BİZ ÇOKTAN UYANDIK, HERKES AMA HERKES ARTIK KOMPLE KONULARA BİLFİİL HAKİM! BİZ ÇOKTAN UYANDIK DA, MUHALEFET PARTİLERİ ARKAMIZDAN ÇOK YAVAŞ GELİYOR!!!
#hükümetistifa
Yeni açılım başlamadan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ın 'CHP ve Kürt siyasetinden uzaklaşamayan bir sol, sol değildir.' çıkışı ve TKP'nin sürece tavrı soldaki PKK etkisini kırdı. TKP'ye farklı kesimlerden takdir ve ilgi kazandırdı. 2 sene sonra Erkan Baş'tan DEM çıkışı geldi..
İTTİHADUL ULEMA'nın Genel Başkanı Enver Kılıçaslan. Kılıçaslan, 2000 yılında domuz bağlı cinayetleri ile bilinen Hizbullah'a yönelik operasyonda tutuklanmıştı. Kılıçarslan, Şubat 2000’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “örgüt üyeliği” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. https://t.co/bL6GbaUrxo
Okuyan’dan NATO anketi değerlendirmesi: ‘Düzen partilerinin bir eseri, bu gidişat tersine çevrilmeli’
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Ank-Ar’ın NATO araştırmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede düzen partilerine işaret etti. Okuyan, Türkiye’de NATO’culuğun meşrulaşmasının sorumlusunun sağdan sola düzen siyaseti olduğunu belirterek “Bazı konularda uzlaşma olmaz” dedi.
https://t.co/PSWyWe13ZD
Erkan Baş'ın ikircikli açıklamasını olumlu karşılayan TİP'liler görüyorum. Beklentiyi anlasam da hayal kırıklığına hazır olun derim. TİP DEM'e göbekten bağlı. TKP'den bu bağ için koptu. Hatadan dönerse ne ala ama dönmeyeceği açıklamayı düzeltmesinden belli.
Sosyal demokrasi kâğıttan demokrasi. Bu kirlenmişlik ve korkaklıkla CHP'de ne tüzük bıraktılar ne büzük. Laf değil hareket isteyen halkın da gerisindeler. Halk bu korkak ve çürük siyasetçilere yol vermedikçe bu kağıttan demokratlar halkın yakasından düşmeyecek.
Türk Milletine İhanet : Yeni Anayasa ve Federasyon Tuzağı!
@haricitr ile yaptığımız yayını izleyin: https://t.co/tSSU1wJGTY
Harici’de hem iktidarın hem de sahte muhalefetin söylem birliklerini, önümüze getirilmek istenen yeni anayasa paketinin arka planını ve Türkiye'yi bekleyen federasyon tehlikesini masaya yatırdık.
"Türkiye gerçekten bir sarmalın içinde ve bu planlar çok önceden planlanmış oyunların ilmekleri..."
❓ Sahte muhalefet, gerçek muhalefeti perdeleyerek milletle aydınlar arasına nasıl bir kama sokuyor?
❓ David Phillips ve Tom Barack projelerinin ortak hedefi olan "Federe Türkiye" anayasası kapıda mı?
❓ Trump’ın sosyal medyasından paylaştığı "Ortadoğu Birleşik Devletleri" haritasında Diyarbakır’ın üzerindeki yıldızlar ne anlama geliyor?
"Tek kişi bile kalsak ses çıkarmak ve bu genetik hafızayı uyandırmak zorundayız."
Ormanı talan edip mermer çıkaracak
Çevre Bakanlığı, COP31’e ev sahipliği yapacak Antalya’da tamamı ormanlık alanda planlanan mermer ocağı için onay verdi. Proje dosyasında Pınarcık Deresi’nin kirlenme riski yer alırken kaç ağacın kesileceği açıklanmadı
https://t.co/sMzWZk174p
Edirne’de haklarını alamadıkları için 25 gündür direnen ve kendilerini yer altına kapatarak açlık grevine başlayan
Özşen Madencilik işçileri ile iletişim kesildi.
Sendika, şirketin internet ve telefon hattını kestiğini söyledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Bey, Abalıoğlu Lezita işçilerinin yürüttüğü, 7 Mart 2024 tarihinden başlayarak tam 446 gün süren grev ve direniş hakkında ne bir söz söylemişti ne de kılını kıpırdatmıştı, değil mi?
Tahmin edeceğiniz üzere, onun kutsal devlet geleneğinde işçilerin hakkını hukukunu savunmak gibi bir prensip bulunmuyor. Müsavat Bey'in "Türk devlet geleneği" diye sahip çıktığı hukuk, burjuva hukukudur. Mülkiyet hakkı dediği de üretim araçlarının özel mülkiyetidir; bu da açıkça hırsızlıktır.
Yani Müsavat Bey, kendi siyasi çizgisinden bekleneceği gibi hırsızlığa kutsiyet atfetmektedir. Ne zaman hırsızların bir yerleri ağrıyacak olsa Müsavat Bey havaya zıplamaktadır.
Sizin savunduğunuz serbest piyasa sisteminin bir öyle bir böyle sonuçlarını yaşıyoruz işte Beyefendi. Vatandaşın ucuz gıdaya ulaşmasının yolu sermayenin "mülkiyet hakkı"na sahip çıkmaktan değil, üretim araçlarının devletleştirilmesinden geçiyor.
Bir düzen siyasetçisi bir başkasını yolsuzlukla suçladığında aklıma hep aynı şey geliyor: "İlk taşı günahsız olan atsın." Yolsuz olmak zorunda olan bu düzende yolsuzluk "minima culpa." Sömürü, eşitsizlik, yoksulluk, bu dünyada milyarderler varken açlık... Bunların hepsi yasal.
