"Şiddet konuşuluyor ve bakışların ilk çevrildiği yerlerden biri televizyon dizileri oluyor. Kolay hedef, kolay suçlu. Ama doğru adres mi? Bence değil.
Çünkü asıl bakılması gereken yer artık ekran değil, dijital medya, platformlar ve bunları yöneten algoritma.
Bir dönem “geleneksel medya öldü” deniyordu. Şimdi tersine dönüş var.
Savaşta, depremde, pandemide, seçimde.
İnsanlar yeniden doğrulanmış bilgi arıyor ve gidilen adres yine ana akım medya.
Çünkü güven kaos zamanında test edilir."
@handefrt
"Birleşik Arap Emirlikleri şunu yaptı.
-Mısır’da askeri darbede aktif rol oynadı
-Türkiye’de darbe girişimini destekledi
-Libya iç savaşında ve bölünmesinde rol aldı
-Somali’nin bölünmesinde İsrail ile birlikte aktif rol aldı
-Sudan iç savaşında ayrılıkçıları destekledi
-Yemen iç savaşında agresif rol aldı
-Bütün komşularıyla kavgalı, İsrail ile müttefik
-Şimdi, OPEC'ten ayrılarak Suudi Arabistan’a karşı enerji savaşı başlattı."
@kemalozturk2020
"Son seçimlerin ardından Macaristan’ın da İsrail karşıtı safa geçmesi, AB yöneticisi Leyen, NATO içi ve NATO dışı çelişkileri nedeniyle ABD ile didişmeyi göze alamayan AB elitlerinin asırlardır öncesinden düşman saydıkları Türkiye’ye yönelmelerine yol açıyor."
@MuratYetkin2
"ABD’li senatör Lindsay Graham bana şöyle söyledi.
Bu mahkeme Afrika ve Putin gibi haydutlar içindir, İsrail ve ABD gibi demokrasiler için değildir."
Netanyahu’nun tutuklanması gerektiği kararından sonra, hakkında açılan cinsel taciz suçlamalarından aklanan UCM Başsavcısı Karim Ahmed Khan, Mehdi Hassan'a açıkladı.
@zeteo_news
Girişimcilik ve teknoloji dünyasının önemli buluşmalarından Take Off Girişim Zirvesi, 3–4 Haziran 2026’da Özbekistan’ın tarihi şehri Semerkant’ta düzenlenecek.
2018 yılından bu yana düzenlenen Take Off, büyümenin yanı sıra etkileşimin niteliğini derinleştirmeye odaklanıyor. Bu yaklaşım, yüksek potansiyele odaklanan etkileşimler üzerinden gerçek işbirliklerinin yapılmasına imkan sağlıyor.
Take Off'tan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Özbekistan Cumhuriyeti Gençlik İşleri Ajansı katkılarıyla hayata geçirilen Take Off Semerkant, girişimcileri, yatırımcıları ve karar vericileri buluşturuyor.
Startup başvuruları 30 Nisan’a kadar devam edecek.
Hürmüz Boğazı'ndan 27-28 Şubat arasındaki gemi trafiği ile 14 Nisan'daki gemi trafiği farkı MarineTraffic verilerine yansıdı.
Hürmüz'deki ABD ablukasına rağmen İranlı bir süpertankerin, dün boğazdan geçiş yaparak İran sularına geri döndüğü bildirildi.
Wall Street Journal’a göre, 20’den fazla ticari gemi, son bir gün içinde boğazı geçti.
-Bu sene sonunda Akkuyu’daki reaktörden ilk elektriğimizi üreteceğiz.
-Gabar petrolü ihtiyacımızın yüzde 8’ini karşılıyor.
-2026 yılında doğal gaz üretimini 2 katına çıkartacağız.
22 milyon doğal gaz kullanan hanenin 8 milyonu kendi gazımızı kullanacak.
2028'de bunu 16-17 milyon haneye ulaşacağız.
-Türkiye’de 22 milyon hanede yani doğal gaz kullanılıyor bunun 4 milyonu kendi gazımız.
-Bu yıl güneş enerjisinin Türkiye’deki kurulu güçte en büyük kaynak olacağı yıl olacak.
-İhtiyacı olmayan kesimden desteği kesiyoruz.
En düşük grupta, emeklilerde desteği artıracağız.
