KAMUOYUNA DUYURU
Bazı sosyal medya hesaplarında, Güran ailesinin Cumhuriyet Halk Partisi tarafından düzenlenen ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılacağı bir programa davet edilmediği veya davetli listesinden çıkarıldığı yönünde paylaşımlar yapılmaktadır.
Söz konusu paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır.
Güran ailesi, söz konusu programa davet edilmiştir. Ancak aile, içinde bulunduğu süreç ve mevcut koşullarını değerlendirerek bu davete katılmama yönünde kendi iradesiyle karar vermiştir.
Dolayısıyla ailenin davetli listesinden çıkarıldığı veya davet edilmediği yönündeki iddiaların aksine, söz konusu programa katılmama kararı aileye aittir.
Ailenin yaşadığı hukuki ve kişisel süreç üzerinden gerçeğe aykırı algılar oluşturulmasını ve bu sürecin siyasi tartışmaların bir parçası haline getirilmesini doğru bulmuyoruz.
Kamuoyunun, aile adına yapılan açıklamalar ve paylaşımlar konusunda gerekli hassasiyeti göstermesini, doğrulanmamış iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
“Gerçek toprağın altına kapatıldığı zaman, orada öyle bir toplanır öyle bir patlama gücü kazanır ki, patladığı gün her şeyi kendisiyle birlikte havaya uçurur.
Emile Zola
@PikaX1881
Muhataplık ciddi bir iştir, sizin gibi müptezel operasyon hesaplarına cevap yazmıyorum genellikle diye, değil kelimesi, harfinin bile aslı astarı olmayan iftiraları ortaya yazıp kafa bulandıracağınızı mı sanıyorsunuz?
Ailemin, uzak yakın hiçbir üyesi, bu köyü ya da bu aileyi hiçbir şekilde tanımaz, bilmez. Böyle bir köyün varlığından bu olayla haberdar olmuştur hepsi. Bugüne kadar bile hiçbir aile üyem Tavşantepe Köyü'nden bir tek kişi ile bile karşılaşmamış, tanışmamıştır. Ben kendim bile bu konuyla duruşmalar sonrasında ilgilenmeye başladığımda, Güran Ailesi onlara inandığım için mesaj yazarak arayıp teşekkür etmek istediği zaman, -bu sefil iddialarla ithamlarla muhatap olabileceğimi hesap ederek- kişisel telefonumdan telefon görüşmesi dahi yapmamıştım. TBMM'deki odamdan danışmanıma bağlatarak kısacık bir konuşma yapmıştım. Narin'in kayıp olduğu günlerde İl örgütümüzle Tavşantepe'ye gitmem dışında, ilk kez katledilmesinin birinci yılında, TBMM'de bir basın açıklaması yapıp ondan sonra köye gittim. Aileyle mahkeme dışında ilk kez orada adalet nöbetinde karşılaştım. Bu kadar da şeffaf her şey.
Arazi alım satımıyla hiçbir işi olmayan eğitimci, hukukçu, yazar üyeleri olan bir aileyiz. Avukatlık yapmakta olan bir kardeşim de yoktur. Hukukçu abim, yıllar evvel kurum avukatlığından emekli olmuştur. Serbest avukatlık -mesleğe başlamasının ilk bir iki yılı hariç- hiç yapmamıştır.
Bundan da öte, ailemin ne Diyarbakır'dan ne başka bir yerden "arazi" almışlığı yoktur. Araziyle bir işimiz olmamıştır. Diyarbakır ve civarında ya da Türkiye'nin hiçbir yerinde ne benim ne kardeşlerimin bir metre kare "arazimiz" yoktur.
Böyle bir şey basit bir tapu incelemesiyle zaten dakikasında ortaya çıkar, yalan olmasa bana niye sorasınız ki? Belgeyi çıkarır koyarsınız ortaya.
Aşağılıksınız. Bir insanın hiçbir çıkarı olmadan hak savunuculuğu yapacağını, bir milletvekilinin bir kimsesiz kadını, yavrusu katledilmiş yaralı bir anneyi sizin gibi çıyanların elinden kurtarmak için gerekirse her şeyi karşısına alabileceğini, o zavallı aklınız almıyor değil mi?
