Bu gece Eşel Mobil uygulamasının kaldırılmasıyla akaryakıta yeni bir zam dalgası daha geliyor.
Tablo çok net: Bir tarafta 100 liraya bir litre benzin almakta zorlananlar, diğer yanda 100 liraya aldığı hisse senedini 4 bin liraya çıkararak köşeyi dönenler var!
İktidara açık çağrımızdır:
Oluşan ekonomik enkazın bedelini; vatandaşın sırtına vergi yükü bindirerek, milletin cebine el uzatarak kapatmaktan vazgeçin.
Kaynağı alın teriyle geçinmeye çalışan dar gelirlinin cebinde değil; milyarlarca lirayı buharlaştıran fon vurguncularında, borsa oyunlarıyla servetine servet katanlarda arayın!
Vatandaşı enflasyona ezdirmemek için akaryakıtta Eşel Mobil sistemi mutlaka devam etmelidir!
"Hiçbir şey yapmasalardı, enkaz devraldık dedikleri dönemdeki şartları muhafaza etmiş olsalardı, bugün en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı."
@mahmutarikansp
Asker çekmeyi ‘çekilmek’ olarak satan ekran gülleri, ABDnin tüm kurumlarıyla Irak’ın damarlarına yerleştiğini gayet iyi biliyorlar. En önemlisi Irak petrolleri FED üzerinden yönetiliyor. Kim nereden çekilmiş! 2003’den beri Irak’ın damarlarındaki kan çekiliyor!
Samsun'da marketten kahvaltılık çalan 49 yaşındaki şahıs gözaltına alınmış.
Bu adam üç kuruşluk çaldığını iade etse bile bu adama af yok!
Kelepçe ve teşhir de cabası!
AK Partili eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, yaklaşık 4 ayda 2 milyar TL kâr etmiş!
Aynı parayı, tek kuruş harcamadan kazanmak için:
• Asgari ücretli: yaklaşık 6.000 yıl
• En düşük aylığı alan emekli: yaklaşık 7.100 yıl
• Öğretmen: yaklaşık 2.000 yıl
• Memur: yaklaşık 2.300 yıl
• Profesör: yaklaşık 1.100 yıl
• Uzman doktor: yaklaşık 980 yıl çalışmalı.
Emekliye, YOK!
Emekçiye, YOK!
Kademeliye, YOK!
Asgari ücretliye, YOK!
Köylüye, çiftçiye, YOK!
Atama bekleyene, YOK!
Soyana VAR, millete YOK!
Filmin sonu FON olsun,
Bu hortumlar SON olsun!
FON krizi SON kriziniz olsun!
“Ekonomi Yüzyılı”nda yüzyılın dolandırıcılığı yaşanıyor.
Bu dolandırıcılık, “organize işler” kapsamındadır.
“Sazan Sarmalı”na alınan ise devlet değil vatandaşlardır.
Borsa İstanbul'daki değer kaybı 3 trilyon lirayı aştı.
Fonlardan hortumlanan ise 1 trilyon lira. Bunun 400 milyar lirasının yabancı yatırımcı görünümüyle legal yollarla yurt dışına çıkarıldığı iddiaları doğru mu?
“İçeri”den yardım almadan bu kadar pervasız olmaları, “yukarılar”dan himaye görmeden bu kadar servet yapmaları mümkün değildir.
Bu soygunun siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek?
Birkaç yandaş aileyi ifşa etmekle bu hesap kapanmaz.
“Sayın Cumhurbaşkanı çok öfkeli” demekle sorumluluk bitiyor mu?!
Devlet Denetleme Kurulu harekete geçirilecekmiş.
Sermaye Piyasası Kurulu’ndan hesap sorulacakmış.
Kimsenin yaptığı yanına kalmayacakmış!
…mış …mış …mış
İyi de bunlar zaten dolandırılmadan önce yapılması gereken “rutin işler” değil miydi?
Bu vurgunun hesabını en kararlı şekilde biz soracağız. Dudak uçuklatan rakamların peşini bırakmayacağız!
Atı alan Üsküdar’ı geçti. Sorumlular sahilde ıslık çalıyor.
İYİ Partili Turhan Çömez'in bir kez daha akıllara gelen tespiti:
"Bunlar dine o kadar büyük zarar verdiler ki 5 vakit namaz kılıp 3 vakit rüşvet alınan bir anlayış türettiler.
Besmele çekilerek haram yenilen bir anlayış türettiler. Yönetim anlayışına bakarak insanlar kendi inançlarını sorgulamaya başladılar."