TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA EK ZAM VE REFAH PAYI VERİLEREK İYİLEŞTİRME YAPILMALIDIR
Geçtiğimiz gün üst düzey yöneticiler ile bazı uzman ve meslek mensuplarının maaşlarında artış yapılmasına yönelik bir düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmiştir. Kamu yönetimi içinde belirli kadro ve unvanlara yönelik olarak düşünülen bu iyileştirme, komisyonda hızla görüşülerek sürece dahil edilmiştir.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken temel bir gerçek vardır: Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yalnızca belirli görev gruplarının değil, kamu hizmeti yürüten tüm çalışanların maaşlarında ciddi bir iyileştirmeye ihtiyaç duyulduğunu çok açık biçimde ortaya koymaktadır. Gıda fiyatlarından barınma maliyetlerine, ulaşım giderlerinden temel ihtiyaçlara kadar her alanda yaşanan yüksek artışlar, kamu görevlilerinin gelirlerini hızla eritmekte; çalışanların yaşam standartlarını her geçen gün daha fazla geriye götürmektedir.
Böyle bir dönemde, kamu çalışanlarının yalnızca belli bir kısmına yönelik maaş artışı planlamak, çalışma hayatının gerçekleriyle de, sosyal devlet anlayışıyla da bağdaşmamaktadır. Kamu görevlileri tek bir bütündür; yönetici, uzman, memur, hizmetli, teknik personel ayrımı yapılmaksızın aynı ekonomik koşulların etkisi altındadır. Dolayısıyla çalışanları kendi içinde gruplara ayırarak yalnızca bir kesime artış sağlamak, diğer büy��k kesimin mali kayıplarını görmezden gelmek anlamına gelmektedir. Bu yaklaşım ne hakkaniyet ilkesine uymakta ne de iş barışını koruyabilmektedir.
Bu nedenle söz konusu düzenlemenin, yalnızca belli unvanlara odaklanan mevcut hâliyle kabul edilmesi mümkün değildir. Beklenti açıktır: Komisyon’dan geçen teklif, tüm memurlara ek zam ve refah payı verilmesini sağlayacak bir hükümle mutlaka genişletilmelidir. Uzun süredir yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşların telafisi için başka bir seçenek kalmamıştır.
Kamu çalışanlarının ekonomik kayıplarını giderecek bu adım; hem çalışma barışının sağlanması, hem kamu hizmetinin etkinliğinin korunması, hem de devletin adalet ve eşitlik ilkelerine bağlılığının gösterilmesi bakımından artık ertelenemez bir zorunluluktur. Tüm kamu görevlilerinin ortak beklentisi, ayrım yapılmaksızın adil bir düzenlemenin yapılması ve emeğin gerçek değerinin teslim edilmesidir.
Meslek kanunu olmadan yönetmelikler ile belirlenen görev ve yetkiler hak kaybına neden olmaktadır. Hemşire ve ebelerin aldıkları eğitimin karşılığı meslek kanunu zaruridir.
@csgbakanligi@saglikbakanligi
@tsseskisehir
@turksagliksengm#hemşire#ebe
Fedakar teşkilat mensuplarımız; Mücadelemizin zafere ulaşması şarttır. Bunun için iman ve inanç sizde, imkan sizinledir. Görev, Türk Sağlık-Sen mührünü işyerlerine vurmak, yetkili sendika Türk Sağlık-Sen tabelasını asmaktır.
Size güveniyor ve inanıyorum.
#tsseminadımlarlayetkiye
Şimdi, İstiklâl Marşımız okunurken bütün Millî Takımımızın, sonrasında maç boyunca da tüm taraftarlarımızın Bozkurt yapma vaktidir!
Bozkurt, Türk'ün simgesi, Türklüğün tarihî sembolüdür...
@EURO2024 #BeFairUEFA
Türk Milleti, bütün kalbi, duası ve Bozkurt selâmıyla sizinledir, #BizimÇocuklar...
#MerihDemiralYalnızDeğildir 🇹🇷
Bu ceza alenen Türk düşmanlığıdır! Irkçılıktır! Sebebi sadece avrupa falan da değildir. Evvela vatanımız içinde vatan kurma hayallerini ırkçı cümlelerle süsleyip, utanmadan bir de Türk’e ırkçı diyenlerin yaygarasıdır. Tarihini, geçmişini bilmeyenlerin dikkatini, elindeki kandan uzaklaştırıp, gözündeki sahte yaşa çekenlerindir. UEFA’ya bu cüret kendinden değil, bizzat içimizdeki Türk düşmanlarının elinden hediyedir! İyi bakın! 🇹🇷 Bu bayrak öyle on yılda bir, menfaate göre değişen bez parçalarından değildir. Bu bayrak, şehit kanlarıyla beliren şanlı, şerefli Türk bayrağıdır! Tarihi sonradan uydurulmamıştır, dün var olduğu gibi yarın da var olacaktır.
Sabır eşiğimiz yüksek, ancak aşıldığı takdirde de sonuçları tarafınızdan çokça tecrübe edilmiştir. Çok susarız, pek de unutkanız, ancak siz siz olun, Türkiye Cumhuriyetini özünden vuracak kadar haddinizi aşmayınız. 🇹🇷 #BeFairEUFA
1) Tahliyesiz ÖMÜR BOYU hapis cezası İdam cezasından çok daha AĞIR bir cezadır.
2) İdam cezasının olduğu yerde DÜŞÜNCE suçluları önden asılır. Adi suçlular yine yolunu bulur.
3) İdam cezasının SUÇU ÖNLEDİĞİNE dair akademik bulgu YOKTUR…
Türkiye'nin konuştuğu olay!
▪️Esenyurt'ta 2 gencin ölümüne neden olan eşkıyalardan biri yakalandı.
▪️Diğer üç eşkıyanın yakalanması için de çalışmalar sürüyor.
▪️Öyle bir ceza verilmeli ki bir daha kimse eline silah alıp başkasına doğrultmasın.
Türkiye artık suçlular için değil, kanuna nizama uyan insanlar için tehlikeli bir ülke… İt kopuk içeri girmediği için, dışarsı düzgün insanların hapishanesi haline geldi. Cahil cesaretinin,
magandaların hırtların sırtı sıvazlanıyor, aklı başında insanların yaşam alanı bilinçli olarak daraltılıyor, suç işlemeyen insanlar, suçlulara denk gelmemek için, bunlara değmeden, adeta saklana saklana yaşamaya çalışıyor