Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır.
131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla mesele artık yalnızca fonların tasfiyesi değildir. Asıl sorular şunlardır:
Para nereye gitti?
Kim kazandı?
Kim zarar gördü?
Kimlerin ihmali veya kastı var?
Piyasa dolandırıcılığı, içeriden öğrenilen bilgilerin kullanılması, manipülasyon veya ilişkili işlemler yoluyla haksız kazanç sağlandığı yargı kararıyla tespit edilirse, suçtan elde edilen para, hisse, gayrimenkul ve diğer malvarlığı değerleri mevzuat çerçevesinde geri alınmalı; mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılmalıdır.
Ayrıca SPK, fonlar ve soruşturmalar hakkında kasıtlı şekilde gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgi yayarak piyasada panik ve yapay fiyat hareketi oluşturmaya çalışanlar da tespit edilmeli; hukuka aykırılık halinde gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır.
Eleştiri ve basın özgürlüğü korunmalı; manipülasyon ve dezenformasyonla yatırımcının mağdur edilmesine ise müsaade edilmemelidir.
Haksız kazanç sağlayanın yanına kâr kalmamalı, faturası küçük yatırımcıya çıkarılmamalıdır.
Küçük yatırımcının alın teri, emeği ve birikimi sahipsiz değildir!
Ekrem ALFATLI
Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu
Borsa İstanbul ve yatırım fonlarında yaşanan son gelişmeler, yalnızca piyasa rakamları üzerinden değerlendirilmemelidir. Burada vatandaşlarımızın alın teriyle oluşturduğu tasarrufları ve sermaye piyasalarımıza duyduğu güven söz konusudur.
Tasarruflarını dövizde veya yurt dışında değerlendirmek yerine Türk Lirası cinsi varlıklara ve ülkemizin sermaye piyasalarına yönlendiren vatandaşlarımızın güveninin korunması, ekonomik ve finansal istikrarımız açısından son derece önemlidir.
Son günlerde bazı yatırım fonlarında ortaya çıkan likidite ve ödeme sorunları dikkatle ve bütün yönleriyle incelenmelidir. Yatırımcıların güvenini zedeleyebilecek manipülatif işlemler, yapay fiyat hareketleri veya hukuka aykırı uygulamalar tespit edilmesi hâlinde, sorumlular hakkında gerekli işlemler gecikmeksizin yapılmalıdır.
SPK’nın aldığı tedbirleri ve TCMB’nin Türk Lirası likiditesini desteklemeye yönelik açıkladığı adımları önemli buluyoruz.
Ancak esas olan, yaşananların bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve özellikle küçük yatırımcının hak ve menfaatlerinin korunmasıdır.
Sermaye piyasaları hiç kimsenin şahsi menfaatleri doğrultusunda hareket edebileceği bir alan değildir. Milletimizin tasarruflarına ve ülkemizin finansal istikrarına zarar veren hukuka aykırı işlemler varsa, devletimizin ilgili kurumları bunların üzerine kararlılıkla gitmelidir.
Güçlü bir sermaye piyasasının temeli; güven, şeffaflık, etkin denetim ve yatırımcının korunmasıdır.
Ekrem ALFATLI
Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici Bey’in de katılımlarıyla, 745. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’ne iştirak ettik.
Osmanlı Devleti’nin temellerinin atıldığı, Ertuğrul Gazi’nin bizlere miras bıraktığı Söğüt’te; ecdadımızın hatırasını yâd ederek tarihimiz, kültürümüz ve köklü değerlerimizle bir kez daha buluştuk.
Asırlardır yaşatılan bu kutlu gelenek; milletimizin birlik ve beraberliğinin, ecdadımıza olan vefamızın ve millî şuurumuzun en güzel nişanelerinden biridir.
Başta Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici olmak üzere, ülkemizin dört bir yanından Söğüt’e gelerek bu büyük coşkuya ortak olan tüm vatandaşlarımıza ve teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
Ecdadın izinde, aynı ruh ve aynı inançla nice Söğüt buluşmalarına…
Bursa’mızın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü münasebetiyle, Bursa Valiliğimiz tarafından düzenlenen kutlama programına katılım sağladık.
11 Eylül 1922; Bursa için yalnızca bir kurtuluş günü değil, esarete boyun eğmeyen bir milletin istiklal iradesinin ve vatan sevgisinin tarihe kazındığı şanlı bir gündür.
Bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
Yeşil Bursa’mızın kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun.
