Arabayı koru, evi koru... Peki ya o arabayı ve evi alan kişiyi kim koruyacak?
Yasalar zorunlu tuttuğunda her şeyi sigortalatıyoruz ama iş hiçbir yasanın zorunlu kılmadığı kendi hayatımıza gelince geleceğimizi şansa bırakıyoruz. Bu çok büyük bir finansal çelişki.
Unutmayın; siz varsanız ve sağlıklıysanız malınız değerlidir. Kendinizi şansa bırakmayı bırakın.
Sizce neden kendimizi güvenceye almakta bu kadar geç kalıyoruz?
#finansalokuryazarlık #hayatsigortası #sigortadanışmanı #riskyönetimi #gelecekplanlaması
04.00 - 07.00 dünya kupası
07.00 - 11.00 uyku
11.00 - 13.00 kahvaltı
13.00 - 19.00 plaj deniz havuz yemek
19.00 - 02.00 agalarla takılmaca
02.00 - 04.00 fifa + bira
tarihin en iyi yazı geliyo
There was a plan for this boy never to be born, for my own children never to be born, for any of our children never to be born. Their laughter is our greatest revenge.
Orta yaş kadınların konuşacak bir şey bulamayıp kendi akrabaları ve hayatlarının hiçliğinin dedikodusunu yapmalarından ve tiksinç iki yüzlülüklerinden nefret ediyorum.
Hak aramamızı kendilerine hakaret sayıyorlar. Biz 5 bin işçi ile hak arıyoruz, hepimiz suçluyuz öyleyse. Dilovası’nda altı işçinin külünü mezar yaptık, kimse yargılanmadı. İşçiler hak arayınca mı suçlu?
2022 yılında Çalışma Bakanlığı gözaltına alındığımız için özür diledi, şimdi isimler değişti ama muamele aynı. Siyasi partiler, vekiller, akademisyenler, bunlarla ortak iş yapan STK’lar ses çıkarmak, bunların kapılarına dayanmak zorunda. 600 vekil var bu işin çözülmesi için uğraşmak zorundalar.
#GaspcıMigros
Liseden beri bu filmi her izlediğimde farklı bir detayıyla karşılaşıyorum. Buñuel doğması ve ölmesi gereken zamanda yaşayıp öldü. Film arşivine her gerdiğimden hayran oluyorum hocama.
Şahıs Şirketleri de Hayat Sigortası ile Vergi Avantajından Yararlanır...
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 89. maddesinin 1. fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca yapılan hayat sigortası planlamaları, şahıs şirketi sahiplerine önemli bir gelir vergisi avantajı sağlamaktadır.
Örnek senaryo ile açıklamak gerekirse:
Mart ayında verilen yıllık beyannamede safi kazancınızın (kârınızın) 5.300.000 TL sınırını geçtiğini varsayalım. Bu durumda, ilgili dilim uyarınca kazancınızın üst kısmı %40 oranında vergilendirilmektedir.
Sigorta İndirimi Olmaksızın: Sadece en üst dilim üzerinden bir hesaplama mantığıyla bakıldığında, kazancınızın bu yüksek oranla vergilendirilmesi ciddi bir vergi yükü oluşturur.
Yapmış olduğunuz hayat sigortası sayesinde, ödediğiniz prim tutarını (yasal sınırlar dahilinde) beyan ettiğiniz kâr tutarından düşerek vergi matrahınızı azaltabilirsiniz.
Örnek Hesaplama: Aylık 30.000 TL prim ödemesiyle yıllık toplam 360.000 TL’lik bir hayat sigortası primi ödediğinizi varsayalım.
Matrah Düzenlemesi: Beyan ettiğiniz 5.300.000 TL kazançtan, ödenen 360.000 TL prim düşülür. Böylece yeni vergi matrahınız 4.940.000 TL’ye iner.
Vergi Kazancı: Bu indirim sayesinde, normalde devlete vergi olarak gidecek olan tutarın bir kısmı cebinizde kalarak sigorta birikiminize dönüşür.
Hayat Sigortası Planlamasının Sağladığı Faydalar:
Dövize Endeksli Birikim: Tasarruflarınızı döviz bazlı bir planlama ile enflasyona karşı koruma altına alırsınız.
Güvence: Vefat ve yaşam teminatları ile hem kendinizi hem de sevdiklerinizi finansal risklere karşı korursunuz.
Vergi Optimizasyonu: Normal şartlarda kazanca dönüşmesi mümkün olmayan ve "vergi" olarak ödenecek rakamı, yasal bir yöntemle yatırıma yönlendirmiş olursunuz.
Şahıs şirketleri için dövizi sabitlemek adına yıllık peşin ödeme veya aylık ödeme seçenekleri mevcuttur. Her iki ödeme şeklinde de poliçe primleri, beyanname döneminde gider (indirim) olarak gösterme hakkına sahiptir. ✍️✍️
BES’te Yeni Dönem: Devlet Katkısında yapılan değişiklik yatırımlarımızı nasıl etkileyecek ?
