Ufak bir bar’ın sahibiyim.
Geçen akşamüstü bir müşteri geldi, kelli felli birine benziyordu.
Hafızamı biraz zorlayınca tanıdım.
Buyurun dedim,
-“Bugün çok gergindim, rahatlatıcı bir şey istiyorum,
ne tavsiye edersiniz” dedi.
Tam yerine geldiniz dedim. Ülkede en ucuz viskiyi biz satarız dedim.
18 yıllık viskimiz var.
-“Öylemi, ne kadar dedi” ?
-Bir shotu 200 TL dedim.
-O gerçekten çok ucuzmuş, duble olsun” dedi.
Hay, hay dedim.
Bardağınız var mı ? diye sordum. “Kim yanında bardak taşır tabii ki yok” dedi.
-Bizim bardaklar var efendim, 100 TL.
Şaşırdı ama tamam dedi.
İçkisini aldı bardan masaya geçip oturdu.
Efendim internet den 10 TL rezervasyonuz yoksa masa ücreti 100 tl dedim,” hayda” dedi ama verdi.
Oturduğu sandalye ufaktı, sığmıyordu.
-“Daha büyük sandalye yok mu “ dedi ?
Var tabi dedim ama internetten 10 TL koltuk seçmediğiniz için, 100 TL.
Sinirlendiği belli oluyordu.
“Yeter ama bu ne saçmalık, bu ne biçim işletme, sahibinizle görüşmek istiyorum” dedi.
Elbette dedim, burada değil ama her Pazartesi ve Salı sabah 9.00 ile 9.10 arasında bu numaradan kendisine ulaşabilirsiniz. Aramalar ücretsiz bağlanabilir ancak saniyede 10 Tl tutar.
" iyice sinirlendi, bağırmaya başladı”
-Bu resmen soygunculuk sizi şikâyet edeceğim.
-Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz.” ??!!
Sakince cevap verdim,
Elbette biliyorum.
Ali Sabancı’sınız.
Bende bir Pegasus müşterisiyim. Bu fikirlerin ilhamını sizden aldık. Unutmayın, en ucuz viskiyi biz satıyoruz.
Suna İnan'dan