oflamaların, puflamaların.. hepsi o kadar kulaklarımdaki.. içime işlemiş, desibel desibel.. şimdilerde belki de duysam sesini, gönlümün bağı çözülür, nefes alamaz.. kulaklarım duymaz, duymaz ki önceki güzel sözlerin hatırımdan gitmesin sesinin özlemiyle..
‘her özleyişte gelinmez’ aslında tek tarafın özlemesidir, bu. için özlemekten titremiyorsa, bahaneler üretmekten daha kolay bir şey yok. iki tarafta aynı özlemi paylaşsa yollar arada kül olur.. iki gönül muhabbetinden.. beni sevmeyişine kızmıyorum, sevdiğini söylediğine kızıyorum
ilk ‘seni seviyorum’ dediğimde sana, gözlerim dolmuştu.. ve sonrasında her deyişimde de.. sonra her konuşmazdı, önce heyecanla adınıla seslenip, ardından ‘seni seviyorum’ derdim. ama bir türlü değmedi, değmeyecek, değmiyor, diyemiyorum, sana karşı elim kolum, gönlüm bağlı..
sesin.. yorgun sesin, umursamaz sesin, heyecanlı sesin, sesinin her tonuna duygulanırdım.. kalbimde bıraktığın yarayı şimdi ben senin için nasıl dileyeyim ki.. sen yine de mutlu ol..mesafelerin en güzeli sanaydı, öyle de kalsın..