Şanlıurfa’ya atanan vali yardımcılarımıza ve kaymakamlarımıza yeni görevlerinde başarılar diliyor, görevlerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Ayrıca görev yerleri değişen ve Şanlıurfa’mıza hizmet etmiş vali yardımcılarımıza ve kaymakamlarımıza da teşekkür ediyorum. Görev yaptıkları süre boyunca ilimize ve ilçelerimize sundukları emek, gayret ve katkılar her zaman takdirle hatırlanacaktır.
Kamu görevi bir bayrak yarışıdır. Önemli olan, görev yapılan her yerde devletin itibarını koruyarak vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunabilmektir. Yeni görevlerine başlayanlara muvaffakiyetler diliyor, Şanlıurfa’dan ayrılan idarecilerimize de ilimize verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkür ederim.
Belde statüsü kazanan yerleşim yerlerinde yapılacak seçimler, sadece birkaç belediye başkanı veya belediye meclis üyesinin belirleneceği yerel seçimler değildir. Bu seçimler aynı zamanda siyasi partilerin samimiyetinin, mücadele azminin ve halkın iradesine ne kadar sahip çıktığının da göstergesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, parti örgütleriyle birlikte bu seçimlerde CHP’nin başarılı olması için çağrılar yaptı, kamuoyu oluşturdu ve seçim sürecini yakından takip etti. AKP’nin bakanları, milletvekilleri ve yöneticileri de kendi adaylarının kazanması için sahaya indi, çalışma yürüttü ve propaganda yaptı.
Şimdi kamuoyu adına soruyorum:
Mahkeme kararları üzerinden CHP’nin yönetimine talip olanlar, bu seçimler için ne yaptı?
Hangi beldeye gittiler?
Hangi aday için destek çağrısında bulundular?
Hangi seçim bölgesinde çalışma yürüttüler?
Hangi basın açıklamasını yaptılar?
Hangi sosyal medya paylaşımıyla CHP adaylarına destek verdiler?
CHP’nin kazanması için hangi somut mücadeleyi ortaya koydular?
Siyasette aidiyet sözle değil, emekle ölçülür.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarısı için çalışanlarla, CHP’nin seçim mücadelesi sürerken sessiz kalanlar arasında elbette siyasi bir fark vardır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihi, makam mücadelesinin değil halk mücadelesinin tarihidir. CHP’nin kuruluş felsefesinde kişisel ikbal değil, halkın iradesi vardır. Partinin enerjisinin seçim kazanmak yerine iç tartışmalara harcanması, yalnızca CHP’ye değil, demokrasiye ve muhalefet umuduna da zarar verir.
Bugün Türkiye ağır bir ekonomik krizle, işsizlikle, yoksullukla, hukuksuzlukla ve adalet sorunlarıyla karşı karşıyadır. Vatandaş CHP’den kendi iç meseleleriyle meşgul olmasını değil, iktidara yürümesini beklemektedir.
Bu nedenle asıl soru şudur:
CHP’nin belediye kazanması için çalışanlar mı partinin geleceğini temsil ediyor, yoksa seçim meydanlarında görünmeyip sadece parti içi hesaplarla uğraşanlar mı?
Hukuken de siyaseten de meşruiyetin kaynağı seçimdir, sandıktır ve örgüt iradesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı yeni tartışmalar değil, yeni başarılar; yeni ayrılıklar değil, yeni seçim zaferleridir.
Bugün CHP’lilerin görevi birbirleriyle mücadele etmek değil, halkın desteğini büyütmek ve Türkiye’yi demokrasi, hukuk devleti ve sosyal adalet hedefiyle iktidara taşımaktır.
Çünkü CHP güçlenirse demokrasi güçlenir. CHP kazanırsa Türkiye kazanır.
@solcugazete60
Mahmut Tanal, elinde su hortumuyla çatıya çıktı.
Su sıkılacağını düşünen çevik kuvvet ekipleri kalkanlarını kaldırıp geri çekildi.
CHP Genel Merkezi önündeki araçlar çekilmeye başlandı:
CHP Genel Merkezi önündeki çevik kuvvet ekiplerinin, demir kesme makası taşıdıkları görüntülendi
CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa'da, fırtına ve sağanak yağışın etkili olduğu bölgede incelemelerde bulundu.
