Demir Parmaklıkların Ardında Gizlenen Çığlıklar
Filistinli tutukluların anlattıkları, yalnızca bir hapishane gerçeğini değil; insan onurunu hedef alan ağır bir baskı düzenini gözler önüne seriyor.
Her gün yeni bir sayım, yeni bir tehdit, yeni bir korku...
Amaç sadece kontrol değil; iradeyi kırmak, insanı kendi kimliğinden koparmak ve onu bir sayıdan ibaret hale getirmek.
Bugün tutuklulara yönelik daha ağır cezaların tartışılması ise endişeleri daha da büyütüyor. Demir kapılar ardında yaşananların üzeri örtülmeye çalışılsa da gerçek değişmiyor:
Onlar sayı değil, hayatları çalınmış insanlar.
Her birinin bir adı, bir ailesi, yarım kalmış hayalleri ve adalet bekleyen bir hikâyesi var.
Dünya susarken, hapishane duvarları daha da yükseliyor.
Dünya görmezden geldikçe, zulüm iddiaları daha da cesaret buluyor.
Sessizlik burada tarafsızlık değil; mazlumun feryadını duymamayı seçmektir.
Unutma...
Bir gün bu duvarlar yıkılacak.
Ama bugün susanların sessizliği de tarihin kayıtlarında yerini alacak.
Bir Filistinli gencin Dünya Kupası’nı coşkuyla izleyen dünyaya insanlığını hatırlamaya çağıran sarsıcı mesajı:
"Umarım Dünya Kupası'nın keyfini çıkarıyorsunuzdur. Biz ise 3 yıldır en önemli maçımızı oynuyoruz. Özür dileriz; birçoğumuz ölüyoruz ama sanırım artık izlenmesi sıkıcı hale geldik."
Stadyumlar doluyor, milyonlar ekranlara toplanıyor... Ama Gazze'de çocuklar, kadınlar ve siviller her gün bombardıman altında ölüm-kalım mücadelesi veriyor.
"Filistinli bir çocuk... Ve İsrail askeri onu böyle tutuyor. İnsanlık nerede kaldı?"
"Bu çocuk ne suç işledi? Doğmak mı?"
#ArmyOfImmorality
Ahlaksızlık Ordusu IDF
Harvard University’nin lisansüstü mezuniyet töreninde bir Müslüman öğrenci, Kur’an-ı Kerim’den Nur Suresi’ni okudu:
Bir zamanlar görünmez kılınmaya çalışılan hakikatler, bugün dünyanın en köklü üniversitelerinden birinin kürsüsünden yankılanıyor.
Kur’an’ın nuru sınır tanımıyor.