahısçılık mantığından çıkıldığı anda gelecektir. Kişilerin değil, sistemin, aklın ve kulübün çıkarlarının öne konulduğu gün bu camia yeniden ayağa kalkacaktır.
7 yıllık Ali Yıldırım Koç başkanlık döneminde gördük ki; bu camiayı yıpratanlar sadece sahadaki skorlar değildir. Yönetim kademelerinde, kongre kürsülerinde, televizyon ekranlarında ve sosyal medyada cirit atan sözde “Fenerbahçeliler” kendi menfaatlerini kulübün önüne koymuş, camianın enerjisini sömürmüş, taraftarın saf duygularını istismar etmiştir. Gazetecisinden yorumcusuna, fenomeninden çıkar gruplarına, satılmış taraftar gruplarına kadar hepsi bu tablonun oluşmasında ufak ya da büyük pay sahibidir.
Ve unutmayın: Bu camianın kutsal mabedinde bile, localarda cirit atan Galatasaraylılara alan açıldı. Onlar içeride keyif sürerken, dışarıda binlerce gerçek Fenerbahçeli cefasını çekti. Bu tablo asla unutulmamalıdır.
Bu yaşananlar tesadüf değil; planlı bir erimedir. Bazıları fırsat kolladı, bazıları ise önceden kurdukları senaryoları devreye soktu. Bugün geldiğimiz noktada “benim payım yok” diyebilecek kimse yoktur. Tarih tekerrür eder — ders almazsak aynı oyunları yeniden izleriz.
Ali Yıldırım Koç döneminde yaşadığımız rezilliklerin sorumlularını da asla unutmamak gerekir. O yıllarda yapılan hatalardan mutlaka ders çıkarılmalı. Fenerbahçe’ye ufak ya da büyük zarar veren herkesin hesabı sorulmalı ve aynı yanlışlara bir daha asla izin verilmemelidir.
Ben artık bir daha ağlayan Fenerbahçeli çocuklar görmek istemiyorum. Başımızı öne eğmek istemiyoruz. Hakem müsvettelerinin, TFF’nin, MHK’nin doğradığı; vebalı muamelesi yapılan bir Fenerbahçe istemiyoruz. Bu camia her türlü baskıya, oyuna ve ihanete rağmen dimdik ayakta duracak, birlik oldukça da kimse karşısında duramayacaktır.
Bu noktada ayrıca, Sayın Hakan Bilal Kutlualp’e de özel bir teşekkür borçluyuz. Süreci başlatarak elini taşın altına koymuş, Fenerbahçeliliğini ön plana çıkararak camianın iyiliğini düşünmüş ve erdemli bir davranış göstererek çekilmiştir. Bu tavır, gerçek bir Fenerbahçelilik örneğidir ve asla unutulmayacaktır.
Tarih tekerrür etmesin. Dersimizi alalım, oyunlara gelmeyelim, isimleri unutmayalım. Çünkü kimse Fenerbahçe’den büyük değildir. Asıl olan, sonsuza dek Fenerbahçe’dir.
Ve son olarak: Fenerbahçe halktır, halkın takımıdır. @Fenerbahce @sozfb2025 @hbkhbk #sadettinsaran
YÖNETİME ÇAĞRI(SONUNA KADAR OKUYUN LÜTFEN) @Fenerbahce
Şu ana kadar benim daha önce raporladığım pek çok merkez orta saha isminin, transfer döneminin son günlerinde Fenerbahçe ile anıldığını gördük. Caleb Yirenkyi, Salvatore Esposito, Noah Nartey… hatta space odalarında ekip arkadaşlarımızla konuştuğumuz başka isimler de gündeme geldi (Kondogbia gibi artık devrini doldurmuş profiller hariç).
Biliyorum, yönetim kanadı bizi takip ediyor, okuyor, dinliyor… Bu yüzden buradan açık bir çağrı yapmak istiyorum: Merkez orta saha transferi lüks değil, olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Bu akşam saat 00:00’da kapanacak pencereden önce bitirin.
Başkan ilk seçildiğinde Comolli’nin dillere pelesenk olan “yüzlerce kişilik oyuncu havuzu” vardı ya… İşte bizde o havuz gerçekten var. Üstelik sadece bilinen isimler değil, henüz adını sanını kimsenin duymadığı wonderkidlerle dolu bir havuz.
Biz bu camianın evlatlarıyız. Şahsen benim amacım hiçbir zaman bu işten para koparmak ya da kendime bir şey devşirmek olmadı. Gizli gizli okumanıza, dinlemenize gerek yok; doğrudan ulaşmanız yeterli. Çünkü ben sadece oyuncu önermek değil, bu kulübe futbol kültürü kazandırmak için buradayım.
Malum, “scout31 tayfa” kopyala-yapıştır ile benim bulduğum wonderkidleri kendileri bulmuş gibi çalmayı seviyorlar. Bu yüzden her oyuncuyu paylaşmıyorum. Ama Fenerbahçe için gerekli olduğunda, ÜCRETSİZ bir şekilde, tüm bilgi birikimimle katkı vermeye hazırım. Yeter ki kulübümüz doğru hamleleri yapsın, sahada izlerken hepimiz gururlanalım.
