A.Yıldırım intikam için başkan oldu,
A.Yıldırım sırf egosunu tatmin etmek için başkan oldu
A.Yıldırım başaramayacağını bile bile başkan oldu
A.Yıldırım FB'ye verecek bir şeyi olmadığını kendisi söyledi ama ona oy verenleri ikna edemedi
A.Yıldırım FB'nin sırtındaki KAMBUR'dur
Kulübün parasını kardeşiyle ceplemez cebinden verir
Radara yakalanmaz Radarı kuranların düzenini bozar
Ağar gibi kansızlarla dostluk kurmaz onun gibilerini adam yerine koymaz
Fenerin hakkını yiyen kim olursa olsun meydan okur kuru sıkı konuşursam cart curt olur demez
Unutanlar için tekrar hatırlatalım.
Aziz Yıldırım budur. Kadro kuramaz, ekip seçiminde beceriksizdir ve yönetmeyi beceremez.
Lig dahil takımın basiretsizliğinin tek sebebidir Aziz Yıldırım.
Statda birini istifaya çağıracaksanız beceriksiz Aziz’den başlayın.
Almanya’da doğup büyümenin avantajlarını anlatan genç:
• 18 yaşına gelince cebinde 56 bin euro oluyor. İşsiz kalıyorsun, sosyal sistem arkanda.
• Elinde de dünyanın en güçlü pasaportlarından biri var.
• Almanya'da doğmuş olsaydın, sen doğduğun günden itibaren devlet ailene senin için her ay 259 euro çocuk parası ödüyor.
• Eğer ailen de "Bu çocuğa ileride lazım olur" deyip bu parayı senin için biriktirirse, 18 yaşına geldiğinde cebinde nakit 56 bin euron var.
• Üniversite okumadığını varsayalım, ay sonunda eline 2 bin euro geçen sıradan bir iş buldun.
• Şimdi hayatını kurmaya başlıyorsun. Ya da "Yok, ben şu an çalışmıyorum kardeşim" dedin; sorun değil, işsizlik maaşın var: Aylık 560 euro.
• Üstelik kiranı ve doğalgazını da devlet karşılıyor. Yani işsiz kaldığında temel ihtiyaçlarının hiçbirini düşünmeyeceksin.
• Hadi bir de araba alalım; ilk araban bir F30 olsun. 10-15 bin euroya tertemiz F30'unu da aldın.
• Ama parayı pulu geçelim. Almanya'da doğmanın en büyük ayrıcalığı bunlar değil.
• Alman pasaportu 2026'da dünyanın en güçlü 4. pasaportu; tam 186 ülke sana vizesiz!
• Canın Japonya'ya mı gitmek istedi? Git. Avrupa desen zaten ortasındasın; hafta sonu başka bir ülkede kahve içtin, pazartesi işe geri döndün.
• Yani Almanya'da doğduysan daha çocukken geleceğin kuruluyor. Bizim 30 yaşında hala kaygısını yaşadığımız o gelecek...
• İşe girdiğinde güçlü bir gelir elde edebiliyorsun. İşsiz kaldığında sosyal sistem arkanda.
• Arabalar ulaşılabilir. Sokakta yürürken "Başıma bir şey gelir mi?" diye düşünmüyorsun.
• Yani tek başına hayat kurabiliyorsun. Bir de cebinde dünyanın en güçlü pasaportu var.
Asen Albayrak’ı ilk kez bu pozisyonla tanımıştım, kalecinin elindeki topa vurularak atılan golü vermişti.
Sonra geçen sene malum VAR mevzusu oldu, bugün yine aynısı olmuş ki verdiği penaltı bir felaket.
Kadın olmak bir pozitif ayrımcılık sebebi olmamalı, bence yeterli bir hakem değil.
Kayserispor-Batman Petrolspor maçında , Asen Albayrak penaltı variyor , VAR penaltı iptali için izleme tavsiyesinde bulunuyor…!
Pozisyon penaltı değil , oyuncu zaten düşüyor ve son anda defansla temas gerçekleşiyor…!
Düşme sebebi temas değil!!!
Asen Albayrak’ın VAR hakemleri ile inatlaşması yanlıştan dönmemesi büyük sıkıntı!
Tüketici mahkemesi, Acun Ilıcalı’ya ait 217 numaralı locanın Fenerbahçe Başkanı'na verilmesi talebini 4. kez reddetmiş. Buradan dönüş yok! Acun Ilıcalı'ya karşı kazanılacak bir loca zaferi camianın moralini yerine getirecektir! Tez beşinci kez mahkemeye başvurula..
adama ''başkanlığı beceremiyor, intikam için geldi'' diyoruz da intikamı da beceremiyor ki hahahahaha
fenerbahçe diye bir kulüp olmasa adını sanını duyan olur muydu acaba ya :D
Daum’u harcadın.
Zico’yu gönderdin.
Ersun Yanal’ı yolladın.
Heykeli dikilen Alex’i bir gecede sildin.
Ama aylardır süren İsmail Kartal - Asensio krizini sadece izliyorsun. Yıllar geçiyor ama senaryo aynı: Herkes suçlu, bir tek sen değilsin Aziz Yıldırım!
Seçildiğinden beri Aziz Bey ve Azizistlerin gündemleri;
-Kante pahalı, bunu kim aldı?
-Acun’un locası.
-Setaç Komsuoğlu ve Hulusi Belgü’nün kombineleri.
-Koltuğun boyası.
Herif sadece kendi keyfine çalışıyor. Fenerbahçe bunların umurunda değil. İhraç edin.
#AzizYıldırımİstifa
Ali Koç:
— "Daha dönemimizin ilk başlarında ortak bir tanıdığımıza intikamımı almadan ölmeyeceğim dediniz.
Şakayla karışık da demiş olabilirsiniz ama,
2.5 sene sonunda görüyorum ki pek de şaka değil."