MÜHF-Ankara Barosu-Avukat-
2018/2021 Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi-
2022 /2024 TÜRAVAK Genel Sekreteri
Mozaik, Vitray, Fenerbahçe ve Barış sevdalısı
Bugün açıklanan 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı merkezî yerleştirme işlemleri sonuçlarının katılan adaylara hayırlı olmasını diliyorum. Yerleştirme sonuçları istediği gibi gelen adaylara da hayal kırıklığına uğrayanlara da hayattaki başarılarının bu sınava indirgenemeyeceğini de hatırlatmak isterim.
Başvuru kılavuzu kapsamında, kontenjanlar açıklandığında da vurguladığım üzere, Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) ve Baroların hukuk fakültesi eğitiminde yaşanan sorunları doğru ve ��özüm odaklı şekilde ilgili kurum ve kuruluşlara aktarması ve alınan kararların fikr-i takibinin etkin şekilde yapılması sonucunda, lisans düzeyindeki hukuk öğrenimi alanında büyük bir dönüşüm gerçekleşmiştir.
2021 yılı sonundan itibaren yeni bir hukuk fakültesi açılmamasıyla gösterilmeye başlanan irade; ikinci öğretimlerin kapatılması, adalet meslek yüksekokullarının kapatılması ve HMGS’nin etkin şekilde uygulanmasıyla devam etmiş; hukuk fakülteleri için başarı sıralamasının 100 bine yükseltilmesi ve kontenjanların önemli ölçüde sınırlandırılmasıyla gözle görülür sonuçlar üretmeye başlamıştır.
2021 yılında yaklaşık 16-17 binlerde seyreden hukuk fakültesi kontenjanları kademeli olarak azalmış ve son olarak 8 binler düzeyine düşmüştür. Bu tablo yalnızca avukatlık mesleğinin geleceği ve savunma hakkı için değil, adil yargılanma hakkı ve hukuk düzenimiz açısından daha geniş bir perspektiften olumlu etkiler yaratacaktır. Bunu önümüzdeki yıllarda daha da net göreceğimize inanıyorum.
Öte yandan, TBB ve Barolar olarak başarı puanı sıralamasının kademeli olarak 75 bine ve 50 bine yükseltilmesi ve hukuk fakülteleri için akreditasyon uygulamasının hayata geçirilmesi talebimizin önemi de bir kez daha ortaya çıkmıştır. Esasen, başarı puanı sıralamasının 100 bine yükseltilmesi önemli bir adım olmakla birlikte yeterli olmadığı da anlaşılmıştır. Zira açıklanan sonuçlara göre devlet üniversiteleri bakımından hukuk fakültelerine yerleştirmede başarı sıralaması 30 binin üstünde (29.860) iken, vakıf üniversitelerinde 100 bin olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca vakıf üniversitelerine yerleşen öğrenciler bakımından aynı bölüm içerisinde puan farkı en fazla olan bölüm de hukuk fakülteleri olmuştur. Bu durum; hakkaniyete uygun görünmediği gibi, eşit nitelikte hukuk eğitimi verilmesinin önünde de bir engeldir. Başarı sıralamasının artırılması hakkaniyete aykırı bu görüntüyü giderecek, akreditasyon ise hukuk eğitimindeki niteliğin standart hâle gelmesini sağlayacaktır. Bu çok önem verdiğimiz iki konunun da hayata geçmesi için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle, geleceğin hukukçuları olacak meslektaşlarıma başarılar diliyorum. Tüm çabamız, onların daha nitelikli bir hukuk eğitimi alması ve ülkemizde hukuk devletinin eksiksiz olarak tesisi içindir.
Birliğimizin ve Barolarımızın ısrarlı talepleri doğrultusunda;
•2021 yılından itibaren yeni hukuk fakültesi açılmadı.
•Hukuk fakültelerinde ikinci öğretimler kapatıldı.
•Adalet meslek yüksekokullarından hukuk fakültelerine dikey geçişe son verildi.
•HMGS etkin şekilde uygulanmaya başlandı.
•Bu sene ilk defa hukuk fakülteleri için 125 bin olan başarı puanı sıralaması 100 bine yükseltildi.
