Akademisyen kimliğimin yanında henüz bilmediğiniz ama yakında daha çok ön plana çıkacak bir yönüm daha var. 2025 yılında TÜBİTAK BİGG desteği ile bir yazılım şirketi kurduk. Psikoloji temelli oyunlar geliştiriyoruz.
İlk projemiz hazır, şimdilik sadece Android cihazlar için. "Duygu Dedektifi", Uzm. Psk. Gözde Alper (sevgili eşim) ve Klinik Psikolog Sinem Çelenk'in 3-6 yaş ve 7+ çocuklar için hazırladığı dijital bir kutu oyunu. Çocukların duygusal okuryazarlığını arttırmaya yönelik, çocuğunuzla beraber eğlenerek oynayabileceğiniz bir oyun.
Linki aşağıya bırakacağım. Her türlü indirme, beğeni, paylaşım daha çok insana ulaşmamız için çok faydalı olacaktır 🙏
LGBTİ+’ların ve Hak Savunucularının Hedef Alınması Kabul Edilemez!
Türkiye, 12 Eylül’ü tartıştığımız bu günlerde demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez ağır bir hak ihlali ile karşı karşıya. Adına “Ailem Güvende” adı verilen operasyon ile onlarca insan gözaltına alınmış, derneklere erişim yasağı getirilmiş, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliği bir suç gibi lanse edilmiştir. LGBTİ+ bireylerin ayrımcılık nedeniyle yaşadıkları hak ihlalleri ortadayken hak savunucusu derneklerin ve yöneticilerinin suçlu gibi damgalanmaları, insanların gece evlerinin basılıp gözaltına alınmaları, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesi, “Ailem Güvende” operasyon adı ile aile ve güven kavramları üzerinden hedef haline getirilmeleri kabul edilemez.
Ayrımcılık, yaşam hakkını yok sayma, güçlü olanın kendi yaşam kurallarını dayatması, ötekiler diye tanımladıklarına yönelik düşmanca ve hedef gösteren eylemler aşılması gereken karanlık dönemlere aittir. LGBTİ+ bireylere yönelik düşmanca tutumların tekrar gündeme gelmesi, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliğinin müstehcenlik, fuhuş ve suç gibi tanımlanması toplumsal ve kamusal normlar açısından çok ciddi sorun, insanlık açısından temel haklarda ağır bir geriye gidiştir.
Bu yaklaşım toplumsal açıdan geri dönülemez hasarlar oluşturabilir. LGBTİ+’lar için yeterince sıkıntılı olan kimlikleri ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşamak bu operasyonlar ile çok daha zor olacaktır. Kendinden olmayana yönelik dayatıcı, yok sayıcı, sadece kendini haklı ve doğru gören tutum, sonucu öngörülemeyecek baskı ve suç davranışlarına da kapı açacaktır. Bu yok sayışın devlet eli ile olması ise insanların güven algısını, farklılıklarına olan barı��çıl kabulü, ortak bir yaşam ve dünya tasavvurunu çok daha ağır bir şekilde zedeleyecektir.
LGBTİ+’lara yönelik bilim dışı iddialar maalesef artmaktadır. Komplo söylentileri şeklinde gerçek dışı tanımlamalar ve bilimsel hakikatin tam tersi argümanlar ile yasakların meşruiyeti savunulmaktadır. Son zamanlarda LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı söylemler bazı ülkelerde iç politika malzemesi yapılmakta, toplumun konsolide edilmesini sağlamak, güncel sorunlar ve çözüm önerileri yerine geleneksel önyargılar üzerinden saflaşmasını sağlamada araç olarak kullanılmaktadır. Bu operasyonun adına “Ailem Güvende” adının konması operasyona haklılık sağlamadığı gibi toplumda güven ve aile kavramlarını tüketmekte, uyuşturucu, fuhşa teşvik gibi konu ile ilgili olmayan başka suçlar eklenmesi ise insan hakları açısından yaşanan meşruiyet çıkmazının ne derece büyük olduğunu göstermektedir.
Bu operasyonla yalnızca LGBTİ+ bireyler değil; HIV ile yaşayan kişilerin haklarını, sağlığını ve yaşam kalitesini korumak, toplumsal farkındalığı geliştirmek ve damgalanmaya karşı mücadele etmek için faaliyet gösteren dernekler de hedef alınmıştır.
Ülkemizin kanayan yarası olan cinsel işlev bozukluklarının anlaşılması ve bilimsel tedaviye kavuşmasında sayıları binlerle ölçülen sağlık profesyonelinin yetişmesini sağlayarak halk sağlığı mücadelesi yapan bir uzmanlık derneği olan Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin bile internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesi ölçüsüzlüğün boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu açıdan yaşanılan, bir baskı ve ayrımcılığın da ötesinde temel bir insan hakkı olan sağlık hizmetlerine erişimin de suç konusu haline getirilmesidir. Böyle bir yaklaşım kişileri sağlık hizmetlerinden uzaklaştıracak ve ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açacaktır.
