Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
'Yoksula verilen sadaka bir sadaka, akrabaya verilen sadaka ise iki sadaka yerine geçer: Biri sadaka sevabı, öteki de akrabayı koruyup gözetme sevabıdır.'
(Tirmizi, Zekat, 658)
Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem Cuma gününden söz ederken şöyle buyurmuştur:
“...O günde bana çok salavât getirin, çünkü sizin salavâtınız bana arz olunur.”
(Ebû Dâvûd, Salât, 200,201)
Abdullah b. Mes’ûd radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât getirendir.”
(Tirmizî, Vitr, 21)
Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Bana bir kez salavât getirene Allah on kez salavât getirir (rahmet eyler).”
(Müslim, Salât, 70)
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), şöyle buyurmuştur:
“Bana salât ve selâm getirin.
Çünkü bu sizin için bir arınmadır.”
(İbn Hanbel, II, 364)
Ali b. Ebû Tâlib radıyallahu anh'ın naklettiğine göre, Resûlullah (sallâllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavât getirmeyen kimsedir.”
(Tirmizî, Deavât, 100)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
'Sizden biriniz beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz.'
(Buhari, İman, 8)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
'Yiyiniz, içiniz, sadaka veriniz ve giyininiz. Ancak kibirlenmeyin ve israf etmeyin. Şüphesiz Allah nimetinin eserini kulunun üzerinde görmek ister.'
(Buhari, Libas, 1)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Yaptığınız duânın kabul edileceğine yürekten inanarak duâ edin! Çünkü Allah Teâlâ gaflet içinde ve dikkatsizce yapılan duâyı kabul etmez.” (Tirmizî, Daavât 66)
"Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem, eş seçiminde asıl olan değerleri bir kenara bırakarak, geçici vasıfların cazibesine kapılmamaları konusunda inananları şöyle uyarır:
“Kadınlarla (sırf) güzellikleri sebebiyle evlenmeyin. Güzellikleri onları helâk edebilir (hatalı davranmaya sevk edebilir). Onlarla malları nedeniyle de evlenmeyin. Malları da onları taşkınlığa (günaha) götürebilir. Fakat onlarla
dindarlıkları sebebiyle evlenin. Burnu kesik, kulağı delik, siyahî, dindar bir cariye, (diğerlerinden) daha üstündür.”
( İbn Mâce, Nikâh, 6.)
Aynı husus erkeklerin dindarlığı için de geçerlidir. Nitekim Peygamber Efendimiz bir gün ashâbına, “Dinini ve ahlâkını beğendiğiniz bir kimse size (dünür olarak) geldiğinde onu (kızınızla) nikâhlayın. Böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve bozgunculuk çıkar.” buyurur.
Orada bulunanlar,
“Ey Allah"ın Resûlü!
Eğer o kimsede (denklik bakımından bir eksiklik) varsa?”
deyince, Peygamberimiz,
“Dinini ve ahlâkını beğendiğiniz bir kimse size (dünür olarak) geldiğinde onu (kızınızla) nikâhlayın.”
(Tirmizî, Nikâh, 3.) cümlesini üç defa tekrarlayarak
dindarlık ölçüsünün esas olduğuna, diğer özelliklerin de ancak bununla anlam kazanabileceğine işaret etmiştir."
Hadislerle İslâm c.4/s.46.