Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
Mehmed Zahid Kotku Efendi Hazretleri ks;
-Kimseden bir yardım bekleme.
-Katiyen sert konuşma ve çok da konuşma.
-Masum ve fukaraya karşı gayet mülayim ol.
-Mümkün oldukça devlet kapılarından uzak dur.
-Günah yerlerinden de kaç. Çocuklarını da koru.
-Dünya için zinhar dinini zayi etme.
-Ölümü unutma, gözünün önünden de ayırma
-Bidatlardan sakın, nefsi hava ve arzularına uyma.
-Katiyen kimsede kusur, kabahat görme.
-Çocuklarına da hediyeler vermekten geri kalma ve kusurlarını daima örtmeye çalış.
-Kimsesiz ve yardıma muhtaçları ara bul. Hizmetlerde de kusur etme.
-Boş vakitlerinde her an Kur'an-ı Kerim'i oku ve zikrullah ile meşgul ol.
-Hakk'ı unutma, Hak'tan zerre kadar ayrılma.
-Dünya ziynet ve süslerine de iltifat etme.
-Haramlardan milyonlar kazanacağını bilsen bile tenezzül etme.
gerçek basittir: zihni vasatlık üzerine kurulu bir ahmağ asla gerçeklerle ikna edemezsin. yaşadığı gölgeleri tehdit eden her türlü ışığı reddedecektir. cehalet sadece bilgi eksikliği değildir; çoğu zaman bir konfor tercihidir. platon, bizi ışık gözlerine acıttığı için pek çok kişinin mağaranın gölgelerini tercih edeceği konusunda uyarmıştır.
işte bu yüzden asla uyandıramayacağın insanlar vardır. sen başarısız olduğun için değil; onlar berraklık yerine çamuru ve gölgeleri seçtikleri için. ve bu seçim bir kez yapıldığında, hiçbir argüman, kanıt ya da gerçek onları dışarı çıkarmaya yetmeyecektir. bu yüzden, kör kalmaya yatırım yapmış olanları ikna etmeye çalışarak enerjini boşa harcamayı bırak.
Bir domuza banyo yaptır; bitirdiğin an doğruca çamura geri koşacaktır. inatçı olduğu için değil, doğası bu olduğu için.
Kurbağa, akrebi nehrin karşısına taşır ama akrep yine de kurbağayı sokar. neden? çünkü bu, onun doğasında vardır.
en sevmediğim şeylerden birisi de "sevgide istikrarsızlıktır." bir gün dünyanın en özel insanı gibi hissettirirken öteki gün hiç var olmamışsın, bir yabancıymışsın gibi davranılmasıdır. bu hâl insanda kapanması zor gedikler açar; çünkü hangisinin gerçek olduğunu bilemezsin. bu belirsizlik sevilmemekten daha yorucudur; insan yıkılacağını bildiği bir duvara yaslanmaktansa, boşlukta durmayı yeğliyor bir süre sonra.
Ne zaman bir nefes alanı, kendime kalmak istesem babam geliyor tevafuk. Cocuklarla oynama oyalama kapasitesi muazzam ve ben ara ara diğer odaya gidip toplama bahanesiyle çocukları tanımıyorum gibi kaçıyorum çünkü neden olmasın ahshaahshsja
Canımın içi, gözlerimi kovalıyor bazenleri, ona bakıyor muyum diye görüyorum seni çocuk. Sen benim görmeye değer bulduğum tek şeysin belki de. (ikinize ithafen Musab/Ali)
Hayatımda neyi büyük konustuysam yaşadım, beş yılımın özeti bu... :) şile ye de alışıyorum gibi... Özlediğim çok şey var evet, sanki Çengelköy de deniz kenarında eşsiz manzarada foto çekilirken, şile kayığı'nın karşısından hasretle bir of çekmişim gibi hayat. Ahsdjs