11 Eylül 2026 Cuma günü saat 11.30’da, KRT TV ekranlarında Tuğba Tura ve Mahir Baş’ın sunduğu “Gündeme Doğru” programının canlı yayın konuğu olacağım.
📅 11 Eylül 2026 Cuma
🕦 11.30
📺 KRT TV – Gündeme Doğru
Tüm dostlarımızı ekran başına bekliyorum.
Keles Kozbudaklar Köyümüzde düzenlenen geleneksel köy hayrına katılarak hemşehrilerimizle bir araya geldik.
Annemin doğup büyüdüğü, ailemizin köklerinin bulunduğu Kozbudaklar’ın bizlerin gönlünde her zaman ayrı bir yeri var.
Vatanına, milletine ve bayrağına bağlı; mert, çalışkan ve vefalı insanlarıyla Kozbudaklar, geçmişten bugüne güzel değerlerimizi yaşatmaya devam ediyor. Bugün de büyüklerimizle, dostlarımızla ve hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmanın, sohbet etmenin ve hasret gidermenin mutluluğunu yaşadık.
Bu vesileyle ahirete irtihal eden tüm geçmişlerimizi rahmetle yâd ediyor, hayırda edilen duaların kabul olmasını diliyorum.
Başta kıymetli Muhtarımız ve Dernek Başkanımız olmak üzere, organizasyonun tertip heyetine, hayır sahiplerimize ve bu güzel buluşmaya emek ve katkı sunan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.
Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Köyümüzün hayrı kabul, bereketi bol olsun.
Bursa Sivaslılar Derneği tarafından düzenlenen piknik programına katılım sağladık.
Sivaslılık; mertliktir, yiğitliktir, vefadır. Sözünün eri olmak, haksızlık karşısında susmamak; vatanına, milletine, bayrağına ve inancına sadakatle bağlı olmaktır.
Millî Mücadele’nin karargâhı olan Sivas; aynı zamanda kültürümüzün, irfanımızın ve gönül dünyamızın güçlü merkezlerinden biridir. Büyük halk ozanımız Âşık Veysel’in;
“Dost dost diye nicesine sarıldım,
Benim sadık yârim kara topraktır.”
dizelerinde ifade ettiği sevgi, sadakat ve kardeşlik, bugün bizleri bir araya getiren anlayışın da özüdür.
Sivas’ın yetiştirdiği mümtaz şahsiyetlerin başında gelen Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu da hayatı boyunca makamın değil milletin, gücün değil hakkın, menfaatin değil inandığı değerlerin yanında durmuştur.
Bu güzel program vesilesiyle hemşehrilerimizle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. Başta Bursa Sivaslılar Derneği Başkanı Sayın Üzeyir Dal olmak üzere, organizasyonda emeği geçen dernek yönetimine ve gönül birlikteliğimizi pekiştiren tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.
TÜİK verilerine göre Temmuz ayında %31,75 olan yıllık enflasyon, Ağustos ayında %31,51 olarak gerçekleşti. Aylık enflasyon ise %1,84 oldu.
Yıllık enflasyondaki gerileme yalnızca 0,24 puanla son derece sınırlı kaldı.
Üstelik yaz aylarında meyve ve sebze başta olmak üzere tarımsal ürünlerde arzın arttığı, mevsimsel şartların gıda fiyatlarını görece olumlu etkilemesinin beklendiği bir dönemdeyiz. Buna rağmen enflasyondaki düşüşün bu kadar sınırlı kalması, hayat pahalılığıyla mücadelede henüz arzu edilen ve vatandaşımızın günlük yaşamında hissedebileceği bir iyileşmenin sağlanamadığını göstermektedir.
Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışının %33,79, konut grubunda ise %39,77 seviyesinde olması; dar gelirli vatandaşlarımızın, emeklilerimizin, ücretlilerimizin ve asgari ücretle geçinen milyonların üzerindeki yükün devam ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Enflasyonun düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmemektedir. Fiyatlar artmaya devam etmekte, yalnızca artış hızı sınırlı ölçüde yavaşlamaktadır. Vatandaşımız açısından önemli olan açıklanan oranlardan önce; mutfağında, pazar filesinde, kirasında, faturalarında ve günlük yaşamında gerçek bir rahatlamanın hissedilmesidir.
Enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülürken emeklilerimiz, dar ve sabit gelirlilerimiz ile tüm ücretli çalışanlarımız hayat pahalılığı karşısında etkin şekilde korunmalı; alım gücünü artıracak ve gelir dağılımında adaleti güçlendirecek kalıcı politikalar vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
Ekonomik istikrarın gerçek ölçüsü, vatandaşımızın refahının artması ve hayat pahalılığı karşısında kendini güvende hissetmesidir.
