akşama kadar sırtını sıvazlayın,
kolunuzu kaptığı anda parçalar timsah. istediğiniz kadar iyi davranın, ilk fırsatta sokar yılan. önüne dağ gibi et yığın, gözünüzü oymaktan çekinmez leş kargası. herkes fıtratı gereği yaşar. kuzu kurda dönüşmez hiçbir zaman, kurt da kuzuya.
İş İnsanı Serdar Kayaalp (Zonguldak’taki ırkçı saldırı hk) :
▪️Diyarbakır’da biçeri yanan Yozgatlı bir vatandaş için halkın seferber olup yeniden biçer sahibi olmasını sağlaması, toplumsal dayanışmanın ve insanlığın sınırları aşan niteliğini gösteren önemli bir örnekti.
▪️Bugün ise ekmek parası kazanmak için Zonguldak’a fındık toplamaya giden Silopililere yönelik ırkçı saldırılar, Türkiye’de toplumsal barışın önündeki sorunları bir kez daha görünür kılıyor.
▪️Bir tarafta zor durumda kalan bir insana memleketine bakmaksızın el uzatan Diyarbakır halkı, diğer tarafta insanları kimliği ve memleketi üzerinden hedef alan bir anlayış var.
▪️Bu iki örnek, toplumların birbirine nasıl yaklaşması gerektiğini açıkça gösteriyor. Türkler ve Kürtler arasındaki kalıcı barışın yolu; ötekileştirmekten ve düşmanlaştırmaktan değil, karşılıklı saygı, eşit yurttaşlık ve dayanışmadan geçiyor.
▪️İnsaniyetin memleketi, dili veya etnik kimliği olmaz. Asıl sınav, farklı olanı tehdit olarak görmek yerine onun da bizim kadar insan olduğunu kabul edebilmektir.
▪️Diyarbakır’daki dayanışma, toplumsal barışın mümkün olduğunu gösterirken; Zonguldak’taki ırkçı saldırılar, önümüzde hâlâ aşılması gereken ciddi önyargılar olduğunu hatırlatıyor.
başörtüsüne karşı değilim ama benim düşündüğüm şekilde taktığı müddetçe. kürtlerle bir problemim yok ama benim gibi yaşadığı müddetçe. alevileri severim ama belirlediğim sınırların dışına çıkmadığı müddetçe. faşizmin süslü cümlelere dökülmüş hali. samimiyetsiz, kof, çürük.
İstanbul bayramda boşalmıştır diye kendimi kandırıp pazartesi sabahı arabayla çıktım işe. Zaten geç çıktım evden. Şimdi trafikte patlarsam hayat beni yine ters köşe yapmış olacak. Herkes gitti diiiimii eminiz
📍Rojin’in bedeninde işkence izleri var.
Rojin’in midesinde ve organlarına dağılmış anestezi maddesi var.
Rojin’in kafasında saçları yok.
Rojin’in sağ ayak bileğinde kırık var.
Rojin’in bedeninde 4 erkek, 1 kadın DNA’sı var.
Rojin’in kalp aort damarında 3 cm yırtılma var.
Rojin’in sağ kulağında kara larvalar var.
Rojin’in sağ tarafında ateşli silah bulguları var.
Rojin’in boynunda kıkırdak doku tahribatı ve kemikte ayrışma var.
Rojin’in sol el üstünde damar tahribatı var.
Bunca delile rağmen, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün aramaları ısrarla göle yönlendirenler, intihar senaryosu yazanlar ve Rojin’in cansız bedenine ulaşıldığı saatlerde henüz otopsi yapılmadan “intihar” diyenler, bunu hangi gerekçeyle kamuoyuna yansıttılar?
Rektör @hsevli derhâl görevden alınmalı. Rojin Kabaiş cinayeti aydınlatılmalıdır. @abakingurlek
varlığımı hiçbir ırkın, hiçbir kesimin,
hiçbir grubun varlığına armağan etmek istemiyorum. haysiyetli bir hayat ve haysiyetli bir ölüm istiyorum, hepsi bu kadar. ne mutlu her durumda, her şartta, her konjonktürde "insan" kalmayı başarabilenlere.
Doktor delil karartmış tutuklandı👏🏻👏🏻👏🏻. Olayın gerçekleştiği andan bugüne kadar görev yapan savcılar ne olacak peki? Bugün görev yapan savcının eliyle koymuş gibi bulabildiklerini, onlar niye ve nasıl görmemiş? Bakmamış olabilirler mi?
ırkçının motivasyonunu anlamlandıramıyorum hakikaten. neden benim ırkım ötekinden üstün olsun ve öteki de bunu kabullensin? neden öteki, varlığını benim varlığıma armağan etsin? neden öteki, benim ırkımdan olduğunu haykırarak mutlu olsun? bu nasıl bir manyaklıktır böyle?
Elma kokusuyla gelen ölüm…
Saddam Hüseyin, 16 Mart 1988’de Halepçe’de kimyasal gaz kullanarak bir soykırım gerçekleştirmiş, binlerce insanın ölümüne sebep olmuştur.
Sivillerin katledildiği bu saldırı karşısında dünya üç maymunu oynamış, Kürtlerin çığlığına uzun süre kulak tıkamıştır.
Halepçe Katliamı’nı dünyaya duyuran isimlerden biri ünlü Kürt sanatçı Şiwan Perwer olmuştur. Şu an bile değerli sanatçının Halepçe parçasını açıp dinleseniz o günü yaşarsınız.
Halepçe, Kürt halkının yaşadığı en büyük travmalardan, en derin trajedilerden biridir.
O gün çocuklar çığlık çığlığa haykırıyor, anneler ve babalar feryat ediyordu. O günün izi de yarası da hâlâ bedenimizde ve hafızamızda dipdiri durmaktadır. Halepçe’yi unutmak mümkün değildir.
Biz o acıyı yaşadık!
Bu yüzden dünyanın neresinde bir savaş çıksa, barış çığlıklarımız yükselir; savaşa hayır diye haykırırız. İçimizde hep bir güvercin tedirginliği vardır.
Çünkü savaşlarda en büyük bedeli her zaman siviller, çocuklar ve kadınlar öder.
#HalepçeSoykırımı
#HalepçeKatliamı
#Halepçe