Dün TBMM’de;
Gerçek bir tespitle, asla uygulanamayacak bir yasaya “HAYIR” diyen…
Eli kanlı terör örgütünden ve elebaşından medet ummayan, menfaat dilenmeyen…
Gerçek Hakk’ı, Halk’ı ve Hak’kı temsil eden…
Gerçek millet iradesini ve vicdanını…
Adaleti, vefayı, acımızı, sağduyuyu, gerçeği ve gerçeğimizi temsil eden 87 milletvekilini saygıyla selamlıyorum.
Tarih ve “Mahşerin Sahibi” kaydetti.
Meclisi mutat mesaisi dışında zoraki çalıştırarak, malum yasayı Sevr’in yıldönümü olan 10 Ağustos’a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir?
Kime mesaj veriyorsunuz?
Siz bu milleti ölüm uykusuna yattı mı zannediyorsunuz?
Bugün 30 Ağustos!
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu mühürleyen büyük zaferin yıldönümü.
Onu bize armağan eden siyasi ve askeri dehanın, aşılamayacak ve bu milletin hafızasından silinmeyecek hatırasının önünde saygıyla eğiliyor, mücadele ve silah arkadaşlarını da rahmet ve minnetle anıyorum.
Tarihi yeniden yazmak için evvelâ geçmişi itibarsızlaştırmak ve yok saymaya yeltenmekle tarihteki en yaygın toplum mühendisliği çâre-bâzîsidir. Bir türlü bitip tükenmeyen #30Ağustos , #10Kasım desîselerini bu çerçevede anlamaktan başka çare kalmadığı da üzücü bir gerçeklik olarak ortada durmakta…
Bunların karşılık geldiği fiili hâl ise çaresizliktir…
Atatürk 30 Ağustos’ta askeri ve siyasi dehasını birleştirerek, tüm işbirlikçileriyle birlikte, yurdu işgal eden düşmanı yenmiş ve denize dökmüş; Anadolu’nun bu milletin ebedi vatanı olmasını sağlamış, bu gerçekliği tescillemiş ve mühürlemiştir.
Bu aşılamaz bir başarıdır; ve elbette orada burada, arada beride yarattığı kompleks için özür dileyecek de değiliz…
Belirtmek gerekir ki milli zafer kaçınılmaz bir gelişme olmadığı gibi, mazallah, milli mücadelenin kaybına neden olabilecek sebepler, kutlu bir zaferle neticelenmesini gerektirenlerden fazladır.
Bu nedenle 30 Ağustos “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak tarihe geçmiştir. Atatürk’ün eseri bir zaferdir ve sadece bu apaçık sebeple dahi O’nun ismi zikredilmeden anılması mümkün de, ahlaki de değildir.
#30AğustosZaferBayramı #Atatürk #BüyükTaarruz #Zafer #Vatan
🔴 1️⃣ Cihat Yaycı : Türkiye'ye yönelik olası bir saldırıda NATO 5. maddeyi devreye sokar mı?
Sözde müttefiklerimizin cevabı net: “Hayır.”
İsrail saldırırsa NATO sessiz kalır. Çünkü ABD veto eder.
🔴 2️⃣ Trump ne dedi?
“5. madde gönüllülük esasına bağlıdır.”
Yani Türkiye'ye saldırı olursa, diğer üyeler isterse yardım eder, istemezse bakar!
🔴 3️⃣ Rubin ne öneriyor?
“İsrail Türkiye’ye saldırmak istiyorsa açık açık değil, üstlenmeden vursun.”
Yani İsrail’e diyor ki; Akkuyu'yu vur ama resmî olarak sahiplenme. Ne kadar kurnazca değil mi?
🔴 4️⃣ Peki tesadüfe bakın…
Bir hafta önce NATO zirvesinde bu sözler edildi,
Bir hafta sonra Akkuyu NGS’nin %49'u satılığa çıktı!
Zemin hazırlanıyor, oyun büyük!
🔴 5️⃣ Dikkat edin!
ABD Başkanı bile perde arkasında diyor ki:
“Türkiye ile Yunanistan arasında savaş olursa 5. madde işletilmez.”
Peki neden NATO'dayız o zaman?
🔴 6️⃣ Asıl soru şu:
Türkiye’nin hayati tesislerine saldırı planları konuşulurken, iç kamuoyu neden hâlâ suskun?
Tahran’ı vuranlar, İstanbul’u niye vurmasın?
🔴 7️⃣ Rubin’in yazısı açık tehdittir!
Bu adam Türkiye’ye girememeli.
Çünkü bu şahıs, açık şekilde Türkiye'yi hedef gösteriyor.
Ve evet: FETÖ = MOSSAD
15 Temmuz’un arkasındaki akıl hâlâ iş başında.
🔴 8️⃣ İçimizde hâlâ FETÖ’yü aklayan, Mossad’ı savunan gazetecimsiler var!
Benimle uğraşıyorlar.
İtibarımı, ismimi, ailemi hedef alıyorlar.
Ama unutmasınlar: Ben Cihat Yaycı’yım. Titrimle değil, adımla buradayım!
🔴 9️⃣ FETÖ temizlenmeden, Mossad’ın uzantıları da temizlenemez.
FETÖ’yle mücadele aynı zamanda Türkiye’nin ulusal bağımsızlık mücadelesidir.
Türkiye bu tehditlerin farkına varmak zorundadır!
🔴 🔟 Artık uyanmalıyız.
Türkiye’ye karşı açıkça hedef gösterilen, stratejik tesisleriyle tehdit edilen bir sürece giriyoruz.
Bu bir milli güvenlik meselesidir.
Susmak ihanettir!