Bursa Valiliğimiz tarafından düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Bayramlaşma Programı’na katılım sağladık.
Bu vesileyle, vatanımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.
Anadolu topraklarının Türk Milleti’ne vatan kılındığı Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünden hemen sonra; 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’den başlayıp 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zaferle taçlanan Büyük Taarruz’un 104. yılını, Nizam-ı Âlem ve İ’lâ-yı Kelimetullah davasının şanlı sancaktarı Aziz Milletimizle birlikte büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz.
30 Ağustos; şartlar ne kadar ağır, imkânlar ne kadar kısıtlı olursa olsun, Türk Milleti’nin esir edilemeyeceğinin, vatanının parçalanmasına müsaade etmeyeceğinin ve hür ve bağımsız yaşama iradesinden asla vazgeçmeyeceğinin tarihe altın harflerle yazılmış abideleşmiş ifadesidir.
Bin yıldır bu topraklarda verdiğimiz mücadele göstermiştir ki; Türk Milleti için vatan yalnızca üzerinde yaşanılan bir coğrafya değil, uğruna can verilen mukaddes bir emanettir. Bayrağımız bağımsızlığımızın, ezanımız inancımızın, devletimiz ise birlik ve beraberliğimizin teminatıdır.
Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını milletimize açan irade ile Büyük Taarruz’da işgal zincirlerini kıran irade; aynı bağımsızlık ruhunun, aynı vatan sevdasının ve aynı tarihî yürüyüşün devamıdır.
30 Ağustos’un bizlere bıraktığı en büyük miras; hiçbir şart altında ümitsizliğe düşmemek, millî birlik ve beraberliğimizden taviz vermemek ve istiklalimize yönelen her türlü tehdide karşı aynı kararlılıkla mücadele etmektir.
Bu büyük zafer, yalnızca geçmişimizin şerefli bir hatırası değil; bugün karşı karşıya bulunduğumuz meselelere, gelecek nesillerimize ve dünyanın dört bir yanında hürriyet mücadelesi veren mazlum milletlere de ışık tutan büyük bir irade ve istiklal beyannamesidir.
Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e; Anadolu’yu bizlere vatan kılan, İstiklal Mücadelemizi zaferle neticelendirerek ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesinde hür ve bağımsız yaşamamızı sağlayan bütün kahramanlarımızı; vatan, millet, devlet ve mukaddesat uğruna can veren aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
İçinde bulunduğumuz Zaferler Ayı’nın; birliğimizi, kardeşliğimizi ve millî irademizi daha da güçlendirmesini; ülkemizin önüne çıkarılmak istenen bütün engellerin aşılmasına ve Büyük ve Güçlü Türkiye idealimiz yolunda yeni zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımızın 104. yılı kutlu olsun.
Zaferimiz kutlu, birliğimiz daim, devletimiz ebedî olsun. 🇹🇷
MALAZGİRT ZAFERİ, TÜRK-İSLAM MEDENİYETİNİN DÜNYAYA AÇILAN KAPISI OLMUŞTUR
Büyük Türk Milleti’nin şanlı tarihi, nice zafer ve kahramanlıklarla doludur. Özellikle Ağustos ayı, tarihimizde ardı ardına kazanılan büyük zaferler sebebiyle “Zaferler Ayı” olarak müstesna bir yere sahiptir. 26 Ağustos 1071’de kazanılan Malazgirt Zaferi de yalnızca Türk tarihinin değil, dünya tarihinin seyrini değiştiren büyük dönüm noktalarından biridir.
Malazgirt; milletimizin geleceğine yön veren, Anadolu’nun kapılarını Türk milletine açan ve bu kutlu coğrafyayı ebedî vatanımız hâline getiren tarihî bir zaferdir. Bu zaferin ardından Türkler kısa bir süre içerisinde İran sınırlarından Marmara kıyılarına ve İstanbul önlerine kadar ulaşmış; Anadolu’nun siyasi, sosyal ve kültürel çehresi köklü biçimde değişmeye başlamıştır.
Malazgirt Zaferi aynı zamanda inancın, cesaretin, kararlılığın, aklın ve stratejinin doğru zamanda birleştiğinde bir milletin kaderini nasıl değiştirebileceğinin en büyük örneklerinden biridir. “Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız üstün olan sizsiniz.” ilahi düsturunun tarih sahnesindeki en anlamlı tecellilerinden biri Malazgirt’te yaşanmıştır.