Bu iftiralarınızın aslı astarı olsa bugüne kadar üzerinde nasıl tepineceğinizi de herkes biliyor.
Bu yalanlar bu aileye yaptığınız her şeyin ne büyük, ne korkunç, ne vicdansız bir tuzak olduğunu da kanıtlıyor.
Allah bu masumlara yaptıklarınızı burnunuzdan getirsin, ondan önce de hukuk cezanızı verecek ama...
Sefil ruhlular sizi. Bu da size ilk ve son cevabım olsun.
İşi gücü bırakmış bu konuyla ilgileniyor demek de ne kolay, sadece X hesabımı inceleyen biri bile, dünyanın ve ülkenin her köşesinde bir dakika durmadan partimi en nitelikli biçimde temsil ettiğimi, çalıştığımı görür.
Defolun şimdi. Engelleniyoruz diye de ağlamayın sağda solda.
Kendi yaralı yurttaşını tuzağa düşüren makamlara karşı da bu ailenin masumiyetini savunacağız!
"Adalete erişemeyen bize başvursun" demediniz mi sayın @abakingurlek
Bakanlığınıza sizinle görüşebilmek umuduyla gelen Arif ve Baran Güran ile avukatlarının belirli bir birime başvuruya yönlendirildiğini bilmiyor musunuz?
Doğal olarak onlar da orada kendilerine gösterilen birime adalet taleplerini sözlü olarak ilettiler. Anlattıkları bir tutanağa geçirildi ve onlara imzalatıldı. Adalet talepleri bu şekilde kayda alındı.
Sonra adalet arayan yaralı aile üyelerinin ifade tutanağı, herkesin iyi bildiği iftiracı operasyon hesapları eliyle her yere yayıldı! Kim verdi bu tutanağı bu zalimlere Sayın Bakan?
Bakanlığınızın herkes için adalet seferberliği bu mu? Bu skandal süreç böyle mi devam edecek?
Size dert anlatmak için Bakanlığınıza gelen aile üyelerini, Bakanlık yetkilileri faili meçhul birimine yönlendirsin. Olayı oraya anlatın densin. Tutanak tutulsun, imzalatılsın. Sonra aile sanki olayı "Faili meçhule" kaydetmek istemiş gibi, "Skandal başvuru reddedildi" diyerek AKİT'ten TAKVİM'e A-Haber'den her yere asılsız haberler yayılsın. Yine saldırı başlasın.
Ailenin biz böyle bir başvuru yapmadık dediği şey budur. Doğruyu söylüyorlar. Onlar, evlatlarının katli olayı "Faili Meçhul" sayılsın mı dediler? Adalet talepleri manipüle edildi, o birime yönlendirildiler ve bu nedenle oraya anlattılar. Sonuç korkunç biçimde çarpıtıldı.
Bu aile iki yıldır katili, işbirlikçilerini ve işbirlikçi troll medyayı işaret ediyor. Duymayan kalmadı. Ne "faili meçhulü?" Nasıl böyle bir şey isterler? Tabii ki istemiyorlar.
Fakat bu zalimler ne istiyor bu aileden? Ne isteniyor bu yaralı aileden? Allah korkuları yok, anladık. Ama bu zalimlik daha ne kadar sürecek?
Gazetecilikle uzak yakın ilişkisi olmayan müfteriler yine şizoid yalanlarını, iftiralarını kanal kanal gezerek anlatmaya başlayacak. Bu cesareti nereden alıyor bunlar? Bu neyin paniği?
Bir anne, suçsuz günahsız bir anne, gencecik bir evlat diri diri kuyuya gömüldü. AK Parti adaleti bu mu? Bu zulmü partinizin en az yarısı artık biliyor. Ailenin suçsuz olduğunu biliyor.
Sayın Gürlek ya yanlış bilgilendiriliyorsunuz ya da bu adli vakada sahici bir hakikate ve adalete ulaşma kaygısı gütmüyorsunuz.
Diyarbakır milletvekili olarak, seçim bölgemde yaşanan bu zulmü anlatabilmek için defalarca defalarca randevu istedim sizden. Dosya ilettim. Herkesle görüştüm size ulaşamadım. Buradan da bu görüşme talebimi iletiyorum.