Saygılarımla,
Kaan Açıkalın
Bağımsız Wyscout Gözlemcisi ve 3. Kademe Kıdemli Fitness Antrenörü
Futbol Direktörünün görev tanımını tam anlamıyla öğrenip sonra konuşalım, ama yine de kısaca özetleyeyim. Futbol Direktörü, kulübün futbol kültürü ve taktiksel ihtiyaçları doğrultusunda yönetim, teknik direktör ve kendisi arasında kurulan üçgen de yer alır. Oyuncu transferlerinde ve hoca seçimlerinde gerekli raporları, analizleri ve sunumları hazırlar. Listeleri oluşturur, alternatifleri belirler ve süreci yönetir. Ancak unutulmamalı: nihai kararı her zaman yönetim verir. Futbol Direktörü, karar merci değil; süreci yöneten, doğru seçenekleri masaya koyan kişidir. Bizde adamcılık yok; kriterimiz Fenerbahçe’nin çıkarı. Doğruyu savunur, yanlışı temellendirerek eleştiririz.
İsmail Kartal…
Fenerbahçe camiasına ve taraftarına açık bir çağrı yapmak istiyorum. Sezon başladı, ligde 3. maçımıza çıkıyoruz. Hâlâ yabancı hoca fantezilerinin peşinden koşanları görüyorum. Gerçekçi olalım: sezon başlamışken Avrupa’nın önemli liglerinde görev alan önemli hocalar takımlarını bırakıp gelmez. Çok daha önce bu adım atılmalıydı, o tren çoktan kaçtı. Hayalini kurduğunuz isimlerin büyük bölümü hem yeni sezon öncesi takımlarına hazırlandı hem de bulundukları projelere bağlı isimler. Bu saatten sonra getireceğiniz yabancı hocanın da ligi, takımı, oyuncuları tanıması zaman alacak; bu da reaksiyon vermekte büyük bir gecikme yaratacaktır.
Geriye kalan tek alternatif var: İsmail Kartal. Aykut Kocaman yıllardır futboldan uzak, Ersun Yanal defteri tamamen kapandı, Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel henüz bu seviyeler için yeterli değiller. İsmail Kartal ise hem camiayı tanıyor hem de elinde hâlâ birlikte çalıştığı oyuncular bulunuyor. Yönetim kendisinin arkasında durmamış olabilir ama bugün bizim görevimiz onun arkasında durmak. Eleştireceksek de kendi içimizde yapmalıyız, suyun karşı tarafına yem etmemeliyiz.
Bu camia 2014-2015 sezonunda otobüsü kurşunlanmış, moral ve motivasyonu yerle bir olmuş bir kadronun lider giderken şampiyonluğu kaybettiğini unutmasın. İsmail Kartal önderliğinde tüm bu travmaya rağmen o sezon Türkiye Kupası kazanıldı. 2021-2022 sezonunda ise Pereira’dan 5. sırada devraldığı takımı 2. sıraya taşıdı. 2023-2024 sezonunda ise 99 puan toplayan, derbilerde büyük reaksiyon gösteren ve özellikle yerli oyuncularından maksimum verim alan belki de son sezonların en karakterli Fenerbahçesini bizlere izletti.
İsmail Kartal’ın en büyük hatası her çağırıldığında gelmesi, gönderildiğinde ses etmeden gitmesi oldu. Bugün ise hem hocanın hem de camianın güçlü bir duruşa ihtiyacı var. Artık “gel denilince gelen, git denilince giden” değil, Fenerbahçe’nin menfaatleri için masada da saha kenarında da daha güçlü bir İsmail Kartal görmek zorundayız.
Değerimizin farkına varın. Çünkü Fenerbahçe’nin bugünkü en büyük şansı hâlâ kendi içinden çıkmış bir değere sahip olmasıdır. Hoca gelirse bu sefer arkasında öyle “şartlı” değil, koşulsuz bir şekilde durulmalı. Medyanın önüne atılmamalı, en küçük krizde kurda kuşa yem edilmemeli. Hoca ve takım, taraftarın gücünü hissetmeli ve bu güveni onlara vermeliyiz. Özellikle ilk iç saha maçında ona ve takıma duyulan sevgi hiç olmadığı kadar yüksek sesle gösterilmeli. Çünkü böyle dönemlerde hoca ve takım yalnız bırakıldığında değil, camiayı arkasında hissettiğinde güçlenir. Onları sahiplenmek, sadece bir teknik adamı ve takımı desteklemek değil; Fenerbahçe ruhunun en zor zamanlarda nasıl kenetlendiğini tüm düşmanlara göstermek demektir. Sevgiler ve saygılar…
M. Najafzadeh ('08) - M. El Fazani ('08) - W. Fadil ('08) - Vålerenga Fotball Under 17
“Vålerenga U17’de üçlü bir hücum paketi dikkat çekiyor.
M. El Fazani: 12 gol – 4 asist
W. Fadil: 14 gol – 2 asist
M. Najafzadeh: 10 gol – 4 asist
Sol açık, sağ açık ve forvet hattında oynayan bu üçlü ciddi üretkenlik göstermiş durumda. Hepsi skorer, hepsi yatırım yapılabilecek wonderkid profilleri. Mutlaka mercek altında tutacağım, detaylı raporlar çok yakında.” @Fenerbahce