Sultan Alparslan ve kahraman ordusu, kendilerinden çok daha kalabalık Bizans ordusu karşısında büyük bir iman ve kararlılıkla mücadele etmiş; kazanılan zaferle Anadolu’nun kapıları Türk-İslam medeniyetine ardına kadar açılmıştır.
Malazgirt, yalnızca bir meydan muharebesinin kazanılması değildir. Bu büyük zafer; Türk milletinin Anadolu’da kök salmasının, İslam dünyasının güçlü bir hamisi hâline gelmesinin ve Türk-İslam medeniyetinin yeni bir yükseliş dönemine girmesinin başlangıcıdır.
Büyük hükümdar Sultan Alparslan’ın ve kahraman ordusunun Malazgirt’te ortaya koyduğu ruh; daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nden Osmanlı Devleti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihî yürüyüşümüzün temel taşlarından biri olmuştur.
Aradan geçen 955 yıla rağmen Malazgirt ruhu bugün de yaşamaktadır.
Bin yıldır vatan bildiğimiz bu topraklarda milletimizin birlik ve beraberliğini bozmak, bin yıllık kardeşliğimizi zedelemek ve bizi birbirimizden koparmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de vardır. Ancak milletimizin mayası sağlam, tarihî ve kültürel bağları güçlüdür.
Fitneyle, terörle, ayrıştırmayla veya dış müdahalelerle milletimizin birliğini hedef alan hiçbir girişim başarıya ulaşamayacaktır. Çünkü bu topraklarda bizi bir arada tutan irade; bin yıllık ortak tarihimizden, inancımızdan, kültürümüzden, kardeşliğimizden ve vatan sevgimizden beslenmektedir.
Anadolu’daki bin yıllık varlığımızı ve kurucu irademizi hedef alanlara inat; aziz milletimiz bu topraklarda birlik, beraberlik, huzur ve kardeşlik içerisinde ebediyen yaşamaya devam edecektir.
Malazgirt’te ortaya konulan irade, şuur ve kararlılık bugün de aziz milletimizin tarihî ve kültürel dokusunda bütün canlılığıyla mevcuttur.
Bu duygu ve düşüncelerle, Anadolu’yu bizlere vatan kılan Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyorum.
“Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır.” sözüyle ifade edilen büyük ülkünün mimarı Sultan Alparslan başta olmak üzere, Anadolu’yu bizlere vatan kılan bütün şanlı ecdadımızı, aziz şehitlerimizi ve kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
Cenab-ı Allah’tan, aziz milletimize bu mukaddes vatan üzerinde nice bin yıllar boyunca birlik, beraberlik, huzur ve kardeşlik içerisinde hür ve bağımsız yaşamayı nasip etmesini niyaz ediyorum.
Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü kutlu olsun.
Büyük Birlik Partisi Bursa Kadın Kolları İl Başkanlığımız tarafından “Birlikte Üretiyoruz” mottosuyla düzenlenen, ücretsiz kurslarda kursiyerlerimizin ürettiği el emeği göz nuru eserlerin yer aldığı sergiye katılım sağladık.
Her biri ayrı bir emek, sabır ve alın teriyle ortaya çıkarılan birbirinden güzel ürünleri görme imkânımız oldu.
Başta Bursa Kadın Kolları İl Başkanımız Sayın Fatma Güler olmak üzere, yönetim kuruluna, kursiyerlerimize ve bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Emekleriyle üretime katılan, aile bütçelerine katkı sağlayan fedakâr hanımefendilerimizi yürekten tebrik ediyor; emeklerinin bereketli, yollarının açık olmasını diliyorum.
Üreten kadın, güçlü aile; güçlü aile, güçlü Türkiye demektir.
#BirlikteÜretiyoruz #BüyükBirlikPartisi
Bursa’da Bugün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Sayın Hasan Yalçın ve kıymetli ekibini ziyaret ettik.
Ziyaretimizde Bursa’mızın gündemine, yerel basının önemine ve güncel gelişmelere ilişkin değerlendirme ve istişarelerde bulunduk.
Nazik ev sahiplikleri ve samimi sohbetleri dolayısıyla Sayın Hasan Yalçın’a ve Bursa’da Bugün ailesine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikastına ilişkin yürütülen süreç ve gündemdeki son gelişmeler hakkında İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunduk.
17 yıldır kararlılıkla sürdürülen hukuk mücadelesinde gelinen noktayı ve yaşanan gelişmeleri değerlendirdik.