Tanal, yaşanan tahribatın boyutuna dikkat çekerek etkilenen ilçelerin acilen “doğal afet bölgesi” ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
https://t.co/lYnesiKuJX
ŞANLIURFA – SİVEREK’TE SOSYAL YARDIM KRİZİ
Siverek’te sosyal yardım ödemeleri PTT yerine Halkbank üzerinden yapılmaktadır. Ancak;
-Banka şubesi yetersiz
-Personel sayısı yetersiz
-Sıramatik sistemi yok
Bu nedenle vatandaşlarımız saatlerce kuyrukta bekletilmekte, büyük bir kaos yaşanmaktadır.
Daha da vahimi; işlem yapılabilmesi için vatandaşların nüfus cüzdanları toplanmakta, bu da ayrı bir hak ihlaline yol açmaktadır.
Sosyal yardım, vatandaşı mağdur etmek için değil, rahatlatmak için vardır.
Bu uygulamaya derhal düzeltilmeli , ödemeler PTT üzerinden ya da yeterli altyapı sağlanarak insan onuruna yakışır şekilde yapılmalıdır.
Vatandaşımızın çilesine son verin.
İlçe Başkanımız Mehmet Celal Avcı ile birlikte Hilvan’da sahadaydık.
Halkımızı dinledik, sorunları yerinde tespit ettik.
TOKİ konutlarında durum vahim:
Doğalgaz bazı bloklarda var, o da sadece doğal gaz tesisatı ocak için döşenmiştir.
Isınma ,sıcak su için doğal gaz tesisatı döşenmemiştir.
Asansörler çalışmıyor
En ağır tabloyu ise engelli yurttaşlarımız yaşıyor.
Evlerine ulaşabilmek için ya yakınlarına muhtaç kalıyorlar ya da taşınmak zorunda bırakılıyorlar.
Bu bir eksiklik değil, açık bir hak ihlalidir.
Engellinin erişim hakkını, vatandaşın en temel yaşam hakkını yok sayan bu anlayış kabul edilemez.
Barınma sadece dört duvar değildir.
İnsanca yaşamaktır, onurlu yaşamaktır.
@mehmetcelalavci@ankahabera@halktvcomtr@tele2haber@szctelevizyonu@BirGun_TV@bizimtvcomtr@TvCumhuriyet
ŞANLIURFA – HİLVAN’DA HİZMET YOK, MAĞDURİYET VAR
Hilvan’da sahada gördüğümüz tablo açık:
Hizmet gelmediği için hâlâ köy gibi deniliyor.
Yol yok, altyapı yetersiz, temel hizmetler eksik.
Bu durum ne kaderdir ne de tesadüf; açık bir ihmaldir.
2026 yılında bir ilçenin bu şartlarda bırakılması kabul edilemez.
Devletin görevi; vatandaşına eşit, adil ve insan onuruna yakışır hizmet sunmaktır.
Hilvan halkı yıllardır bekliyor.
Artık bekleme değil, çözüm zamanıdır.
Buradan yetkililere çağrımdır:
Hilvan’ın yol, altyapı ve temel hizmet sorunları derhal çözülmeli, gereken yatırımlar gecikmeden hayata geçirilmelidir.
Hilvan sahipsiz değildir.
@mehmetcelalavci@ankahabera@halktvcomtr@tele2haber@szctelevizyonu@BirGun_TV@bizimtvcomtr@TvCumhuriyet
ŞANLIURFA – HİLVAN’DA ELEKTRİKTE EŞİTSİZLİK KABUL EDİLEMEZ
Sahada yaptığımız incelemelerde gördük:
Elektrik panoları sokak ortasında, açıkta ve korumasız bırakılmış durumda.
Aynı ülkenin yurttaşlarıyız, ama aynı hizmeti alamıyoruz.
Türkiye’nin birçok ilinde elektrik panoları güvenli alanlarda, standartlara uygun şekilde korunurken; Hilvan’da vatandaşın can güvenliği hiçe sayılıyor. Bu durum yalnızca teknik bir eksiklik değil, açık bir idari ihmal ve eşitsizliktir.
Trabzon’da, Konya’da, İzmir’de, İstanbul’da, Antalya’da olan güvenlik burada neden yok?
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Eşit hukuk, eşit hizmet istiyoruz.
Yetkililere çağrımdır:
Bu ihmale derhal son verilmeli, elektrik altyapısı güvenli ve standartlara uygun hale getirilmelidir.
Hiçbir yurttaş ikinci sınıf değildir.
@TCEnerji