Eskiden sevdiğim insanlara hep daha affedici davranırdım. Kavga, gürültü ya da bir anlaşmazlık olduğunda “yarına çıkacağımız belli bile değil” diyerek hep yumuşatmaya, çabalamaya ve haklı dahi olsam bir yere kadar alttan almaya ve çözüm odaklı olmaya çalışırdım ama sonra farkettim ki ölüm sadece bana yoktu, onlara da vardı. Benim yarına çıkmama ihtimalim kadar onların da yarına çıkamama ihtimali vardı ve sonra dedim ki onlara dert olmayan, içini acıtmayan şey benim de olmamalı. Ölüm, yalnızca bana değildi; bizeydi. Bu acı gerçeği kendime hep hatırlattım ve olması gerektiği kadar çaba gösterip emek verdim, sonrasında da neyin devam ettiği, neyin etmediği ya da kimlerin hayatımda olup olmadığı her şeyi gösterdi.