Bu vesileyle bir kez daha açıkça ifade ediyorum: Şehit Liderimizin şehadet sürecinde ihmali, kusuru veya kastı bulunan kim varsa, hukuk önünde mutlaka hesap verecektir. Ucu kime dokunursa dokunsun, adalet tecelli edene kadar sonuna kadar gidilecektir.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünde; Kıbrıs’ta var olma mücadelesi verirken hunharca katledilen soydaşlarımızı, Kıbrıs Türk halkının istiklali, istikbali ve güvenliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
Kıbrıs Türk davasının unutulmaz liderleri Dr. Fazıl Küçük’ü ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı; Kıbrıs Barış Harekâtı’nın gerçekleştirilmesinde tarihi irade ortaya koyan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i ve Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmet ve şükranla anıyor, kahraman Mehmetçiklerimize, mücahitlerimize ve harekâta katkı sunan tüm devlet görevlilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Kıbrıs Barış Harekâtı; Türk milletinin soydaşını hiçbir zaman yalnız bırakmayacağının, vatanına, bayrağına ve millî davasına her şartta sahip çıkacağının en büyük nişanesidir. Dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkü’nün haklı davasının yanında olmaya devam edeceğiz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk milletinin Doğu Akdeniz’deki bağımsızlık mührüdür. Bu mühür hiçbir zaman sökülemeyecek, Kıbrıs Türk’tür ve ilelebet Türk kalacaktır.
Aziz şehitlerimizin ruhları şâd, mekânları cennet olsun. Kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum.
“Kıbrıs TÜRK’tür İNŞALLAH
İlelebet TÜRK kalacaktır”
Ekrem ALFATLI
Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Bursa Valiliğimiz tarafından düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’na katılım sağladık.
15 Temmuz, aziz milletimizin vatanına, bayrağına, devletine ve millî iradesine canı pahasına sahip çıktığı şanlı direnişin adıdır.
Yüce Rabbim, bu millete kasteden tüm hainleri kahretsin. Aziz şehitlerimize rahmet, kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve afiyet dolu uzun ömürler ihsan eylesin.
Rabbim, devletimizi payidar, milletimizin birlik ve beraberliğini daim eylesin. Bir daha bu aziz millete böyle acılar yaşatmasın inşallah.
15 Temmuz, Büyük Türk Milletinin; vatanı, bayrağı, ezanı ve bizi millet yapan bütün mukaddes değerleri uğruna canını ortaya koyduğu, hainlerin kurşunlarına göğsünü siper ederek millî iradeye sahip çıktığı destansı direnişin adıdır.
Bu kutlu mücadelede şehadete yürüyen tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum.
Yüce Rabbim, aziz milletimize bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. Devletimize ve milletimize kasteden tüm hainleri Kahhâr ism-i şerifiyle kahreylesin inşallah.
Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun veciz ifadesiyle:
“Namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmam.”
🇹🇷 15 Temmuz; Millî İradenin, Birliğin ve Zaferin Adıdır.
“SOYKIRIMI
LANETLİYORUM…”
Müslüman Boşnaklar, Batı'nın ve Rusya'nın desteğini arkasına alan Sırplar tarafından Avrupa’nın göbeğinde ,dünyanın gözü önünde soykırıma tabi tutuldular...
Tek suçları Müslüman olmak ve düşmanları tarafından "Türk" görülmek idi...
"Srebrenica Katliamı" Bosna ‘da yaşanan katliamların adeta zirvesi oldu...Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor ve kardeşlerimin acısını yürekten paylaşıyorum...
“Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
Bilge Lider …
Aliya İzzetbegoviç.
Bursa Bağımsız Yaşam Derneği’ni ziyaret ederek Dernek Başkanımız Sayın Yakup Aişeoğlu, değerli yönetimi ve bağımlılıkla mücadele sürecini başarıyla tamamlayan kardeşlerimizle bir araya geldik.
Bağımlılıktan kurtularak yeni bir başlangıç yapan kardeşlerimize sertifikalarını takdim etmenin mutluluğunu yaşadık. Her biri; güçlü iradeleri, azimleri ve hayata yeniden tutunma kararlılıklarıyla hepimize umut verdi.
Bağımlılıkla mücadele konusunda özveriyle çalışan Bursa Bağımsız Yaşam Derneği’ne, Dernek Başkanımız Sayın Yakup Aişeoğlu’na, yönetim kuruluna ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyor; çalışmalarında başarılar diliyorum.
Rabbim, bağımlılıkla mücadele eden tüm kardeşlerimize güç ve kuvvet versin, yeniden başlayan hayatlarında yollarını ve bahtlarını açık eylesin.