İhtiyacı olmayanın destekten çıkarılması gerekiyor.
Prensip duruşumuz yılda 1 kere enerji tarafında düzenleme yapmak.
Yıl sonuna kadar ilave fiyat artışı gerektirmeden bu süreci yürütmeye çalışacağız.
-Yeni aramalar yapacağız.
Türkiye petrollerini milyon varillik şirket haline getirmek istiyoruz.
Somali’de bunun için varız.
-İçinde bulunduğumuz coğrafyada savaşların bitmediği bir coğrafya ve biz Türkiye olarak hep bir taraftan kendi doğal gaz ve petrolünü arayan bir politika ortaya koyduk.
Bir taraftan da bunun bir günde olmasına imkan olmadığı için çeşitlendirme stratejisi ortaya koyduk.
-Bu sene doğal gaz depolarımız yüzde 72 dolu.
Avrupa yüzde 28 dolu yüzde 72 boş.
Birçok ülke artan enerji fiyatlarından vatandaşı korumak için tedbirler alıyor biz de “eşelmobil” sistemi ile bu tedbirleri alan ülkelerden birisiyiz.
Türkiye vergi gelirinden feragat etmek sureti ile bu desteği sağlıyor.
Bu düzenleme vergi anlamında 600 milyar TL'lik bir feragat anlamına geliyor.
-Ateşkes olmadığı gibi Hürmüz ile alakalı durum daha da sıkıntılı bir sürece evriliyor.
Ülkemiz açısından arz güvenliği için bir sıkıntı gözükmüyor çünkü biz doğal gaz geçişinde Hürmüz’ü kullanmıyoruz, petrol geçişinde de sadece yüzde 10’luk bir payımız oradan sağlanıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı @aBayraktar1, TV100'de @kubrapc yayınında konuştu 📌
@TCEnerji
"2021’de “Brigadier General Y.S.” imzasıyla yayımlanan “The Human-Machine Team” (İnsan-Makine Takımı) adlı kitap, insan ile makine arasında bir “sinerji” kurarak hedef üretiminde yaşanan insan kaynaklı darboğazların aşılmasını savunuyordu.
2024’te +972 ve Local Call grupları, ardından İngiltere merkezli The Guardian, bu takma adın İsrail’in seçkin siber-istihbarat birimi Unit 8200’ün komutanı Yossi Sariel ile bağlantılı olduğunu doğruladıklarını yazdı.
Kitaptaki fikir dikkat çekiciydi.
Savaş alanında sorun verinin yokluğundan ziyade, insan zihninin bu veri selini işleme sınırıydı.
Sonraki yıllarda ABD güvenlik kurumlarının yayımladığı strateji belgelerinde “insan-makine takımı” ifadesi geniş yer buldu."
AA Analiz
Dr. Alp Cenk Arslan / Polis Akademisi Öğretim Üyesi
"Bazı insanlar vardır; görevleriyle değil, zihniyetleriyle iz bırakırlar.
Altay Cengizer işte onlardan biriydi.
Çok üzgünüm.
Ailesi için…
Diplomasi mesleği için…
Ve ülkemiz için.
Altay’la yollarımız çoğu zaman resmi salonlarda değil, şehirlerin en sessiz köşelerinde kesişirdi.
Londra’da Foyles’da, Paris’te Librairie Galignani’de, Brüksel’de bir kitapçı rafının önünde…
Elinde birkaç kitap, gözleri satır aralarında dolaşan bir zihinle…
O, konuşarak değil; okuyarak derinleşen bir diplomattı.
Bu alışkanlık, onun hayat yolculuğunun da bir özeti gibiydi.
Altay Cengizer’i farklı kılan sadece görevleri değildi.
O, diplomasiyi bir meslekten ziyade; tarih, hafıza ve strateji arasında kurulan bir köprü olarak görürdü.
Özellikle Lozan Antlaşması üzerine yaptığı çalışmalar, Türkiye’de diplomasi tarihine yeni bir derinlik kazandırdı. Lozan’ı bir sonuç değil; bir süreç, bir zihniyet ve bir devlet aklı olarak okudu.
Bu yaklaşım, onu sıradan bir diplomat olmaktan çıkarıp, düşünen bir devlet adamı haline getirdi.
İlk bakışta sakin, kibar, hatta biraz mesafeli bir izlenim bırakırdı.