Brüt asgari ücretin 33.030 TL olarak belirlendiği yeni dönemde, devlet katkısı limitleri yatırımcı stratejilerinde değişikliği zorunlu kılıyor.
Eski Senaryo: Yıllık 396.360 TL ödemeye karşılık 118.908 TL devlet katkısı alınabiliyordu.
Yeni Durum: Aynı ödeme tutarı ile alınabilecek maksimum devlet katkısı 79.272 TL seviyesinde gerçekleşiyor.
Aradaki Fark: Yıllık 39.636 TL’lik bir marj oluşmuş durumda.
Peki, bu kayıp mı? 79.272 TL'lik katkı hala piyasadaki en güçlü teşviklerden biri. Aradaki bu farkı kapatmanın yolu ise artık "sadece ödeme yapmaktan" değil, aktif fon yönetiminden geçiyor. Doğru zamanda yapılacak fon dağıtım değişiklikleri ve profesyonel emeklilik planlamasıyla bu farkı telafi etmek, hatta üzerine çıkmak mümkün.
Ziraat bankasında faizsiz 4 taksit avantajı ile kredi çekip sigorta ödemelerinizi yapabilirsiniz.
Peki avantajları nelerdir ;
1-Hayat sigortanızı yıllık ödeyerek dolar kurunu sabitleyin.
2- Tek seferde ödemiş olduğunuz hayat sigortanızı 12 aya bölerek her ay için gelir vergisinden iade alırsınız.
Not: Aylık veyahut yıllık hayat sigortası ödemenin vergi kazanca arasında fark yoktur. Yasal sınırlar içerisinde her iki ödeme türü de eşit şartlarda değerlendirilir.
3- BES devlet katkısı için aralık ayını beklemeden şimdiden ödemenizi yapabilirsiniz. #sigorta #hayatsigortası #ziraatbankası
Bordrolu Çalışanın En Büyük Yanılgısı: "Vergiye Müdahale Edemem"
Maaş bordrosu sadece bir hesap fişi değildir, yönetilebilir bir tablodur. Çoğu kişi "Maaş yattı, vergi kesildi, konu kapandı" der. Akıllı çalışan ise Hayat Sigortası hamlesini yapar.
Neden mi? Çünkü Hayat Sigortası bordrolu için: Lüks değildir. Sadece "ölürsem ne olur" ürünü değildir. Vergiyle yasal bir mücadele yöntemidir.
Mekanizma Şöyle İşler:
1️⃣ Primi ödersin.
2️⃣ Ödediğin rakam yasal sınırlar içerisinde vergi matrahından düşer.
3️⃣ Devlete gidecek para, senin kumbarana (dövize endeksli poliçene) girer.
Paranızı sadece vergiye mi yatıracaksınız, yoksa kendi geleceğinize mi? Karar sizin, hesap ortada. ✍️ #sigorta #yatırım #hayatsigortası
Atatürk sonrası dönemden 2000’e kadar uzanan süreç;
Atatürk sonrası dönemden 2000’e kadar olan süreç, Türk sigortacılığının "emekleme", "bürokratikleşme" ve sonunda acı bir tecrübeyle "uyanış" dönemidir. Akademik kaynaklarda (özellikle Sigorta Denetleme Kurulu tarihçelerinde) bu süreç genellikle "Devlet Denetimi Dönemi" ve "Serbest Piyasa Geçişi" olarak ikiye ayrılır.
1-Bürokrasi ve Kurumsallaşma (1940-1960)
Atatürk'ten sonra, II. Dünya Savaşı'nın getirdiği ekonomik durgunluk sigortacılığı da etkiledi. Ancak 1950'ler, "Otomobil"in Türkiye'ye girişiyle her şeyi değiştirdi.
Yollar çoğalınca kazalar arttı. Devlet müdahale etti ve 1953'te 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çıktı.Bu kanun, Zorunlu Trafik Sigortası'nın ilk yapı taşıdır.
O dönem halkın bakışı şu şekiildeydi: "Bu bir vergi mi?" İnsanlar sigortayı bir güvence değil, araba kullanmak için devlete ödenen bir harç gibi görüyordu.
Sektör büyüyordu ama başıboştu. Ticaret Kanunu yetersiz kalıyordu.
1959'da tarihi bir adım atıldı: 7397 Sayılı Sigorta Murakabe (Denetleme) Kanunu.
Bu kanunla;
-Sigorta şirketlerini denetlemek için "Sigorta Murakabe Kurulu" kuruldu.
-Şirket kurmak izne bağlandı.
-Rastgele poliçe basmak yasaklandı.
Sigortacılık artık bir "esnaf işi" değil, devlet ciddiyetinde bir "finans kurumu" işiydi.
2-1970'ler ve 80'ler Enflasyon ve krizlerin çoğunlukta olduğu, kayıp zamanlar olarak adlandırılmaktadır.
