Zeynep üst üste beşinci defa Slam ana tablosunda. Oyunundaki en büyük eksik servisindendeki ilerleme ile birlikte kusursuz bir eleme turu geçirip üç maçını da set vermeden geçti. Ellerine sağlık
Ace cold 🥶 Sonmez with the warmest reaction to her fans 🤩
She is through to the #AO26 main draw with a straight sets win!
@wwos • @espn • @tntsports • @wowowtennis • #AO26
Here's the 1993 60 Minutes report on how the CIA recruited a Venezuelan military officer, General Ramón Guillén Davila, to help them ship 22 tons of cocaine into American cities
The Cartel of the Suns disappeared once it lost its utility to the CIA, and was resurrected by the US government when it began targeting Venezuela
This is insane. How come this is not talked anywhere???
The European Parliament released documents revealing that the United Arab Emirates carried out secret anti-Islam operations in Europe.
According to the documents, the UAE paid millions of dollars to a Switzerland-based company to run smear campaigns and perception/influence operations against Islam, Muslims, mosques, journalists, and politicians in 18 countries.
The aim was to portray Muslims as an “internal enemy,” push for the closure of mosques, and fuel a climate of hatred.
Bizde her tır için 3750 Euro’ya yakın para ödeniyor, sürüyle de işlemi var. Metallica tarafı, 70 tırın buradan Atina’ya zamanında gidemeyeceği ve çok riskli olabileceği kanısına vardı. Her türlü garantiyi vermeme rağmen riske girmek istemediler.
Son olarak da astronomik kiralar
Önümüzdeki yıllarda NBA'yı taşıyacak rekabetin doğuşuna tanıklık ediyoruz. Sahneye hızlı bir çıkış yaparak senenin en güzel hikayesini yazan Spurs, son iki haftada üç kez son şampiyon Thunder'a üstünlük kurarken rakibine de basketbolun bir takım sporu olduğunu hatırlattı
Alperen Şengün, @ZachLowe_NBA'a konuk olmuş.
Tam da All-Star oylaması başlamışken ABD'deki en iyi NBA yorumcusuna röportaj vermek nefis bir tanıtım: https://t.co/il2ZDJPhi3
"Sosyal Çürüme" diye bir şey varsa dinamiği hakkında Kemal Tahir'i dinleyebiliriz. Kurt Kanunu'ndan bir alıntı:
"Bu düzende, Doğulu devlet, halklara karşı ödevlerini yerine getiremez olur. Halkın düşmanlığı, bir anlamda da umutsuzluğu arttıkça artar. Yüksek idarecilerle onların hırsızlık ortakları da bu umutsuz halklara gittikçe daha etkili kötü örnek olurlar. Bir yandan zenginlik “düşmanlığı alıp yürürken öte yandan insanlar içinde debelendikleri kara yoksulluktan ancak vurgunla, kanunsuz çarpmalarla, lotaryalar yoluyla kurtulacakları inancına varırlar. Böyle ortamlarda hırsızlık ayıp olmaktan çıkar. Toplumun en alt tabakalarında sürünenler bile hiç olmazsa çocuklarını okutup bu soygun çetesine katmayı biricik amaç edinirler. Böyle ortamlarda halklara doğruları anlatmak giderek imkânsızlaşır. En akıl almaz yalanlar, hayaller tabulaşarak en açık gerçeklerin yerini tutar. Bu sebeple böyle ortamlarda siyasi partiler ister istemez birer yalan fabrikası haline gelir. Seçmen söylenene değil, bunlardan hangisinin iktidara daha yakın olduğuna, yakın olanlardan da hangisinin vurguna daha açık, daha yatkın olduğuna bakar. Böyle durumlarda politikacıları hırsızlıkla suçlamak, onların seçim güçlerini azaltmaz, tersine artırır!"
Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı olan Gülşah Başkanımız, kendisi gibi Cumhuriyetin neferi olarak yetişmiş, geleceğe umut olan genç kadınların ve kız çocuklarının yolunun açık olmasını isterdi.
Bu nedenle, çelenk göndermek isteyen tüm sevenlerinden, uzun yıllardır gönüllüsü olduğu
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağış yapılmasını rica ederiz.
https://t.co/LWRUTY2wAc
• 0530 502 86 82
• 0533 351 09 29
@cagdasyasamdd
İçimizin külü bitmiyor. Ölümcül hastalığa mı, o derdi çekerken uğradığı insanlığa sığmaz saldırılara mı yanalım?
Gülşah'ı kaybettik. Mekânın cennet olsun güzel insan, naif yürekli kardeşim, başkanım...
Böyle genç ölüm çok çok acı.
"Giderim giderim yolum yokuştur
Bir yanım hasretlik bir yan ateştir
Genciken ölene ölüm zor iştir
Erir içim usul usul kül gider..."
Mekânın cennet olsun, Allah rahmet eylesin.