Ama birkaç dakika içinde fark ederdiniz:
Ortamdaki en dikkatli zihinlerden biri oydu.
Kendini öne atmazdı.
Ama bilgi ve görgüsüyle bulunduğu ortama hâkim olurdu.
Bugün nadir bulunan bir özellikti bu: gürültüsüz etki.
Onun vefatıyla birlikte Türkiye sadece bir diplomatı kaybetmedi:
•Tarihi stratejiye dönüştürebilen bir aklı,
•Devlet hafızasını diri tutan bir sesi,
•Ve kolaycılığa teslim olmayan bir entelektüel disiplini kaybetti.
Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyler:
Derinlik. Ciddiyet. Dürüstlük. Ve hafıza.
Bazı insanlar yaşarken tartışılır, öldükten sonra anlaşılır.
Altay Cengizer de muhtemelen onlardan biri olacak.
Ardında bıraktığı görevler değil; düşünme biçimi, yaklaşımı ve ciddiyeti onun gerçek mirasıdır.
Ve belki de onu anmanın en doğru yolu:
Onun gibi okumak.
Onun gibi düşünmek.
Ve onun gibi sorumluluk almak.
Ruhu şad olsun."
Mehmet Öğütçü / 10 Haber
@mehmetogutcuu
"Türkiye, tarihçi kimliğiyle de ön plana çıkan değerli bir diplomatına, seçkin bir entelektüeline veda etti.
Dün İstanbul’da toprağa verilen Altay Cengizer, İrlanda Büyükelçiliği ve UNESCO Daimi Temsilciliği ve UNESCO Konferans Başkanı gibi görevlerde bulunmuş ve aynı zamanda tarihçi kimliğiyle ön plana çıkmıştı…
Büyükelçi Altay Cengizer, dün (11 Nisan) Üsküdar’daki Şakirin Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. Geçen Çarşamba günü (8 Nisan) çoklu organ yetmezliğinden vefat eden Cengizer 72 yaşındaydı.
Altay Cengizer’in yayımlanmış iki kitabı bulunuyor. Bunlardan birincisi 2014 yılında yayımlanan “Adil Hafızanın Işığında - Birinci Dünya Savaşı'na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Sonu” adını taşıyor.
2023 yılında yayımlanan “Güç ve Zaman: Büyük Strateji ve Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılı” adlı kitabı ise Türkiye’nin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dış politika çizgisini ve geleceğe dönük stratejik vizyonunu konu alıyor."
Sedat Ergin / Oksijen
@ErginSedat1
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AA Atölye'de Editör Masası konuğu oldu 📌
-Biz, Türkiye olarak enerji güvenliğimiz, enerji arzı açısından Hürmüz Boğazı'na çok fazla bağlı değiliz.
-İranlılar da özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecek ve bir cevap verecek diye düşünüyorum.
-Nükleer konusunda süreç ya hep ya hiç noktasına dönerse ciddi bir engelle karşılaşabiliriz
-Hürmüz Boğazı bundan sonra nasıl işletilecek diye bir soru var. Bütün bölge ülkeleri ve dünyanın istediği Hürmüz Boğazı, uluslararası geçişleri tamamıyla serbest olan yani hiçbir ülkenin burada herhangi bir para ödeme durumunda kalmadan geçmesi ve geçişinde engellenmemesi gerekiyor. Genel kabul bu, yani savaştan önce olduğu gibi.
-Donald Trump'ın yaklaşımı burada uluslararası bir güç oluşturup, bu güç vesilesiyle herkesin ihtiyacı olan bir çözümü getirmeye çalışırken Avrupalılar hiç bu konuya girmek istemiyorlar.
-Beş yıl önce başlayan bu kriz anını özellikle Avrupa merkezli marketlerin yönetmesi, oldukça zaman aldı. Şimdi üstüne böyle bir krizin gelmesi, başta Asya Pasifik olmak üzere diğer marketleri de etkileyecek bir olay. Hatta öyle ki Afrika'daki belli ülkelerde, 40-45 milyon kişiyi etkileyecek bir kıtlık ve açlık meselesine de sebep olabilir.
-Ben, müzakere sonuçlandığı zaman Boğaz'la ilgili bir sorun kalacağına inanmıyorum açıkçası. Bütün değerlendirmelerimiz o yönde.
