İstanbul Ümraniye’de bir sürücü, yola bir topun geldiğini görünce ardından bir çocuğun çıkabileceğini öngörerek durdu. Kısa bir süre sonra küçük bir kız çocuğu yola fırladı.
“Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. Demokrasi bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.”
—Platon
Ülkedeki vekilin hali...
İYİ Parti Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, X'de tartıştığı kişiye kendisi için yaptığı edit videosu ile yanıt verdi:
"Bahsettiğin başkaları da kimse onalrıda al gel bebe
Ağa babalarını da al gel"
Sevgili vatandaşlar, bugün önemli birgün.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşlarının vize randevu hakkını gasp eden bazı resmi olmayan vize şirketlerinin içerisinde yer almış çok sayıda insan tüm delilleriyle ihbarda bulundular.
Olay tahmin ettiğimizden daha kötü.
5.000 - 10.000 Euro karşılığında GARANTİLİ VİZE aldığına dair yazışmaları elimde mevcut. Ve bu ihbar edenler gerçekten vize aldıklarını da söylüyorlar.
Hepsini ülkelerin temsilcileriyle paylaşacağım.
Türkiye’de karaborsacılık, seyahat hakkını dolaylı da olsa engellemek suçtur. Bu basit bir suç değildir.
Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis’e ilgisi için de teşekkür ederim. İlk arayan kendisi oldu ve tüm detayları istedi. Geçmişte de bu konuyu incelemeye almış. Anlaşmalı vize şirketleri de detaylı bilgi almak için görüşmek istedi onlara da teşekkür ediyorum.
Bugün diğer ilgili ülkelerin temsilcileriyle de görüşeceğim.
Bu konu yurtdışına gidin veya gitmeyin her vatandaşın konusu. Siz gitmeseniz bile çocuklarınız gitmek istiyor ama karşılarına böyle zorluklar çıkıyor.
Bu bahsettiğim şahıslar milletin hakkını gasp edip bu şekilde tekrar rahat hareket edememeli.
Lütfen bu konuya destek verin ve elinde bilgisi olanlar bana ulaşsın.
Bu şekilde millete vize satan herkes suç işliyor. Milletin hakkını gasp ediyorsunuz.
Fenerbahçe Başkan adayı Barış Göktürk beni aradı.
"Süper Lig'in en kritik haftasında Trabzonspor, Galatasaray ile Fenerbahçe, Beşiktaş'la oynuyor.
Trabzonlu Yasin Kol ve yardımcıları Beşiktaş derbimize atanıyor.
Bu adil rekabet midir ? Bunu nasıl normalleştirmemiz bekleniyor" dedi.
Cevabımı yazıyorum ; Hayır, bu adil rekabet değildir. Ve normalleştirilemez.
Özgür Özel Akın Gürlek'in malvarlığını açıkladı.
BPT, Boşuna Tıklama, Pusholder, DarkwebHaber isimli sayfalar ise bu konu ile ilgili herhangi bir paylaşım yapmadı.
Yıllık karı 600 milyon $ olan köprü ve otoyolları 5 yıllık geliri karşılığında 25 yıllığına peşkeş çekmeye hazırlan;
Gerekçesini toplam yatırımın % 4’ünü bulmayan bakım onarım giderlerini karşılamakla açıklamaya kalkış!
Hem de milletin gözüne baka baka.
Yazıklar olsun!
Artık göz göre göre dalga geçiyorlar milletle.
-Zaten maliyetini biz karşılamışımız vergilerimizle
-Bakım maliyeti söylediği gibi değil, aksine bu köprüler ve otoyolların kârlılığı yüzde 97 seviyelerinde.
-Yani devlet aldığı geçiş ücretleriyle tüm bakımların (ağır olanlar dahil) maliyetini karşıladıktan sonra büyük kâr elde ediyor.
-Şimdi bu kârdan peşin para alabilmek için vazgeçecek.
-Peki örneğin köprülerin işletme hakkını alan şirket ne yapacak?
-"Ben niye 3. Köprü'den daha ucuz olayım ki?" diyecek geçiş ücretine haşırt zam yapacak.
-Üstelik Boğaz'ı geçebilmenin özel sektör haricinde bir alternatifi de kalmayacak.
-Ve bütün bu yaptıklarını bir de marifet gibi anlatmıyor lar mı...
Pes artık...
Dünya üzerinde bu kadar soyulan başka bir halk var mıdır acaba?
Dibinde savaş ve ambargo altında bir ülke var ama sen her şeyi daha pahalıya tüketiyorsun.
Vergisiz fiyatı 10.000 lira olan “radyolu koşu bandı” için bile 1.400 lira “TRT Bandrol Ücreti” ödüyoruz.