Bizler çeşitliliğin toplum için gerekli ve önemli olduğunu savunuyoruz. Başta devlet kurumları ve adalet sistemi olmak üzere tüm sorumlulara; görevlerinin ayrımcı yaklaşımları desteklemek değil, ayrımcılığa uğrayanların haklarını korumak olduğunu, toplumun her kesimi için sağlığa erişimi güvence altına almanın devletin yükümlülüğü olduğunu ve ayrımcılığı körükleyen, sağlık hizmetine erişimi engelleyen her türlü girişime karşı önlem almaları gerektiğini hatırlatıyoruz. Operasyona, ayrımcı politikalara ve baskılara derhal son verilmelidir.
Bilimin ışığında; insan hak ve özgürlüklerini, yaşamı, sağlığı ve barış içinde bir arada yaşanacak bir geleceğin mümkün olduğunu savunmaya devam edeceğiz.
Türkiye Psikiyatri Derneği
Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu
Türk Tabipleri Birliği
👇
https://t.co/mPQEVvQgkK
@mahm71629 @zeynepbduygu fon almadan kendini döndürebilen stk sayısı dünya çapında bile bir elin parmaklarını geçmez. deprem bölgesindeki projeler de fon alıyor, mahallesindeki yoksula yemek dağıtan da. neyin işbirlikçisi oluyor bu kurumlar?
LGBTİ+ hareketine eşzamanlı operasyon: Müstehcenlik suçlaması yargı sopası oldu
BirGün'e konuşan İstanbul Barosu YK üyesi Yelda Koçak, “Komedyeninden sanatçısına, dansçısından oyuncusuna kadar insanlar müstehcenlik suçlamasıyla gözaltına alınıyor, yargılanıyor. Bu, Türk Ceza Kanunu’ndaki sınırları aşan bir müstehcenlik yorumu” dedi
https://t.co/gOMWNzycdE
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
@Tulisalearns Tabii, herkese göre değişkenlik gösteren kriterler elbette var, Taylan Bey de tam olarak bunları konuşmak istemiş diye anladım. Teşekkürler yanıtınız için.
klinik alanda çalışan psikologların maddi kaygısı olmamalı anlayışı nereden geliyor bilmiyorum. ücreti yüksek olana dolandırıcı, düşük olana yetersiz damgası vuran bir sistem bizden tam olarak ne istiyor?
psikologların seans ücretlerini kesinlikle düşürmeleri gerekiyor. çoğunluğun maddi durumu devamlı destek almak için yeterli değil, aileler bu konuda bilinçsiz ve gereksiz masraf olarak görülüyor.
profesyonel destek almak kimse için lüks olmamalı.
@taylanbaranr kişi çok deneyimliyse bile günde 10-15 danışanım var diyorsa inanmayalım ya, doğruysa da uzaklaşalım :) terapi yapıldığını varsayarak söylüyorum; o kadar yoğun çalışan bir psikoloğun/psikiyatristin seanslarda verimli olmasının imkanı yok.
Selçuk Kozağaçlı, babasının mezarına bir eliyle toprak atarken diğer eli memura kelepçeliydi. Akın Atalay, içeride kansere yakalandı. Tayfun Kahraman’ın ms hastalığı tetiklendi. Aziz Güler’in cenazesi 60 gün ülkeye alınmadı. Bekir, bunları yaşamış…
Savaşın bile raconu olur.
23.10.2025. Bugün, uzun bir yolculuğun somut bir adımını paylaşmanın mutluluğunu, gururunu, heyecanını yaşıyoruz.
Sevgili @SinemCelenk ve ben çocukların duygusal okuryazarlığını desteklemek için geliştirdiğimiz kutu oyunumuza kavuştuk.
Biz katiller serbest bırakılırken helak olmadık, hayvan tecavüzcüleri, yenidoğan çetesi serbest bırakılınca da, evladı katledilen baba hapse atılırken kızını istismar eden baba serbest kalınca da. Biri hemcinsini beğendi diye helak olursak çok gülerim
Bir siyasetçinin vefatına gözyaşı dökeceğimi tahmin etmezdim. Hakkında yazılanları okudukça boğazım düğümleniyor, katılacak gibi oluyorum. "En iyimizdi" demiş Özgür Özel, en iyilerimizi ama kazayla ama ihmalle, bilinçli taksirle ya da taammüden öğüten bu düzeni bitirmek zorundyız
herhangi bir saldırıya uğradığımızda aradığımız polisler bize yetişemiyo çünkü onlar da ülkenin başka bir yerinde başka bir kadına saldırmakla meşgul. hesabını soracağız, hesap sormadıklarınızdan da sizden de