allah kimsenin saf duygularını, heyecanını, hevesini, tahammülünü yanlış bir insanda tüketmesine müsaade etmesin. kimin yanında ne kadar kalacağını fark edecek feraseti, fark ettiğinde de kendini koruyacak iradeyi nasip etsin. bizi, verdiğimiz değeri sorgulamak zorunda bırakmasın
Büyü benim sevdiğim şeyde değildi, benim sevme şeklimdeydi. Onun görüntüsünde değil, benim tutkumdaydı. Onun aurasında değil, benim arzumdaydı. Onun hakikatinde değil, benim çabamdaydı. O bendeydi. Ben bendeki ışığı, derinliği, yüceliği, akışı onun dolayımıyla gördüm.
Sevmek de sevilmek kadar güzel olduğu için ben hep şöyle dua ediyorum, sevildiğim kadar, sevgimi de gösterebildiğim, nankörleşmeyen, bir elden tutmayı değil o eli bırakmamayı kendine düstur edinen insanlarla karşılaştırsın. Sevilmeyi seven insan da nimet çünkü.
İnsanın yanındaki kişilerin hayattan tat almayı bilmesi de bir nimet ve gerçekten insanların çoğunda olmayan bir beceri bu. Ufak, güzel bir manzaraya içi giden, orda tefekkür edebilen insanla her şeye üfleyip püfleyerek, daralarak bakan insan arasında elbette fark var.