-İsrail, "Suriye'ye yönelik ertelediği politikaları", İran'daki savaştan dolayı bazı şeyleri yapmıyor ama bunun olmayacağı manasına gelmez. Zamanı geldiğinde yapmak isteyecektir.
Buna yönelik tedbirlerimizi biz alıyoruz, hamlelerimizi yapıyoruz.
Suriye, bizim için hayati bir çıkar alanı, güvenlik alanı, burada her türlü senaryoya bizim hazırlıklı olmamız gerekiyor.
-2008'de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı ve Katar Emiri'nin olduğu bir ortamda, Katar'ın ürettiği doğal gazın Suudi Arabistan üzerinden Türkiye'ye gelip oradan uluslararası pazarlara çıkması projesi gündeme geldi, bu projenin hayata geçmesi halinde bunun bölgeye ciddi bir etki olacaktır.
4 yıl önce, 2022'de, Iraklılar, Kalkınma Yolu Projesi yapmak istediklerini söyleyerek bize teklif ilettiler.
Proje, Körfez'den Faw Limanı'nın olduğu yerden Türkiye'ye direkt demir yolu hattı, doğal gaz ve petrol boru hattı ve fiber hatlarının olacağı bir altyapıyı içermekte.
Irak ilk defa bölgede pozitif bir gündemle, projeyle gündeme geldi.
Bu gerçekten aslında bölgeye de örnek gösterecek bir proje. Cumhurbaşkanımız konuya olumlu yaklaştı.
Biz de bunun için çok çalıştık. Bölge ülkeleriyle bir araya geldik. Bölge ülkeleri daha sonra bu konuyu ilerletmede biraz frene bastılar. Geçen gün hatırlattım onlara, bu dört yılı kaybettik.
-Bizim desteklediğimiz, arkasında durduğumuz projeler hayata geçseydi bugün aslında Hürmüz Boğazı'yla ilgili sorunun daha az negatif sonuç ürettiğini görecektik. Şimdi ülkeler artık bundan ders çıkardılar. Kimse bu şekilde, buna bağlı olmak istemiyor ama tabii ki bu altyapıyı döşemek zaman alacak ama bir yerden başlamaları gerekiyor.
Bundan sonra bölgede yeni bağlantısallık projelerinin hayata geçeceğini düşünüyorum. Türkiye'nin burada ciddi roller alacağını düşünüyorum. Türk enerji piyasası, Türk enerji, ulaştırma altyapısının bu konuda çok ciddi rol oynayacağını düşünüyorum. Özellikle kuzeyden gelen enerjiyle gündeme gelen bir husus vardı. Türkiye'nin enerji habı olmasıyla alakalı bir konu. Aslında güneyden gelen enerji bu konuda daha belirleyici olabilir.
-Körfez ülkelerinin "güvenlik" şoku 2-3 yıldır var. Biliyorsunuz ilk şok Körfez'de özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde Husilerin roket atmalarıyla oldu. O zaman İran'ın bu türden saldırıları yoktu. Bu 3 sene öncesinden başlayan bir sorun. Atılan roketlerin vurulmaması, buna bir tedbir geliştirilmemesi konusu o zaman bu ülkeleri, açıkçası bir arayışa itti.
Türkiye ile de bu alanda da işbirlikleri o dönem çok artmıştı. Özellikle savunma sanayinde, firmalarımızda, savunma sanayi şirketlerimizde, başta vakıf şirketlerimiz olmak üzere, SİHA, Baykar'ın orada çok fazla işi oldu Körfez'de, TUSAŞ'ın oldu.
Birdenbire Türk savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu anladılar.
-İsrail siyasi liderliğinin, Cumhurbaşkanımız karşısında bir kompleks içerisinde olduğu çok iyi dokümente edilmiş bir gerçeklik.
Burada şunu bir türlü hazmedemiyorlar,
Bölgede tonlarca olay oluyor ama bir türlü Türkiye’nin stratejik dengesi ve dengeleme çabaları Türkiye’yi öyle bir yerde tutuyor ki…
İsrail bir türlü Türkiye’yi istediği gibi aşağı çekecek bir hamle göremiyor. Bu onları ister istemez belli bir dengesizliğe itiyor.
Taban tabana zıt durumda olan birçok ülkenin söylemi var İsrail’e karşı.