70'ler ve 80'ler... Kıbrıs Barış Harekatı ambargoları, yağ kuyrukları ve yüksek enflasyon. Enflasyon sigortanın en büyük düşmanıdır. Neden mi ? 1970'te 100 lira teminatla hayat sigortası yaptıran biri, 1980'de parasını aldığında o parayla sadece bir sakız alabiliyordu.Bu dönemde halkın sigortaya güveni dibe vurdu. "Paramız pul oluyor" denilerek hayat sigortalarından kaçış başladı.
3-Özal ile Dışa Açılma (1980'ler)
Turgut Özal'ın "24 Ocak Kararları", sigortacılıkta da "Serbest Piyasa" rüzgarı estirdi.
1980'lerde Turgut Özal vizyonu devreye girdi.Yabancı sermayeye kapılar tekrar açıldı ama bu sefer "sömürgeci" olarak değil, "ortak" olarak geldiler (Allianz, Axa, Generali gibi devler yerli şirketlerle ortaklık kurdu).1987'de yapılan değişiklikle "Sabit Tarife"den (fiyatı devlet belirler) yavaş yavaş "Serbest Tarife"ye geçişin sinyalleri verildi. Rekabet başladı!
-Kanunlar yazıldı, şirketler kuruldu ama halkın gözünde sigorta hala "lüks"tü. Ta ki o geceye kadar...
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi. Binlerce ev yıkıldı. Sanayi durdu. Ve o acı gerçekle yüzleşildi: Devletin her evi tek başına yeniden yapacak bütçesi yoktu. Sigortası olan çok az kişi tazminatını alabildi, gerisi çaresiz kaldı.
-Depremden alınan dersle, 2000 yılına girerken (Kanun Hükmünde Kararname 587 ile) DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) kuruldu.
Devlet dedi ki: "Deprem riskini tek başıma taşıyamam, bunu dünyayla (reasüransla) paylaşmalıyız."
Zorunlu Deprem Sigortası, Türk halkının sigorta bilincine (zorla da olsa) kazınan en büyük kavram oldu.
2000 yılına geldiğimizde tablo şuydu:
-Artık "Murakabe Kurulu" tarafından denetlenen,
-Yabancı ortaklı güçlü şirketleri olan,
-DASK gibi zorunlu havuzları bulunan,
-AB uyum yasalarına hazırlanan bir sektör vardı.#sigorta #hayatsigortası
Sanayi Devrimi ve Bismarck (Zorunlu Sosyal Sigorta)
1-Avrupa'nın yol haritasında Almanya'da sanayi devrimi ile fabrikalarda sakatlanan işçiler büyük sorundu. Demir Şansölye Otto von Bismarck, 1883'te dünyayı şaşırtan bir adım attı.
Özel sektörden çıkıp devlet eliyle yapılan ilk "Zorunlu Sosyal Sigorta" sistemini kurdu. Bugünün SGK'sının temeli Berlin'de atıldı. 🏭👨🏭
Bismarck o dönemde "Sosyalistleri Yasaklama Kanunu" ile solcuları baskılıyordu. Ancak işçilerin isyan etmemesi için onlara devletin şefkatli elini uzatması gerekiyordu. Amacı şuydu: "Devlet işçiye bakarsa, işçi devlete sadık kalır ve devrim yapmaz."
Bu sisteme "Pratik Hristiyanlık" adını verdi ama tarihçiler buna "Devlet Sosyalizmi" der...
2-Sistem 3 ayak üzerine kuruldu..
(1. Ayak - Hastalık Sigortası / 1883)
İlk kez işçi hastalandığında maaşı kesilmeyecek, doktor parası devlet ve işveren destekli fondan ödenecekti.
Bugün hastaneye gittiğimizde "SGK karşılıyor" diyoruz ya, işte o cümle ilk kez 1883 Berlin'inde kuruldu.
(2. Ayak - Kaza Sigortası / 1884)
Fabrikalar o dönemde kıyma makinesi gibiydi. Kolunu makineye kaptıran işçiler açlıktan ölüyorlardı...
Bismarck, "İş Kazası" kavramını yasallaştırdı. İşverene dedi ki: "İşçinin kolu koparsa, tazminatını sen ve devlet ortak ödeyeceksiniz." Bu, iş güvenliği kavramının da başlangıcıdır.
(3. Ayak - Emeklilik / 1889)
Ve en büyük devrim: Yaşlılık ve Maluliyet Sigortası (1889). 👴👵
İnsanlık tarihinde ilk kez "Emeklilik" diye bir hak doğdu. O güne kadar insanlar ölene kadar çalışırdı.
Ama Bismarck'ın küçük bir kurnazlığı vardı: Emeklilik yaşı 70 olarak belirlendi. O dönemde ortalama ömür zaten 45-50 yıldı! Yani devlet, parayı topluyor ama çok az kişiye ödüyordu. (Klasik sigortacılık!)
Bismarck'ın sistemi "Sadaka" değildi, "Hak" idi.Fark şuydu: Para sadece devletten çıkmıyordu.İşçi maaşından prim ödüyor, işveren katkı yapıyor, devlet destekliyordu.Bu üçlü saç ayağı, bugün Türkiye dahil tüm modern dünyada uygulanan sosyal güvenlik sisteminin (Primli Sistem) ta kendisidir... #sigorta