Sencer Solakoğlu isyan etti:
🔴"Paramız var ki ithalat yapıyoruz" diyorlar. Tam gaz ithalata devam ediyorlar"
🔴"Biz geldiğimizde hiçbir çiftçi "ben bu sene ne ekeceğim" diye düşünmeyecek. Ekeceği gün kaç paraya ve kime satacağını bilecek"
Her Türk, 1821 #MoraKatliamı'nı bilmeli ve anlatmalıdır.
"Cumadan pazara kadar hava çığlık sesleriyle doluydu.
Bir Yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu.
Mora'daki #soykırım ancak öldürecek başka Türk kalmadığında sona erdi!"
@ArkeolojiveTurk
▪️Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı yazdı: Heybeliada Ruhban Okulu'ndan Fener'de "Vatikan" projesine mi?
"Türkiye neden dünya Ortodoksluğunun merkezini kendi eliyle güçlendirsin?
Heybeliada Ruhban Okulu meselesi yeniden Türkiye’nin önüne getirildi. Üstelik bu kez mesele bir temenni veya uzak vadeli talep olmaktan çıkmış durumda."
Yazının tamamı👇
https://t.co/GGb0IScWdF
LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUP PAYLAŞIN
Amiral Cihat Yaycı bu devletten makam istemedi.
Mevki istemedi.
Şöhret istemedi.
O, yalnızca Türk Milleti’nin hakkı yenmesin, vatanın bir karış toprağına, bir damla suyuna göz dikilmesin diye mücâdele etti.
Türkiye’nin yaklaşık 460 bin kilometrekarelik deniz ülkesini haritaya döktü.
Mavi Vatan’ı yalnızca bir kavram olarak bırakmadı; deniz hukuku, jeopolitik, enerji ve milli güvenlik temellerine dayanan bir devlet doktrini haline getirdi.
Türkiye ile Libya’nın denizden komşu olduğunu yıllar öncesinden ortaya koydu. Fikri geliştirdi, haritayı çizdi, bilimsel ve hukuki altyapıyı hazırladı. Sonunda Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması imzalandı ve Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlama planı bozuldu.
Bütün bunları kendisi için mi yaptı?
Türk Boğazlarından geçiş ücretlerinde Altın Frank uygulamasını yıllarca savundu. Bu fikir hayata geçirildi. Türkiye’nin bugün yılda yaklaşık 1,5 MİLYAR DOLARA YAKIN GELİR elde etmesinin yolu açıldı.
Bunu kendisi için mi yaptı?
FETÖMETRE sistemini kurdu.
Amacı bir kişinin bile hakkının yenmemesiydi. Kurunun yanında yaş da yanmasın; FETÖ’cü olmayan hiç kimse FETÖ’cü çuvalına atılmasın ancak gerçek FETÖ’cü de aradan sıyrılıp kaçmasın istedi.
Ölçülebilir, denetlenebilir ve somut verilere dayanan bir sistem geliştirdi. Çünkü onun anlayışına göre adalet, hem suçsuzu korumak hem de suçlunun kaçmasına izin vermemektir.
Bunu kendisi için mi yaptı?
Sivas’ta Aziz Vlas adına dikilen ve tarihi gerçeklere dayanmayan uydurma anıtın peşine düştü. Aziz Vlas’ın orada bulunmadığını belgeleriyle ortaya koydu. Tarihi gerçeği ispatladı ve o anıtın sökülmesini sağladı. Çünkü Anadolu’nun tarihinin uydurma hikayelerle değiştirilmesine sessiz kalamazdı.
Bunu kendisi için mi yaptı?
Zürafa Adası’na uzaktan bakıp konuşmadı.
Bizzat bota bindi, dalgaları aşarak adaya gitti ve Türk bayrağını kendi elleriyle çekti.
Çünkü onun için bayrak yalnızca bir kumaş parçası değildir. Bayrak egemenliktir. Bayrak vatandır. Bayrak, “Burası sahipsiz değildir” demektir.
Bunu kendisi için mi yaptı?
Sümela’da, Gökçeada’da, Ayvalık’ta, Fener Rum Kilisesi meselesinde ve Anadolu’nun dört bir yanında aynı gerçeği haykırdı:
İbadete karşı değiliz.
