iki kucuk kardesim var olabildigince telefon tablet yasakliyoruz bu sefer noluyor biliyor musunuz? akran zorbaligi.. “sen sunu biliyor musun, aa ama herkes biliyor” yani kisaca dislaniyorlar. dijital bagimlilik bireysel bir yasakla degil anca kolektif bir bilincle engellenebilir
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Mansur Yavaş’tan Melih Gökçek ve oğlu Osman Gökçek’e:
“Ailecek Ankara'ya çökmüşler! Eşinin vakfına onlarca otopark, oğlunun birine televizyon, birine futbol takımı vermişler”
“Hırsıza hırsız olduğunu unutturursan gelir sana akıl vermeye kalkar!”
İstanbul Valisi’nin böyle bir kararım yok dediği noktada, saatlerdir İl Başkanlığımız polis bariyerleriyle ablukada. Milletvekillerimizin araçları alınmıyor, yurttaşlarımızın giriş çıkışı yasaklanıyor.
Bu tablo iktidarın demokrasiye, siyasete ve millet iradesine bakışını gösteriyor!
Bu düzeni kabul etmiyoruz! Hukuksuzluk karşısında susmayacağız, demokrasimize sahip çıkacağız!
Son 10 yıldır Kürt siyasî hareketi ne zaman dara düşse, CHP elini uzattı. Üstelik toplumsal tepkiye maruz kalma pahasına gösterdi bu cömertliği. Peki ya şimdi, CHP İstanbul İl Başkanlığı abluka altındayken DEM nerede? Her zamanki gibi yine ortada yok. Herhangi bir açıklama yaptılar mı? Şimdilik hayır.
CHP ve kendini solda konumlandıranlar artık şapkayı önüne koyup düşünmeli:
- DEM Parti bir muhalefet partisi değildir.
- DEM Parti bir sol parti değildir.
- DEM Parti hukuku ve özgürlükleri esas alan ve otoriterliğe karşı çıkan bir parti de değildir.
- DEM Parti güvenilip yola çıkılacak bir siyasî ortak hiç değildir.
Bütün bunlara rağmen DEM Parti, kof bir mağdur edebiyatıyla CHP'yi 10 senedir, Türk solunu ise yarım asırdır gütmeye devam etmektedir.
“Mahkeme kararına uyun” diyenler, buyurun mahkeme kararı
45. Asliye Hukuk, CHP İstanbul yönetimini görevden almadan önce 4. Asliye Hukuk, bu talebi reddetmiş (ANKA)
YSK’nın yetkisinde olan seçimleri mahkeme mahkeme gezip iptal ettirmeye çalışmak hukuk değildir
1- bu kararı alma yetkisi asliye hukuk mahkemesinde değil ysk'nın alanında
2- can atalay sadece bir örnek. aym kararlarına uyulmadı, uyulmuyor.
3- insanlar bir protesto, sokağa çıkma çağrısı yapmıyor üyesi oldukları partinin il binasına girmeye çalışıyor.
4- seçilenler görevden alıyor, tutuklanıyor.
5- ortada bir güvenlik tehdidi yok. kayyum heyetinin dahi böyle bir iddiası yok. sadece partililerin il binalarının önüne koyulan yüzlerce polis var.
sadece ysk'nın verebileceğine dair açık kanun hükmü olan bir kararı mahkemeye aldırıp sonra da buna itiraz edenlere "hukuk zemininden ayrılmayın" diyorlar. hangi hukuk zemini??
CHP 21 sene sonra gerçek muhalefet yapmaya başladı başına gelmeyen kalmadı. Belediye başkanları tutuklandı, davalar açıldı, istanbul il başkanlığına kayyım atandı. Partililer parti binasına giremiyor.
2023'e kadar CHP'yi Akp yancılarının yönettiği tescilledi.
Parti üyelerimizin, üstelik bizim parti binamız olan il başkanlığına sokulmaması hangi gerekçeyle açıklanabilir? Hangi karar buna dayanak olabilir?
Söylemekten vazgeçmeyeceğim: Demokrasi, ancak hukukun üstünlüğü ve temel hakların güvence altına alınmasıyla anlam kazanır. Hukuk devleti ilkesi; devletin tüm organlarının keyfilikten uzak, anayasa ve yasalarla bağlı şekilde hareket etmesini zorunlu kılar.
Gerçek bir demokraside; yargı bağımsız, basın özgür, vatandaş hakları ise dokunulmazdır. Unutulmamalıdır ki; hukuk devleti olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da hukuk devleti var olamaz.
Ne yazık ki Türkiye, bu evrensel görüntüden hızla uzaklaşmaktadır.
Adalet istisnasız herkese lazım, unutmayalım!
40 yaşındayım, ben de dünya üzerindeki her kadın gibi tanıdığım ve tanımadığım erkekler tarafından çok kez taciz edildim. meşrebinden bağımsız, hiçbir erkeğin de bunun nasıl hissettirdiğini anlayabileceğini düşünmüyorum. keşke zamanında söyleseymiş diyişlerinden anlayabilirsiniz