•Bir önceki sene devlet üniversitelerinde yapılan yaklaşık %30 kontenjan daraltılmasına, bu sene vakıf üniversiteleri kontenjanlarında %28 oranında daraltmaya gidilmesi eklendi.
Bu şekilde uzun yıllardır devam eden orantısız artışın önüne geçilmesi bakımından önemli gelişmelerin hayata geçtiğini ifade edebiliriz.
Bu aşamadan sonraki talebimiz, başarı puanı sıralamasının kademeli olarak 75 bine ve 50 bine yükseltilmesi ve hukuk fakültelerine akreditasyon zorunluluğu getirilmesi. İhtiyaca göre kontenjan belirlenmesi ile bu unsurların birlikte hayata geçmesi nitelik ve nicelik sorununa tam anlamıyla çözüm getirecektir.
Anayasa Mahkemesi, Tayfun Kahraman hakkında tekrar hak ihlali kararı vererek, ilk kararının yerine getirilmemesini bireysel başvuru hakkının ihlali olarak kabul etti.
Mahkemenin takdir yetkisi denilerek geçiştirilemeyecek bu hukuksuzluk sarmalının son bulması ve kararın uygulanarak yeniden yargılama sürecinin başlatılması “Anayasal Devlet” ilkesi bakımından zaruridir. Aksi durum Can Atalay dosyası süreci ile birlikte değerlendirildiğinde bireysel başvuru sisteminin de iflası anlamına gelecektir.
Keyfi uygulamaların engellenebilmesi bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını aynı zamanda disiplinel işlem yürütmesi bakımından Hakimler ve Savcılar Kurulu’na iletmesi gerekmektedir. Zira ilk kararı uygulamayan hakimlerin disiplin suçu işleyerek hak ihlaline sebebiyet verdikleri bu kararla tekrar sabit olmuştur.
Hedef alınan yalnızca Av. Mehmet Pehlivan değil, savunma makamının kendisidir.
Bu saldırı, yalnızca bir meslektaşımıza değil, hepimize yöneliktir. Hiç kimse şunu unutmasın: Savunma tarihi boyunca baskılara boyun eğmedi, bugün de eğmeyecek.
“SAVUNMAYI SAVUNMAK” İÇİN BULUŞUYORUZ
Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın, yalnızca avukatlık faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanması; yargının kurucu unsuru savunmayı işlevsiz hale getirme girişimidir.
Halkın hak arama özgürlüğünün sesi olan avukatlar, örgütlü gücümüz Barolar ve Türkiye Barolar Birliği olarak “Savunmaya Özgürlük” talebimizi dile getirmek için Çağlayan Adliyesi’nde buluşuyoruz.
Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.
🗓 23 Haziran 2025 Pazartesi
⏰ 13.00
📍 İstanbul Çağlayan Adliyesi
🚶Çağlayan Adliyesi'nden İstanbul Barosu’na yürüyüş
#SavunmayıSavunuyoruz
@MilasBelediyesi gösteriyor..dolayısıyla milas merkez duzenli ve temiz evet ama insanlar sadece merkezde yasamlarini surdurmuyorlar..mahallelerin, yazin gelen ve sehir ekinomisine cok buyuk oranda destek olan tatilcilerin ihtiyaclarinin gozetilmesi gerekiyor
@MilasBelediyesi Kıyıkışlacık mahallesiyle hiç ilgilenmiyorsunuz..her yer pis ve duzensiz.cennet olabilecek bir sahil yerleskesini bu kadar bakımsız bırakmak anlaşılabilir değil..zeytinlikuyu plaji bayramı bakımsız şemsiyesiz çok kirli vaziyette geçirdi buradaki düzensiz ve seyyar ticarethaneler+
@MilasBelediyesi Kirlilik yaratıyor hem görsel hem fiziksel..cocuklarin saglikli bir ortamda tatil yapabilmeleri (ayaklarina kirik camlar batmadan dikenler ve otlardan temizlenmis) ve burada yasayan guzel hayvanların barinabilecekleri alanların sağlanmaması sosyal belediyeciliğin gelişmediğini +