İnanca karşı değiliz.
Restorasyona karşı değiliz.
Ancak dini kisve altında siyasi statü üretilmesine, Anadolu topraklarında yeni nüfuz ve egemenlik alanları oluşturulmasına, Türk tarihinin uydurma iddialarla yeniden yazılmasına karşıyız.
Gökçeada’nın dini ve siyasi bir merkeze dönüştürülmesine karşı çıktı.
Fener Rum Kilisesi’nin Lozan’ın tanımadığı devletler üstü ve “ekümenik” bir statü kazanmasına karşı çıktı.
Sümela’nın dini bir mekân olmaktan çıkarılarak siyasi gösteri alanına dönüştürülmesine karşı çıktı.
Ayvalık ve Anadolu’nun diğer bölgelerindeki tarihi yapıların yabancı siyasi projelerin araçları haline getirilmesine karşı çıktı.
Kıbrıs Türkü’nün azınlık haline getirilmesine karşı çıktı.
Batı Trakya Türklerinin kimliklerinin, okullarının, vakıflarının ve seçilmiş müftülerinin ellerinden alınmasına karşı çıktı.
Adalar Denizi’ndeki Türk haklarını savundu.
Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasını ve egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların işgal edilmesini gündeme taşıdı.
Montrö’yü savundu.
Mavi Vatan’ı savundu.
Türk bayrağını savundu.
Türk Milleti’nin hakkını savundu.
İzleyin lütfen 👇🏾🇹🇷
https://t.co/AJaFhIembQ
Dr. Sadık Ahmet'in geçmişte "Türk'üz" haykırışı, bugün öz vatanında kimliği unutturulan Türk milletinin hafıza tazeleyen çağrısıdır. Kökümüzden vazgeçmeyeceğiz!
Zafer Partisi'nin şöhretli ekonomisti yok deniyor. Zaten film çevirmeyi düşünmüyoruz. Şöhretlere ihtiyacımız yok.
Ve bu ülke, çok ekonomide şöhret olanları gördü. Sonuç ortada.
Ekonomi şöhretlerle değil, liyakatli, sağlam ekonomik kadro ve bilimsel bir ekonomik program ile düzeye çıkar.
Fikret Artan arkadaşımız Devlet Planlama Teşkilatı'ndan yetişmiş, Washington’da ticaret ateşeliği yapmış ve Dış Ticaret Müsteşar Yardımcılığı yapmış bir isim. Yavuz Molasalihoğlu, Devlet Planlama Teşkilatı'ndan uzman, Ticaret Bakanlığı'nda genel müdürlük ve Pekin'de ticaret ataşeliği yapmış bir isim.
Yani birisi Washington birisi Pekin, dünya ekonomisinin iki merkezinde yıllarca çalışmış iki ekonomist arkadaşımız şimdi Zafer Partisi Genel Merkezi'nde çalışıyorlar. Profesör Doktor Mehmet Aligöz, Türk üniversitelerindeki en önemli kalkınma ekonomistlerinden birisi.
Profesör Doktor Erdinç Telatar, Türk üniversitelerindeki en seçkin finans uzmanlarından birisi.
Doktor Aslan Yaman Bey, hem özel sektör hem devlet tecrübesi olan saygın bir ekonomist.
Ayrıca Zafer Partisi Ekonomi Konseyi'n ve Sanayi Konseyi'nde görevli arkadaşlarımız, aylardır süren değerli katkılarıyla ortaya 'Zafer Ekonomisi' başlıklı yol haritasını çıkarttılar.
Ümit Özdağ:
• Türkiye’de halklar yoktur. Türkiye bir 'halklar mozaiği' değildir!
• Büyük Atatürk, ''Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir'' diyor.
• Ve biz de Zafer Partisi olarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i size böldürtmeyeceğiz!
Teröristbaşı Öcalan’ı “barış elçisi”, “barış meleği” ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dostu gibi göstermeye kalkanlar bu görüntüleri iyi izlesin!
Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı savaşa teşvik eden, Türkiye’nin yenilmesini ve çökmesini isteyen, terör örgütünün Türkiye’yi “çöküşün eşiğine getirdiğini” söyleyerek övünen kişinin gerçek yüzü budur.
Unutmadık, unutmayın, unutturmayacağız!