Son yayımlanan 2024 yılı faaliyet raporuna göre TRT, vatandaşlardan Bandrol Ücreti adı altında yaklaşık 25 milyar lira para toplamıştır.
Bir DHMİ daire başkanının evinden çıkanlar:
• 26 kilo külçe altın • 1 milyon 320 bin dolar • 121 bin euro
Üzerine kayıtlı 12 gayrimenkul.
Sadece bir banka hesabında 5 yılda 276 milyon TL para hareketi.
Bir memur maaşıyla bu servet nasıl oluşur? Bu paranın kaynağı nedir?
Sanırım bu sorular cevap bulmuş olmalı ki DHMİ’nin eski daire başkanı tahliye edildi.
İRAN'A Siyonist Saldırı ve BATI'NIN KUKLA KÜRDİSTAN HAYALİ!
Suriye ve Irak'ı kan gölüne çeviren küresel çetenin 'böl ve yut' şablonu şimdi İran için devrede!
Asıl tehlike şu: Nihai hedef, Türkiye'nin güneydoğusunu da yutacak 4 parçalı bir 'kukla Kürdistan devleti' kurmaktır. Unutmayalım; Avrasya'nın kapısı İran düşerse Türkiye üşür, sıradaki felaket bizim olur!
Youtube kanalımızdan izleyin : https://t.co/biv7PmeFqy
“Türkiye’ye Kar Yağsa Biz Burada Üşürüz”
Öncelikle, şu Epstein çetesinin İran’ı bombardımanı sürerken molla rejimini demokrasi terazisine oturtanların manasızlığının altını çizmek istiyorum. Bu konuşmalar Amerikan/İsrail Siyonist saldırısını meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Ortadoğu yangın yerine dönmüşken önceliğimiz, dört parçalı Kürdistan projesine odaklanmaktır. Bu çerçevede 22 Şubat’ta açıklanan ittifakı bir kez daha dikkatinize sunmak istiyorum. Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren durum budur.
İran’a saldırıdan 6 gün önce 22 Şubat günü https://t.co/cb6vsicJBZ’da bir haber yer aldı. Haber başlığı şöyleydi: “Irak'ta faaliyet gösteren İranlı Kürt örgütler, Tahran yönetimine karşı ittifak kurdu.”
Bu ittifakın adı : "İran Kürdistan’ı siyasi güçler koalisyonu"
PKK’nın İran kolu PJAK önderliğinde 4 Kürtçü parti daha bu koalisyonda yer almış ve bir ortak açıklama yayınlamışlar ana hedefleri ise: "İran İslam Cumhuriyeti’ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesini sağlamak."
Malum benzer cümleler Irak’ta Suriye’de de aynen bu şekliyle söylenmiş ve hayata geçirilmiştir. Şimdi küresel çete İran’ı hedefe koyarken aynı anda özerk bir İran Kürdistan’ı yaratmak için de adımlarını hızlandırmış görünüyor.
İran’a hava saldırıs��ndan birkaç gün önce ırak’ta kurulan bu Amerikan yapımı İran Kürtçü koalisyonu saldırı paketinin önemli bir parçası. Çünkü bu haberin hemen akabinde Amerikan basınında Trump’ın İran içindeki rejim karşıtı silahlı grupları kara gücü olarak kullanacağı bu yönde adımlar atıldığına ilişkin haberler yer almaya başladı.
Aynı anda İranlı Kürt grupların askeri operasyonda destek almak amacıyla Washington ile görüşme yaptıkları haberleri basına düştü.
Aslında şablon bayat bir şablon!
Biz bunları yakın zamanda birçok ülkede yaşadık. Önce hedef ülkeye Amerikan, İngiliz ve İsrail istihbaratı sızıyor. Medya mensubu kılığında ajanlar istihbarat topluyor. Uluslararası Kriz Grubu gibi şer odaklarının sözüm ona uzmanları içerdeki Kürtçü grupları bir araya getiriyor. Wladimir van Wilderburg bunlardan biri. Bu çağdaş Lawrence 15 -20 yıldır Suriye, Irak, İran içinde PKK türevi partilerle çalışma sürdürüyor. Ve bu onlarca isimden sadece biri…
Kriz Grubunun muhbiri van Wilgenburg geçen yıl “Suriye’deki Kürt milli konseyi İran’daki baskıcı rejimi kınıyor, haberini yapmış ve – buraya dikkat- Uluslararası Toplum’a İran’a müdahale için çağrıda bulunduklarını yazmıştı. Bunlara bir ülkede ayaklanmanın ‘iklim yaratıcıları ‘ ‘kolaylaştırıcılar’ da deniyor. Suriye’deki Kürtçülerle İran ve Irak’takileri entegre etme görevini de yürütüyorlar. Çeşitli provokasyonları hazırlayanlar var. Terör gruplarıyla temasta olan onların Pentagon ve Black Waters gibi terör şirketleriyle temasını sağlayanlar var. Siyasi kadroyla ilişkileri yürütenler var.
