ABD'deki New York Kings Yüksek Mahkemesi, FETÖ iltisaklı Brooklyn Amity School’un kredi davasında kararını verdi. Okul yönetimi, Türkiye'deki iflas sürecinin "siyasi" olduğunu iddia ederek borcunu ödemeyi reddediyordu; ancak mahkeme bu savunmayı ikna edici bulmadı ve "Türkiye'nin mahkeme kararları siyasi değil" diyerek okulun tüm iddialarını reddetti.
Dönemin Bank Asya yönetimi tarafından 19 yıl vade ve 4 yıl geri ödemesiz, yani bankacılıkta pek görülmeyen "özel" koşullarla verilen 15,5 milyon dolarlık kredi, faiziyle birlikte TMSF'ye geri ödenecek.
İşin ilginç tarafı, kredinin o dönem banka yönetiminde olan Ali Akbulut’un referansıyla, yeterli mali inceleme yapılmadan verildiği BDDK raporlarına yansımıştı.
Yargı süreçlerinde "siyasi" savunmasının ABD’deki mahkemeden dönmesi, uluslararası hukuk açısından da yeni bir dönemi işaret ediyor.
🔴 Herkes FETÖ’cü ise, FETÖ’cü kimdir?
🔓Web sitesi abonelerimize özel erken erişim
➡️https://t.co/u7l6zQ9Nnm
✍️ Şeyma Hatice Bozoğlu yazdı
Abone olmak için ▶️ https://t.co/9jTzXCSeuR
“Benden başka kaç kişi her iki tarafı da konuşuyor ki?”
Belki de sorun tam olarak bu cümlede saklı. Eleştiriye cevap vermek yerine kendini diğerlerinden daha objektif ve daha cesur ilan etmek…
Cemaatten çıkmak kolay, ama “hakikati en iyi ben görüyorum” kibrinden çıkmak o kadar kolay değil.
Madem çift taraflı, neden çift taraflı konuşulması sizi bu kadar rahatsız ediyor? Niye hep işin bir tarafını konuşmak istiyorsunuz?
Benden başka kaç kişi her iki tarafını da konuşuyor ki, ne zaman işin Erdoğan tarafına da bir şeyler söylesem kendinizi tutamayıp bana yürüyorsunuz?
Burda Ümit bey çok büyük bir ayıp içinde! Ben ASLA Bekir bey’e kripto demedim. 1 yıl önceki söylemleriyle bu yılki söylemleri 180 derece farklı ve bu bana asla samimi gelmiyor. Bu da benim için takiyye demek. Ama kriptoyu kime söyledim: Mehmet San’ın hesabını engelleyen devlet içindeki maalesef hala yer alan kripto cemaat üyelerine dedim! Bu iftira ahlaksızlıktır
@Mahmut_Cebi@bekir16827 AIHM diplomatik bir anlasmanin sonucudur. devletinin "yaninda durmak" iste bu anlasmanin özüdür. Bagimsiz, devletlerin üstünde olan, onlari uluslararasi ysalara göre KONTROL edebilen bir kurum degil. bunu kabul edilmeli. Cemaat-AKP dava siyasi bir davadir.
Hiç hukuk bilmeyen biri bile kararı okusa, örgütün faaliyetlerinin Avrupa’nın resmî organları tarafından giderek daha yakından incelendiği ve bu ‘sivil’ görünümlü yapının aslında farklı hedefler taşıdığının adım adım fark edilip teyit edildiği sonucunu çıkarır. Umarım da öyle olur. Her karar bir dayanak taşır. Gazetecisiniz; bunu en iyi bilenlerden birisiniz.
@MuratTrk716913@taban_tamer İnşallah yok olur bu yapı. Ne sivil tarafı ne mahremi kimse masum değil. Artık bu yapının bir an önce lağv edilip içindeki insanların maalesef boyunlarındaki tasmalarını çıkarmaları, hoca putunu yıkmaları bence tek ve olası çıkıştır.
@cemozercozer @THEAYKIRI_Mind Ayrıca bu Rumi denen dr kudretin oğlu 2010’lu yıllarda dılişlerinde görev yaparken MIT e tüm öğrendiklerini de aktaran kişi (Fransa yapılanmasını) yalan diyeceklere şimdiden diyorum anayasa mahkemesi red kararında hepsi yazıyor bir google bulurlar
Cemaatin ilk köpürtmelerinden sonra durum yavaş yavaş netleşmeye başladı ve görünen o ki AiHM’in son kararı beğenilmemiş ve klasik cemaat taktiklerinden “hedef gösterme” ile öfkeler konsolide edilmeye başlanmış!
