Bu devletin en liyakatli evlatlarından biri olan, tanımakla iftihar ettiğim Kadriye Kasapoğlu, iki kez gözaltına alındı. 4'er günden 8 gün ağır koşullarda evinden ayrı kaldı. Devamında tutuklandı. Bakımına ihtiyaç duyan evladından 11 ay uzak kaldı. Bugün tahliyesinin ardından tutuksuz savunmasını yaptı. Silivri'deki tarihi savunmanın özellikle son bölümü herkes tarafından okunmalı...
Kadriye Kasapoğlu:
"20 yıllık devlet memuru Kadriye Kasaoğlu: İlk gözaltına alındıktan sonra 13 yaşında o zaman, bugün 14 yaşında olan oğlumla yaşadığı travma sebebiyle birlikte uyumaya başladık. Aradan tam bir ay geçti ve yine bir ev dolusu polisle oğlumun koynundan alındım bu sefer. Ve evden çıktığım, oğlumu tek başına 13 yaşındaki çocuğu evde bıraktığım eve yaklaşık 11 ay sonra dönebildim. Bu çocuğumun eğitim hayatındaki en eşik yılı olan LGS dönemini şu anda telafi edemiyoruz. Anne yoksunluğunu yaşadığı, anne yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Annesinin yaşatılan hukuk yoksunluğunu telafi edemiyoruz.
Sayın Başkanım, ben devlet kurumlarından başka bir yerde çalışmadım iş yaşamım boyunca ve devlet kurumlarındaki saygınlığı, hassasiyeti, sorumluluğu en derinlerinde yaşayan biriyim. Bize de şöyle öğretildi: "Devlet anneyi korur, devlet çocuğu korur, devlet kadınını korur, devlet kendisine 20 yıl pırıl pırıl hizmet etmiş pırıl pırıl bir memurunu korur."
Ben dünyanın en çalışkan Özel Kalem Müdürü olduğumu iddia ediyorum. Çünkü böyle iddialarınız yoksa da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışamazsınız. Ama tüm bunlara rağmen size güvenmek istiyorum Sayın Başkanım; sizin haklının hakkını haklıya vereceğinize dair içimde bir umut besliyorum.
Savunmam bu kadar kısa ama haklılığım 4000 sayfa kadar, iddianameniz kadar eder. Dolayısıyla bu çok güvendiğim dağlar kadar haklılığım, Türkiye Cumhuriyeti Devlet'inin bir hukuk devleti olmasına olan kalan inancım, sizin vicdanınız ve istisnasız her gece dua ettiğim ilahi adaletle beraatimi, adli kontrolümün kaldırılmasını ve arkamda oturan kadın arkadaşlarımın bir an önce evlatlarına ve ailelerine kavuşmasını diliyorum, istiyorum"...
Günaydın☀️ Kodese tıktıkları, küçücük pencereden gelecek ışığa hasret kalan insanların İstanbul'a kazandırdığı cennet Atatürk Kent Ormanı🏃🏻♂️ Metroyla içine gidiilen şehrin en güzel açık hava spor salonu. İBB kazanılmasaydı muhtemelen mezbelelik olarak kalacak, ranta açılıp koca koca binalar dikilecekti.
Bir gün bile “Gülistan nerede?” demekten geri durmayan. Neredeyse 7 yıl boyunca her gün bu karanlık aydınlansın diye haykıran Aygül Doku’nun yüreğinden öpüyorum.
Mücadele etti ve başarmak üzere; yalnız bırakmayalım.
Yusuf Tekin’in istifasını istiyoruz. Etmezse, azlini talep ediyoruz❗️Yeter artık, salt şeriat peşinde koşan bu adamın çağdaş pedagojisi sıfır, makam liyakatının yetersiz olduğu çok açık.
İBB özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu da tahliye oldu.
Peki, Kadriye hanım ile savcı arasında geçen diyalogu hatırlıyor musunuz?
Savcı : 2023’te ikinci el bir araç almışsınız. Bu araç 2022 yılında yurt dışına giriş çıkış yapmış. Neden?
KK: Ne bileyim. Aracı ben 2023'te aldım
Savcı: Neden aracın sahibine 1.3 milyon TL gönderdin?
KK: Adamın arabasını aldım parasını gönderdim.
İBB davasının özeti bu işte.
Kadriye hanımı 309 gün cezaevinde tuttular. Tek başına büyüttüğü çocuğundan uzak kaldı, babası demans oldu…
Yaşattığınızı yaşamadan sakın ölmeyin!
Prof. Dr. Müge Özcan:
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
Samsun'da yediği şey yüzünden nefes alamayan kediyi durumu fark eden güzel kalpli bir adam Heimlich manevrası yaparak kurtardı! Bu hareket gerçekten biz Türklerin Milli hareketi olmalı ❤️
Emine Erdoğan sağdaki konuşmasından dolayı hanımefendiden şikayetçi olmuş. Hanımefendi de soldaki konuşmayı yaparak kapak yapmış HELAL OLSUN 👏🏻
“Ülke hükümdarlığa döndüğü için kendisi benden şikayetçi olmuş.
Ahmetler, Atlaslar ölürken susalım, kadınlar öldürülürken susalım, katiller dışarı salınırken susalım...
Ben susmayı reddediyorum, bu ülke Ata'mın kurduğu ülke, konuşmaya devam edeceğim."
Madem Türk Hava Yolları personellerine yasaklamış; benim yolcu olarak bundan böyle tüm T.H.Y. ile uçuşlarımda göğsümde şanlı Türk bayrağımız ve ulu önder Atatürk'ün rozetleri olacak! 🇹🇷
Ruh hastasının teki bana sosyal medyadan şöyle yazmış “ Bu şıllığı yok etmemiz lazım en büyük cezayı verelim “ . Avukatlarım dava açtılar. Bugün mahkemeden karar geldi. Bu sözler tehdit sayılmazmış . Hakaret de değilmiş . Yani biz gazetececilere, kadınlara, gençlere, sanatçılara her türlü tehdit, hakaret , göz dağı verme düşünce özgürlüğü kapsamında. Amaaaa bir gazeteci tarihten bir örnekle bir şey anlatmaya kalksın 4 yıldan başlıyor