Bu insanların başına -bu zulümden başka- en ufak bir şey gelse, bunun sorumlusu kim olacak? Bunu size soruyorum.
Bu soruları da vicdanı olan herkese soruyorum:
Bu sosyal medya troll çöplüğünü, bu sorumsuz kes-yapıştır haberciliğini, bu konuyla ilgili en ufak bilgisi olmadan bu aileyi peşinen suçlu ilan eden devletlüleri kim yarattı?
Bu bahtsız aile bu Leviathan'dan nasıl kurtulacak?
Yine kim düğmeye bastı? 21 Ağustos'ta köydeki büyük katılımlı anma, Selahattin Demirtaş'ın mesajı, Faruk Bildirici'nin çalışması, Ayten Zara'nın ekibiyle çalışmaları, Gergerlioğlu'nun açıklamaları ve benim Meclis Araştırması isteyen önergem, adalet isteyen yurttaşların akın akın köye gitmesi, Büyükşehir Belediyemizin ailenin verdiği mevlide ve anmaya katkısı... Bütün bu çaba şer odaklarını yine harekete geçerdi.
Yeter!
Bu hukuksuz gidişat böyle devam edemez! Adalet bu değil. Adalet tesisi "güç savaşı, iktidar oyunu" değil!
#NarinveAilesiİçinAdalet istiyoruz.
Asla vazgeçmeyeceğiz!
@RTErdogan@EmineErdogan@AvOzlemZengin@abdulhamitgul@tugbaisikercan@mehmetucum@_cevdetyilmaz@aysebohurler@Kepoluasuna@oucuncu@MahinurOzdemir@Diyarbakirbaro@ihdgenelmerkez https://t.co/hecQggiMuy
Evet @OzlemGurses hanım
En değirlilerim özerine yemin ederemki bizde sizin gibi narinimize ne oldu soruyoruz.
Mademki Nevzat Bahtiyar yapmadıysa bize bunu neden kanıtlamıyorlar.
Hangi hukuk siteminde bukadar olay örgüsünü değiştiren kişi kale alınmış neden bu adama inanılıyor
🔹Rojin Kabaiş, Gülistan Doku, Narin Güran…
🔹Yürütülen soruşturmalarda neler eksik bırakılıyor?
🔹Ölümlerle ilgili soru işaretleri neden giderilmiyor?
🗣️Hilal Yağız soruyor; Türkiye İnsan Hakları Vakfı Y.K. Üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı yanıtlıyor
⏱️Hilal Yağız ile #ÖneÇıkanlar 14.00’te İlke TV’de
@hilalinzraporu@SKorurFincanci
Narin Güran cinayeti soruşturmasında yaşanan vahim ihmaller ortadadır. Soruşturmanın ilk günlerinde alınması gereken askeri üs bölgesi kamera kayıtlarının alınmaması, delillerin karartılmasına göz yumulması ve jandarma ile adli makamların zafiyetleri açıkça görülmesine rağmen bu ihmallerin üzerine gidilmemektedir. Gerçek faillerin ve sorumluların yargı önüne çıkarılması gerekirken, kamuoyunu yönlendirmeye yönelik belgesellerle ve linç kampanyalarıyla süreç asıl mecrasından saptırılmaktadır. İktidara yakın hukukçuların ve siyasi isimlerin bile tepkisini çeken bu ciddiyetsizlik, adaletin tesisini engellemektedir.
@pasaaklikontes@OzlemGurses Allah senin ciğerini patlasın.
Biz nerden bilecez bir alçk patikanın başında yiyenimizi bekliyecek.
İşte siz zavalısınız kendi gözünüzle gürmediğiniz olaya gürmüş gibi davranmanız zatane allah sizin brlanızı vercek ..
Şeytantepe belgeselli için Jandarma tam 4 ay sonra, şimdi suç duyurusunda bulunuyorsa o rezil soruşturmadan rahatsız olan ve üstüne gidilmesini isteyen birileri var demektir ve ihtimal, soruşturma vesilesiyle kelle(ler) alınmak istenmiştir
Narin Güran cinayeti, esasen Türkiye'nin adli kolluk teşkilatının kurulmasına hava gibi su gibi muhtaç olduğunu da ortaya koymaktadır
@pasaaklikontes@OzlemGurses Ailemizin yaptığına dahil tek bir delil sunsana .