Yani AİHM’le de kavga etmeye başladılarsa onlar açısından durum pek iyi görünmüyor.
Bir odada Hüseyin Demir adlı kişi de ülke ülke bu davanın hakimini takip ettiğini ve o hakim hangi konferansa katılıyorsa o da oralara gidip, her boşlukta onunla bu karar üzerine konuştuğunu, ikna etmeye çalıştığı, yakın markajında olduğunu kendi ağzıyla söyledi ona laf var mı? Yok!
Bence AİHM önce cemaatin davalara bu dış müdahale planlarıyla ilgilensin @ECHR_CEDH
Türkiye Kökenli AİHM Resmi Çalışanı, Gülen Hareketi'ne Yönelik Nefret Söyleminde Bulunan Hukukçu HASAN BAKIRCI, AİHM Büyük Dairesi Tarafından Bozulan Edilen Şaban Yasak Kararı'nın Neresinde?
2 Şubat 2023 tarihli aşağıdaki paylaşımımda @ECHR_CEDH görevli ve Türkiye'den giden davaların bölüm sorumlusu olarak çalışan Hasan Bakırcı (@HASANBAKIRCI17)'nın Gülen Hareketi'ne yönelik olarak "nefret" söylemi kapsamında kalan paylaşımlarını dile getirmiştim.
Bu paylaşımım sonrasında apar topar Sn Hasan Bakırcı, Twitter aleminden pılını pırtısını toplayarak dükkanı kapatıp kaçtı.
Kendisi hayali bir şahıs değil isteyen aşağıdaki linkten profesyonel kariyerine ilişkin bilgi edinebilir.
https://t.co/QgwIh5AxKc
Bu gün AİHM Büyük Dairesi tarafından açıklanan Şaban Yasak kararı bağlamında "AİHM'DEKİ CUNTA'NIN DARBE TEŞEBBÜSÜ! BOŞA ÇIKTI!" bir paylaşım yaptım. Bazıları "Cunta" benzetmemin ağır olduğunu ve varsa bunları kimler olduğunu ifşa etmemi isteyen mesajlar attılar.
https://t.co/j8VW1aVemt
Amacım AİHM Büyük Dairesi tarafından verilen Yalçınkaya kararına rağmen, Saadet Yüksel'in de içinde olduğu AİHM 2. Dairesi tarafından Şaban Yasak Kararı'nın verilebilme cüretine dikkat çekmekti.
Bu bağlamda bir farkındalık oluşturmak ve Türkiye'de KHK'lılara yönelik olarak yürütülen soykırım seviyesine varan operasyonların AİHM nezdinde varsa destekçilerine yönelik dikkat çekmek istedim.
Eğer böyle bir "Cunta" gerçekten varsa ve amaçları insan haklarını güvence altına almak değil de, konumlarını kullanarak topluma, devlede ve gruplara "nizam" vermek ise, AİHM Yazı İşleri Müdürlüğün'de Türk Bölüm Şefi olarak çalışan Hasan Bakırcı'ın böylesi bir "organizasyonun" dışında kalması mümkün değildir.
Anlaşılan koyu Fenerbahçeli olan Hasan Bakırcı'ya ait olduğunu teyit ettiğim @HASANBAKIRCI17 hesabından 2022 yılında yapılan aşağıdaki paylaşımlar, kendisinin gönüllü olarak bu "Cunta" içinde doğrudan veya dolaylı olarak görev almış olabileceğinin en önemli delillerinden dir.
Hasan Bakırcı, aşağıda yaptığım paylaşımlara yönelik olarak bu güne kadar bana herhangi bir açıklamada bulunmadı ya da yalanlamada bulunmadı. Buna yönelik bir mahkeme kararı aldırmadı. Ancak hesabın kendisine ait olduğunu onu yakından tanıyan kişilerden sorarak teyit ederek bu paylaşımı yapmıştım.
Şimdi açıkça soruyorum:
✅Hasan Bakırcı'nın, Şaban Yasak kararının alınması, gerekçeli kararının yazılması sürecindeki fonksiyonu nedir?
✅Gülen Hareketi'ne karşı açıkça "hükmünü" vermiş olan bir hukukçunun bağımsız olarak AİHM'deki süreci yürütmesi mümkün müdür?
✅AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü'nün hiyerarşisinde önemli bir konumda bulunan Hasan Bakırcı, dosyanın hazırlanmasında gerçekten "tarafsız" kalarak mı çalışmıştır? Gerekçeli Kararın yazılmasında kendisi aktif olarak görev almış mıdır?