CHP içinde AKP eliyle yaratılan taraflaşmanın bir uzlaşma ile sonuçlanmasını bekleyenler, bu uzlaşma çabalarının hiçbir karşılığı olmadığını herhalde gördüler. “İki parti var artık” demiştik. Karşılığı olmayan uzlaşma çabaları, çeşitli nedenlerle taraf olmakta zorlananların zaman kazanma arayışından başka bir anlam ifade etmiyordu.
Etmiyordu çünkü “butlan” konusunda Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikincil bir rolü vardı. İnisiyatif iktidarın elinde. İktidarın “Özel’i İmamoğlu’ndan ayırma” planı butlan hamlesi öncesinde kaldı. Bu plan işleseydi dahi CHP’de bir “uzlaşma” olmayacaktı.
Şimdi ise CHP’yi mümkün olduğunca paralize etme, kilitleme, yönetilemez hale getirmeye dönük bir plan işliyor. CHP’li belediyelere dönük operasyonların hızlanacağı ve yenilerinin ekleneceği belliydi. Ancak bütün bunlar Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin “lideri” yapmaya yetmez. Bunun imkansızlığı ortaya çıktı.
İktidarın CHP’yi yönetilemez hale getirmesinin tek başına AKP’yi rahatlatmayacağı da ortada. Hayat pahalılığı AKP tabanını da ciddi ölçülerde hırpalıyor. Ayrıca seçme ve seçilme hakkına dönük müdahalelerin Türkiye’de çok geniş bir kesimde “rahatsızlık” uyandırdığı görülüyor.
Dolu dizgin Amerikancı-NATO’cu bir eksene yerleşen, Karadeniz’de tehlikeli işlere kalkışan, İsrail’i rahatlatan bölgesel düzenlemelere yeşil ışık yakan, yurttaşların çok büyük bölümünü sürdürülemez bir yoksulluğa mahkum eden bir iktidarın kendi tabanı dahil bütün toplumda inandırıcılığının sorgulandığı bir dönemdeyiz. AKP açısından günü kurtarmanın tek yolu CHP’nin operasyonlarla, dedikodularla tartışılmasını sağlamak ve yukarıdaki gündemleri geçiştirmektir.
Bunun da büyük riskleri var. Çünkü iktidar oyun kuramıyor. AKP toplumu bıraktım, kendi kemik tabanını dahi hiç heyecanlandıramaz hale geldi. Yeni Anayasa konusu da benzer biçimde. Eğer dışarı sızan haberler doğruysa, AKP’nin düşündüğü Anayasal değişiklikler iktidarı ciddi ve yeni bir yönetme krizi ile karşı karşıya bırakır.
Bütün bunlar olurken, CHP’nin içinde dönük müdahale ile sınırlanmış bir mücadele hattının başarılı olma şansı yok. Bunu söylediğimizde kızılıyor. Kızsınlar ama düşünsünler. Bütün güçlerin CHP’de Özel ve ekibinin arkasında hizalanması siyasal, ideolojik ve sınıfsal meseleleri bir yana koyduğumuzda bile, iktidarla mücadele açısından da başarısızlığa mahkum bir yaklaşım.
Orada kurulan bir set, baraj su tutmaz. Mümkün değil.
En yalın gerçek yoksulluk, açlık ve adetsizlik. Yoksulluk sadece paranın olmaması değildir. İnsanın kendi hayatı üzerindeki kontrolünü kaybetmesidir. En yalın haliyle yoksulluk yarını planlama lüksünün elinden alınmasıdır. Yoksul insan sadece bugünü hayatta kalarak atlatmaya programlanır. Maddi imkânsızlık bireyi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürekli birilerine veya sisteme bağımlı hale getirir. Bu bağımlılık ise özgürlüğü ve iradeyi zedeler boyun eğiririr. Eğer yoksulluk ve açlık varsa orada kaçınılmaz olarak bir adaletsizlik vardır.
Kemal Okuyan: Sermaye sınıfı ülkede olup bitenlerin baş sorumlusu, 'aynı gemideyiz’ edebiyatı reddedilmeli
📍AKP'nin Türkiye kapitalizminin motor gücü Koç Grubu'na dokunamayacağını vurgulayan TKP Genel Sekreteri Okuyan Türkiye'de muhalefet ve sol adına bazı sermaye gruplarından medet umulduğuna dikkat çekti, "Sermaye sınıfı bugün ülkede olup bitenlerin baş sorumlusu" dedi.
📍İktidarın NATO Zirvesi için Ankara'da kuş uçurtmama niyetine dair de konuşan Okuyan "Gıkı çıkmayan bir ülke istiyorlar. Bu onursuzluğu kabul etmez bu halk" dedi, TKP'nin düzenleyeceği mitinge işaret etti.
https://t.co/AbLqeWPvc0
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin (@THalkMeclisi) öncülüğünde 2026 Cumhuriyetçiler Kurultayı'nda; "Cumhuriyetçilerin birliği; Cumhurbaşkanlığı seçimi de dâhil olmak üzere siyasete müdahalelerde bulunarak ve cumhuriyetçiliği güçlü bir seçenek olarak örgütleyerek inşa edilebilir" kararı alındı.
@Muhabir_Urkmez’in haberi
Bu irade, çok önemli. Hatta en önemli irade... Laik, antiemperyalist, kamucu, plancı bir irade... Bu toplantı bir umuttur.
Kemal Okuyan: Toplumsal muhalefeti Koç Holding'in önünde önünü ilikleyenlere teslim edemeyiz
https://t.co/LpNXWHgT4y