Senacım iyileşeyim cinsiyet geçiş sürecini halledelim seninle demişti. İnanıyorduk iyileşeceğine. Son birkaç yıldır Karaburun’da istediği gibi nefis bir yaşam yaşıyordu. Müthiş bir akademisyendi, avukat olarak katıldığı duruşmalarda bir çoğumuzun anlamadığı bilgiler verir duruşma salonunda müthiş bi sis bulutu yaşatır hakimi de şoklardı. İyi bir anayasa hocasıydı. Hem mevcut düzenden hem de kimliğini bu kadar geç yaşamaktan çok yıprandı. Işıklar içinde olun meslektaşım, hocam. 💜
Ich werde die deutsche Abneigung gegen Klimaanlagen nie ganz verstehen.
Kaum bin ich in meine neue Wohnung in Kroatien eingezogen und das Erste, was ich montiert habe, war eine Klimaanlage.
Hier kenne ich wirklich keinen einzigen Menschen, der keine Klima in der Wohnung oder im Haus hat.
In Deutschland hingegen scheint das Thema immer noch sehr umstritten zu sein.
Bei uns ist eine Klimaanlage einfach Standard, sobald es richtig heiß wird.
Komfort und Lebensqualität im Sommer ist für uns ganz normal.
Dostlar,
Osmanlı'nın son yıllarında değiliz ama Osmanlı'nın son yıllarında gibiyiz. Çok anlatılır meseldir, Ahmet Vefik Paşa Bursa köylerini gezerken herkes kendi etnik kökeninden bahseder de bir adam sessiz kalır, Paşa zorlar, "Baba, sen nesin ya?" der, adamdan zar zor bir "Türk'üm," cevabı alır.
Mesele budur. Fazla uzatmaya gerek yok. Ben Türk'üm. Bu meselede geri kalan her şey de ağızda laf gevelemecedir. Kendisinin sosyal medya hesabı olmadığı için Ahmet Turan Tiryaki'nin yazdıklarını ben paylaşıyorum. O ne düşünüyorsa ben de aynısını düşünüyorum.
@GokturkOmer@otukennesriyat
"Bir vakittir sosyal medyada dostum, arkadaşım, Ötüken Neşriyat Genel Yayın Yönetmeni Göktürk Ömer Çakır’ı, bir kitap takdimi sırasında paylaştığı gönderi sebebiyle topa tutuyorlar. Paylaşıma dönüp baktım, Göktürk daha önce defalarca sebepsiz linçlenmesine gönderme yaparak siz nasıl olsa 'Ötüken’e bak, cadıyı Çerkes yapmış, faşistler' diyeceksiniz, peşin peşin 'çok da tın' deriz gibi bir imada bulunuyor.
Ona düşman olanların kendi cenahlarından bakınca acınacak hâlde olmaları umurumda bile değil. Hepi topu üç beş yıldır parlatılan, cinsiyetçi eşitlikçilik, halkların kültürel kimliği vs değerler üzerinden adamlık öğrendiğini düşünenlere bir şey diyecek değilim. O cetveli herkese tutarsak, kendi baba dedelerinden bile utanırlar. En fazla Göktürk’ün yıllar evvelki paylaşımlarını bulup üstünde tepinenlere 'kardeş hayırlı olsun, namusunuz yeni galiba' der geçerim.
Fakat dostlarının öyle diliyle dişi arasında konuşup 'ayıp etmiş, doğru değil ama' diye başlayan cümlelerine şaşırıyor ve kızıyorum doğrusu.
Nesi ayıp ulan! En az beş asırdır edebiyatımızda Çerkes köleleri figürü yok mu? Sarayda, konakta entrika çeviren fitneci Çerkes kızlarına siz hiç denk gelmediniz mi? Çerkes annelerin bebeklerini uyuturken 'İstanbul’a gidersin, Paşa Hanımı olursun' diye ninni söylediklerini hiç mi işitmediniz? Köle pazarlarına gidip mal sahiplerine 'beni sat' diye yalvaran yoksul Çerkes kızlarını ilk defa mı işittiniz? Çerkes cadısı lafını Göktürk mü icad etti? Ne yapalım şimdi Peyami Safa’nın Canan’ındaki kadını? Yakup Kadri’nin Sodom ve Gomora’sını nereye saklayalım? Samipaşazade’yi insan ticaretinden mi tutuklayacağız, nasıl olacak? Ne dersiniz dünyanın diğer dillerine, edebiyatlarına da bakalım mı? Üstelik Göktürk paylaşımında bunlara değil, 'her fırsatta yerli yersiz faşist diye linçlemek için fırsat kollayanlara' gönderme yapmışken…
Ben de şimdiye kadar pek çok defa bu türden bir dili gâhi kızgınlıkla, gâhi espri olarak, gâhi had bildirmek için kullandım. Bu yaştan sonra da sizin şu yeni yetme LGBT soslu halkların kardeşliği - kimliklerin muteberliği tarzı 'çakma adamlığınıza' öykünecek değilim. Eksiğimle gediğimle ben buyum. Mesela bir vakit bir Kürt’ün ihanetini konu alan roman yazacak olsam, karakterlerimden birine ondan için anneannemden duyduğum 'Kürt'ten evliya koyma avluya' lafını dedirtir, romanın tanıtımını yaparken de bu deyimin altını çizip Anadolu irfanına selam çakarım.
Hayır, 'hoş olmamış ama' değil! Bilakis Göktürk heybesinde olandan utanmayıp nefret suçu işlemek niyetiyle bu dili kullanmadığı ve 'cici çocuk' olmaya da tenezzül edip kuyruk sallamadığı, kendi gibi olduğu için ben hiçbir mahzur görmüyorum. Üç dernek, dört avukat, sabah akşam hırlayan beş ite bakarak da kendime çeki düzen verecek değilim.
Ben dostumla girdiğim kavgada yumruk saymam. Benim bildiğim adamlık bana, sizin bildiğiniz adamlık da size kalsın.
Diliyle dişi arasında konuşan dostlardan Allah cümlemizi esirgesin.
Allah kızlı erkekli Çerkes cadılarının ömründen alsın Göktürk’ün ömrüne eklesin.
Dostlara bâki selâm ile,
Ahmet Turan Tiryaki"