#gulşahdurbay
#ThePaper | Hoş bir şaşkınlıkla tamamladım. Üzerinde asılı duran hüzünlü nostalji The Office'nin tüm abesliğini, garipliğini ve saçmalığını barındırıp kendi yolunu çizmiş. Spin-off’larda bu kombinasyonu yakalamak sandığımızdan daha zor gibi duruyor. Devamını bekleyeceğim
Egyptian researcher Maher Farghali has discovered that the Muslim Brotherhood-linked organization Waqf al-Umma has stolen $500 million from a fundraiser for Gaza.
They have been operating in Turkey for more than 10 years.
Kürt meselesi, PKK ve Türkiye’deki çatışma üzerine uluslararası literatürde en bilinen isimlerden biri olan Michael M. Gunter, mevcut süreç hakkında sert ve çarpıcı bir eleştiri yayınlamış. Akademik-entelektüel camiada kapladığı yerden dolayı dedikleri dikkat çekici. ++
Gunter’ın analizindeki merkezi iddia, sürecin göründüğü kadar “barış odaklı” olmadığı. Erdoğan’ın öncelikli amacının Kürt sorununu kalıcı biçimde çözmekten ziyade, yaklaşan 2028 seçimleri için iç siyasi dengeleri yeniden şekillendirmek olduğunu düşünüyor. Özellikle DEM’in desteğini alarak CHP’yi zayıflatmak, sürecin işleyişini belirleyen temel motivasyonlardan biri olarak sunuluyor. Bu nedenle süreç Gunter için toplumsal uzlaşma yerine seçmen koalisyonlarını yeniden dizayn etmeye yönelik bir siyasi strateji gibi görünüyor.
Yazının en çarpıcı eleştirilerinden biri, bu sürecin yapısal temellerden yoksun olması. Gunter’a göre devlet, meseleyi hala sadece güvenlik boyutuyla tanımlıyor ve çatışmanın toplumsal, kültürel ve siyasal boyutlarına yönelik düzgün bir yasal veya kurumsal çerçeve sunmuyor. Buna karşılık, sürece dahil olan Kürt aktörleri sorunu kimlik, temsil ve haklar temelinde ele alıyor. Bu iki yaklaşım birbirine yaklaştırılmadıkça, atılan adımların kalıcı bir barış üretmesini mümkün görmüyor.
Gunter ayrıca, kamuoyunda tartışılan silahsızlanma çağrısına dair önemli sorular yöneltiyor. Devletin, silah bırakan grup üyelerinin siyasi hayata hangi koşullarda dahil olacağına yönelik güvence içeren bir çerçeve sunmadığını, dolayısıyla karşılıklılık ilkesinin zedelendiğini belirtiyor. Böyle bir zeminde ortaya çıkan büyük asimetri, sürecin tek taraflı bir irade beyanı gibi görünmesine yol açıyor.
Analizin dikkat çeken bir diğer boyutu da Öcalan’a dair değerlendirmeler. Gunter, Öcalan’ın uzun süredir hapiste olması, ağır tecrit koşulları ve hareket içindeki sembolik kült statüsü nedeniyle gerçeklik algısının zayıflamış olabileceğini tartışmaya açıyor. Ayrıca örgüt içindeki liderlik bugün kolektif bir yapıya dönüşmüş olduğu için, Öcalan’ın çağrısının kendi tabanı içinde de tartışma yaratabileceğini ve hareketi bölme riskini barındırdığını öne sürüyor. Bu da sürecin belirsizliğini artıran bir unsur olarak sunuluyor.
Eleştiri, Türkiye’nin önceki barış girişimlerine de referans veriyor. 1991’den 2015’e kadar yürütülen tüm süreçlerde benzer kalıbın tekrarlandığını söylüyor. Devlet güvenlik odaklı yaklaşımını korudu, Kürt siyasi hareketi ise hak ve statü talep etti. Bu uyumsuzluk aşılmadığı için girişimler ya tıkandı ya da siyasal rüzgarın yönüne göre sona erdi. Gunter’a göre bugün yaşanan açmazlar da bu tarihsel örüntünün devamı gibi. Yani konjonktürel buluyor.
Gunter, Suriye’deki Kürt aktörlerinin varlığının bu süreci daha da karmaşık hale getirdiğini de belirtiyor. Bölgesel güç dengeleri, sahadaki silahlı ve siyasi yapılar ve uluslararası aktörlerin pozisyonları hesaba katılmadan Türkiye’de yürütülen herhangi bir iç sürecin tam bir çözüm üretmesinin zor olduğunu savunuyor.
Genel olarak yazı mevcut girişimin barıştan ziyade siyasal hesapların belirlediği bir yapıda olduğunu ifade ediyor. Kurumsal temelleri zayıf, karşılıklılığı belirsiz ve sürdürülebilirliği tartışmalı bir çerçeve sunduğunu iddia ediyor. Başarılı olabileceğinden de şüpheli. Gunter gibi bu alanda uzun yıllardır çalışan önemli bir figürün bu yönde bir değerlendirme yapması, sürecin uluslararası alanda nasıl okunduğu açısından da önemli bir gösterge.