Hade ordan kansız sen kimsinki narin senin narin olcak hadsiz ..
sen bize iftira atıyor sun sen kalbi mühürlenmiş zavallı bir sin.
Dilerim alahtan kan kusar bedeninden hayır gürmeyesin inşllah
‼️Şeytantepe belgeselini izledim, kanım dondu!
Olayı izlerken şu sorular insanın aklını kemiriyor!
📌Bölgeye giden haberciler neden Kürtçe bilmez ağıtları ve normal konuşmaları nasıl suç itirafı gibi sunar?
📌Kameralar yokmuş gibi davranıp cinli çubuklarla arama yapmak kolluk kuvvetlerinde, hangi akla sığar?
📌Medya bu vahşeti neden günlerce magazin dedikodusuna çevirdi? Reyting adaletten daha mı tatlı geldi?
📌İşin yargı ve kolluk tarafı ise daha vahim! Mahkeme böylesi kritik bir dosyada bilirkişi heyetini neden huzura çağırıp dinlemez?
📌Kolluk Nevzat Bahtiyar’ı neden bu kadar özenle korudu, asıl motivasyonları neydi?
📌Yargı gerçekten bağımsız mı, yoksa kamuoyu sadece yaratılan algıları mı izliyor?
📌📌Ve en önemlisi adalet gerçekten bir gün tecelli edecek mi?
Herkes kendine bir sorsun lütfen.
Ekranda gördüğünüz bu topluluk aksini ispat eden bir sürü delil ortaya çıkmasına rağmen neden canhıraş bir şekilde ailenin kendi çocuklarını öldürdüğüne inanmak istiyor ve toplumuda buna inandırmak istiyor?
Belgesel sonrası toplumda değişen algı ile birlikte 2 yıl boyunca yaptıkları manipülasyonların etkisinin kırılması korkusu olabilir mi?
Yeniden davanın ilk günlerine dönmüş gibiyiz, trol orduları dahil topyekün düğmeye basılmış durumda…
Bu dava kamu vicdanını rahatlatacak şekilde; medya maymunlarının manipülasyonlarından uzak yeniden ele alınmadıkça o yaralı anneyi kör zindanda yalnız bırakmayacağız.
Allah büyük…
Şeytantepe belgeselinde söylediklerimin ve başta Narin Güran ile Rojin Kabaiş davaları olmak üzere, Ergenekon sürecinden bu yana altına imza attığım tüm raporların dimdik arkasındayım.
Kumpasçılara, örtbasçılara ve devlet içindeki paralel yapılanmalara karşı mücadelem sürecek. Gerçek ortaya çıkana, adalet yerini bulana kadar.
Narin Güran cinayetinde ailenin, davanın “faili meçhul” kapsamında yeniden ele alınması yönündeki başvurusu reddedildi.
Bu gelişme, #Rojin dosyasında ortaya çıkan yeni bulgularla birlikte düşünüldüğünde, ülkemizde yaşanan adalet sorununu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor:
Bir dosyada, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılmadığına ilişkin tartışmalar sürerken “yeni delil yok” denilerek yeniden inceleme talebi reddediliyor.
Başka bir dosyada ise, yıllar sonra ortaya çıkan yeni bulgular, şu soruyu gündeme getiriyor:
“Bu ihtimaller neden ilk günden araştırılmadı?” 🇹🇷
---
#NarinGüran cinayetinde gerekçe şu:
Mahkeme karar verdi ve dosyanın yeniden değerlendirilmesini gerektirecek yeni bir delile ulaşılamadı.
Ama asıl soru bazen şudur:
Yeni delilin ortaya çıkmasını beklemek mi gerekir, yoksa eldeki delillerin gerçekten eksiksiz ve doğru değerlendirilip değerlendirilmediğini yeniden sorgulamak mı?
Bir dosyada hüküm verilmiş olması, ailelerin ve kamuoyunun bütün soru işaretlerinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Elbette kesinleşmiş yargı kararlarının hukukta bir karşılığı vardır. Ancak gerçekten yeni ve hükmü değiştirebilecek nitelikte delil ya da bulgular ortaya çıktığında, dosyanın yeniden ele alınmasının hukuki yolları da vardır.