Ama, Türkiye’nin sesi, kullandığı diplomatik metodoloji, yöntem, herkesten daha farklı olduğu için,
Cumhurbaşkanımızın dünya ölçeğindeki liderliği,
dünya liderleriyle olan yakın ilişkisi,
Türkiye'nin geliştirdiği etkileşim ağı;
bütün bunlar İsrail biliyor ki,
İsrail'in illüzyon yaratmada bütün retoriğini altüst eden bir husus.
Bu gerçeklikten hareketle Türkiye’ye Cumhurbaşkanımıza, Türkiye'nin diğer siyasal elitine, liderlerine saldırması anlaşılabilir hale geliyor kendisine.
-Belki de NATO tarihinin, en önemli zirvesi Ankara'da olacak."
"Güçlü olanın her istediğini yapabildiği, zayıf olanın ezildiği bir dünyada hiç kimsenin güvende olması mümkün değil.
Gözlerimizin önünde, bir yerde füzelerle şehirler vurulurken, başka bir yerde bir ülkenin lideri operasyonla kaçırılabiliyor.
Böyle bir dünyada ayakta kalmanın şartı; kendi gücünü, caydırıcılığını ve bağımsızlığını inşa etmektir."
Selçuk Bayraktar
Yapay Zeka Politikaları Derneği @aipaturkey ve @KuantumR, 12 ilde Türkiye temsili 992 işletmeyle görüşerek "Gelecek Araştırması: İşletmelerde Yapay Zeka Algısı-4" raporunun sonuçlarını açıkladı 📌
Teknolojinin en çok kullanıldığı departman yüzde 42,9 ile pazarlama oldu.
Yapay zeka kullanan işletmelerin yüzde 52,4'ünün yapay zeka teknolojilerini yeni kullanmaya başladığı, önceden kullanan işletmelerin ise kullanım oranlarının yüzde 60 arttığı belirlendi.
"Veriler, ışık hızında işlenecek.
Muhtemelen, dünyadaki en önemli kurumsal yazılım teknoloji altyapısı.
Bilgiyi alıyorlar, veriyi alıyorlar, insanın karar verme yetisini alıyorlar, bunları stratejik çıktılara dönüştürüyorlar.
Çok daha büyük ölçekte, çok daha hızlı olmak için birlikte çalışıyoruz."
ABD'li çip üreticisi Nvidia ile teknoloji ve distopik yapay zeka izleme şirketi Palantir, bir süre önce ortaklık kararı aldı.
Nvidia CEO'su Jensen Huang, yol haritalarını, bu sunumla duyurmuştu.
Milli İstihbarat Akademisi, 2025-2026 güz dönemi lisansüstü programlar için geri sayım başladı.
🎓 Açılan Tezli Yüksek Lisans Programları
🔺İstihbarat Çalışmaları
🔺Güvenlik Çalışmaları
🔺Bölge Çalışmaları
Son başvuru tarihi: 10 Haziran 2025
https://t.co/xZJNFthoGf
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesini görüşmek üzere önce İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile bugün de Macron ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İtalya 4. Hükümetlerarası Zirvesi'ne katılmak için bulunduğu Roma'da, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından Villa Pamphili Konutu'nda resmi törenle karşılandı.
Villa Pamphili Konutu'nda düzenlenen Türkiye-İtalya 4. Hükümetlerarası Zirvesi, basına kapalı gerçekleştiriliyor.
Dünya havacılık tarihinde kısa pistli gemiden kalkış-iniş yapan ilk SİHA !
-Katlanabilen kanat yapısı
-Görüş hattı ötesi haberleşme yeteneği ile
-Çok uzun mesafelerden kumanda edilebiliyor.
-Keşif-gözetleme, istihbarat, taşıdığı akıllı mühimmatlarla
-Taarruz görevlerini, deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek
-Türkiye'nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı @Selcuk, Bayraktar TB3’ün “Tam Otomatik Kalkış ve İniş Testleri”nin 5. gününden video paylaştı.
"Bir yuvadan diğer yuvaya…"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Washington'da, Barclays, Jefferies, JP Morgan ve Bank of America'nın da aralarında bulunduğu yatırımcılarla buluştu.
Bakan Şimşek, G20, IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında geldiği ABD'de, Türkiye ekonomisine dair güncel gelişmeler ve gelecek dönem perspektifine ilişkin bilgilendirmede bulundu.