Suriye iyi bir örnek... Suriye’de 2004 itibariyle Amerikan büyükelçisi eliyle Sünni, Alevi, Şii, Kürt, Dürzî, Hıristiyan ayrılıkçılığı körüklenmişti. Bunun için Irak’ta da uygulandığı gibi farklı gruplardan insanlar katledildi. Suç, diğer grupların üzerine atıldı. Kaos yayıldı. Önce Humus’ta selefi örgütler hazırlandı. Amerikan özel kuvvetleri, Suriye’den, Irak’tan, Lübnan ve Ürdün’den ‘iş’e alınan adamlarla ölüm mangaları oluşturdu. Bir tarafta IŞİD bir tarafta ÖSO bir tarafta YPG’ye para dağıtıldı. Hepsi aynı kasaya bağlıydı.
Ordudan medyaya, işadamlarından politikacılara kadar her alanda önemli isimler satın alındı. Bir gecede Esad’ın ordusu ellerinde dolar dolu bavullarla ortadan kayboldu. Özetle, Irak ve Suriye örneği çok önemli örneklerdir. İşte bunların bir benzeri İran için hazırlanıyor.
Amerika ve İsrail, İran’ı parçalama ve kara savaşına öncülük edecek güç olarak Kürt koalisyonunu görevlendirmiş görünüyor. İran’daki PJAK, Suriye’de SDG ve Irak’taki PKK birlikte hareket edecek. Son hedef ise ortada kalan Türkiye’nin güneydoğusu olacak. Bu dört parçanın birleşimi kukla bir Kürdistan devleti oluşturacak ve enerji kaynakları ve yollarının ortasında yerini alacak.
Hayalleri bu!
Biz bu hayal doğrultusunda yayınlanmış birçok kaynağı yıllardır açıklıyoruz. Amerikan istihbaratının yayınladığı çok sayıda belge, kitap, raporu deşifre ediyoruz. Freedman’ın Fuller’in kitap ve raporlarında adımlar açık seçik ortaya konulmuştu: Milli meclislere Kürt ayrılıkçı partilerin sokulması, açılım ve çözüm süreçleriyle halkın bölünmeye hazırlanması, komisyonlar kurularak bölücülere meşruiyet kazandırılması CIA’nin önerileri arasındadır. (Graham Fuller, Hanri Barkey kitabı Türkiye’nin Kürt Meselesi)
Her ülke için yol haritaları var ama Avrasya’nın kapısı İran kolay lokma değil.
Bölgedeki en güçlü imparatorluk geleneği olan 3 devletten biri İran. Diğerleri Rusya ve Türkiye… Bu devletler ve genetik hafızaları oldukça derin tarihsel tecrübeleri taşır.
İran Avrasya’nın kapısı, Rusya ve Çin’in müttefiki bu ülkedeki bir çöküş Türkiye başta olmak üzere tüm Avrasya’yı felakete sürükler. O nedenle Asgar Fardi’nin sözünü tekrarlayarak bitirelim: “Türkiye’ye kar yağsa biz burada üşürüz” demişti.
Bunun tersi de geçerli…
Bu coğrafyada Epstein çetesinin çöktüğü her ülkenin felaketi bizim de felaketimiz olur.
İran’da bizim kendimizi yakın hissetmediğimiz bir sistem olabilir. Atatürk Irak, ��ran ve Afganistan’la ittifaka girerken bu ülkelerin krallıkla mı şahlıkla mı yönetildiklerine bakmamıştı. Bölgesel çıkarları öne almıştı.
Banu AVAR, 4 Mart 2026
Topraklarımızdaki nükleer silahlar ABD'nin, nadir toprak elementlerimiz ABD'ye sözlenmiş, üslerimiz ABD'ye açık, Kürecik'teki radar ABD'nin, 20 yıl boyunca alacağımız sıvılaştırılmış doğal gaz artık ABD'den.
ABD, kendi yatırımını koruyor gibi ama yine de siz bilirsiniz tabii :)
Marmarayı’da işleten Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın 2025 yılı zararı 61 milyar TL
İETT’nin 2026 yılının tümü için belirlediği bütçe 70 milyar TL
AKP’nin yönettiği TCDD’nin 2025 yılı zararı, İETT’nin 2026 yılının tümü içi ayırdığı bütçeye denk
Kurumları batırdılar!