Bu nedenle #NarinGüran dosyasında tartışılması ve cevaplanması gereken yalnızca “Yeni delil var mı, yok mu?” sorusu değildir.
Asıl cevaplanması gereken soru şudur: Ailenin ileri sürdüğü yeni iddia ve bulgular, yeniden değerlendirme için niçin yeterli görülmemiştir?
Adalet, yalnızca dosyanın kapağını kapatmakla güçlenmez.
#Adalet; ortaya çıkan her ciddi şüpheyi, her yeni bulguyu ve her makul soruyu hukuk içinde, ikna edici biçimde cevaplayabilmekle güçlenir.
@emrullaherdinc Bey,
Ailenin Adalet Bakanı ile görüşme talebi olmuş, Bakanlık tarafından Faili Meçhul Suçları Araştırma Birimine yönlendirilmiş ve oradaki yetkililerle bir toplantı gerçekleştirmiştir. Yetkililer ailenin ne anlatmak ve ne talep etmek istediğini dinlemiş, notlarını almışlardır. Bu görüşmelerin yapılmış olması, Narin dosyasının Faili Meçhul Birimi’ne resmi olarak taşındığı ya da aile tarafından bu yönde resmi başvuru yapıldığı anlamına gelmez. Zaten bizim itirazımız da görüşmelerin yapılmış olmasına değil, bu görüşme notlarının resmi başvuru gibi sunulmasına yöneliktir. Zaten Narin'i katledeni biliyoruz, hatta bağıyoruz. Faili meçhul olarak başvurmak bizi kendimizle çelişkiye düşürür.
Narin için adalet arıyoruz evet, ailesi için de Tavşantepe halkı içinde adalet istiyoruz evet. Tüm köy halkı özellikle çocuklar için artık insanca bir hayat istiyoruz.
Bu köyün ve insanlarının yaşadıklarına ilişkin gerçekler çok fazla. Biz de bunları anlatmaya ve kamuoyunun görmesini sağlamaya hazırız.
Bu nedenle sizi de bir gazeteci olarak, yalnızca tartışmanın işinize gelen ya da gelmeyen kısmına değil, bütün gerçeğe bakmaya davet ediyorum.Sizin toplantı notları olarak paylaştığınız belgeleri bir resmi başvuru gibi kamuoyuna aktarırken bu tür ayrımı yapabilmeniz gerekirdi.
Sizden önce bir insan ve bir psikolog olarak çok rica ediyorum. Lütfen Narin, ailesi ve köy halkı hakkında yazılarınızla, zaten derinleşmiş olan travmaları daha da ağırlaştırmayın. Orada yüzlerce çocuk var. Onların her biri okulda, sokakta, sosyal çevrelerinde inanılmaz, hunharca zorbalıklarla maruz kalıp bu yükü taşımak zorunda kaldılar, hala da kalıyorlar.
Bu çocukların masumiyetine, onuruna ve geleceğine saygı duyarak yazmak hepimizin sorumluluğudur. Narin için adalet ararken başka çocukların, insanların hayatlarını enkaza çevirmek ne tür bir adalet anlayışıdır bunu konuşalım, yazalım. İşte tatışılması gereken budur. "Tavşantepe" Şeytantepe yapıldı, sizlerin de sorumluluğu büyük. Bu sorumluluğu almanız dileğiyle.
Dinmesi gereken zulüm, hız kesmeden ve artarak devam ediyor.
Haklarında iade-i itibar yapılması gereken bir aileye karşı her gün yeni bir itibar suikastı gerçekleştirilmeye devam ediliyor.
Korkarız ki bütün bu yaşananlar karşısındaki sessizliğimiz ve suskunluğumuz sebebiyle Allah’ın gazabına müstahak olacağız.
@ankara_kusu Söveyla güran kim
Söveyla özkan annem olur ama hayatı boyunca ankara ya gitmedi
Ve baran konuşmasında biz gürüştük dedi inkar eden yoki ?
Onlar ozaman bile dedi biz faili meşur dosyalara bakıyoruz.
Genel kurutaya başvurun
Anayasa ya başvurun
Bizim başvuru dilekçemizi paylaş