Panikteyim gözüm gözüne değerse diye
Eğer güneş bi' kez daha buraya doğarsa diye
Kelebek olamayan bi' tırtılım, kopar bacaklarım
Sorarsan niye malum cevapsızım yine
https://t.co/uxULnLbAE9
Vedat Milör’e Kent Lokantasında çektiği video için ‘örtülü reklam’ soruşturması başlatılmıştı... Sokakta yükselen sesin partiler üstü olduğunu bizzat gördüm demiştim ya. İşte asıl sebep bu… Sana hak, bana yasak.
Saraçhane’de yaptığım konuşmayı çarpıtarak siyasallaştırmaya çalışanları dikkatle izliyorum. Konuşmam çok açık: Anayasa ile güvence altına alınmış gösteri hakkına yönelik çifte standardı eleştirdim.
Polisin bir mitingde sergilediği müsamahanın, İstanbul Saraçhane’de ya da Ankara Kızılay’da gösterilmemesini ve gençlerimize biber gazı, tazyikli suyla müdahale edilmesini eleştirdim. Bu eleştirimiz, anayasal haklara yönelik farklı muameleyedir. Biz, herkese eşit uygulama istiyoruz.
Maalesef yine algı operasyonuyla, karalama kampanyası başlatmaya başladılar. Dün “PKK sevdalısı” dediler, bugün “Kürt düşmanı” diye hedef gösteriyorlar ama kimse heveslenmesin: Ne bu algılara teslim oluruz, ne halkımıza sırt çeviririz.
Kürt kardeşlerimizi terörle aynı kefeye koyan anlayışa hep karşı durdum. Bugün de aynı noktadayım.
Bu toprakları var eden her bir vatandaşımız gibi Kürt yurttaşlarımız da başımızın tacıdır.
Ankara’da Kürt nüfusun yoğun olduğu ilçelerde aldığımız güçlü destek, halkımızın bu anlayışı sahiplendiğinin açık göstergesidir.
Aynı şekilde, PKK gibi eli kanlı bir terör örgütüne karşı duruşumuz da nettir; dün ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz.
Bu ülke bir hukuk devleti ise anayasa hepimizi bağlar.
Anayasa’nın 3. Maddesi açıktır: “Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.”
Tek bayrağımız da budur, adı Türk Bayrağı’dır.
Son olarak sonradan öğrendiğim kadarıyla engelli bir vatandaşımızı sevindiren polis memurumuzu gönülden kutluyorum.
Ülkemizin her yerinde eylem yapan vatandaşlarımıza yönelik, güvenlik güçlerimizden aynı şefkati beklediğimizi de ifade etmek isterim.
Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, günlerdir Saraçhane'de yükselen baskı rejimi ve muhalefete uygulanan düşman ceza hukukuna karşı direnen Türk Milleti'nin şerefli evlatlarına yazdığım mektubu okudu.
"Büyük Türk milletinin değerli evlatları, Sevgili İstanbullular, Mustafa Kemal’in Askerleri,
Sizleri Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda 62 günden bu yana tutulduğum hücremden sevgiyle selamlıyorum. Her akşam hücremde televizyonlarda, sizlerin Saraçhane ve bütün Türkiye’deki asil demokrasi ve hukuk mücadelenizi izliyorum. Soğukkanlı ama heyecanlı, vakur duruşunuz ve kararlı tavrınız ile bütün dünyayı etkiliyorsunuz. Hem tavizsiz şekilde hukuk ve demokrasi, hem milli üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti mücadelesi vermeniz ülkemizin geleceğinin güvencesidir.
Bu mücadeleyi verirken bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuka saygılı, provokasyonlara kapalı şekilde davranacağınıza eminim. Siz bu mücadele ile sadece Ümit Özdağ’a, haksız şekilde tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmıyorsunuz. Siz Türkiye’nin geleceğine sahip çıkıyorsunuz. Sizlerin demokratik bir hukuk devletinde yaşamasına sahip çıkıyorsunuz.
Muhalefete 2. sınıf yurttaş muamelesi yapılmasına, düşman ceza hukuku uygulanmasına karşı çıkıyorsunuz. Karşı çıkmaya, hukuk devleti mücadelesine devam edin değerli kardeşlerim.
Ve sevgili polis kardeşlerim,
Eski bir polis akademisi hocası olarak sizlere de sesleniyorum. Bu insanlar sizin halkınız, bu insanlar sizin çocuklarınız. Onlara, Türk halkının temsilcilerine sadece Türk polisi olarak davranın lütfen. Tanrı hem gençliğimizi, hem de bizleri koruyan güvenlik güçlerimizi korusun. Hepinizi kucaklıyorum."
@zaferpartisi@herkesicinCHP@AliSehirlioglu@eczozgurozel@ekrem_imamoglu@istanbulbld
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde 30-35 bine yakın polis vardı sanırım. Yani 1.5 kişiye 1 polis düşüyordu. Burada bölücülük şovları yapanlara ise 3-5 trafik polisi… İlginç değil mi?
İstanbul Yenikapı’da Nevruz bahanesiyle sergilenen rezalet, artık bardağı taşırmıştır.
Halk adalet için sokaklara çıktığında gazla, copla, tazyikli suyla müdahale edilirken; bebek katili Öcalan’ın mesajı meydanlarda rahatça okutulmakta ve buna sessiz kalınmaktadır.
Bu tutum, açıkça teröre kucak açmak, teröriste zemin hazırlamaktır. Meydanları terörize etmek neyse, teröriste meydan vermektir. Abdullah Öcalan eli kanlı bir teröristtir. Onun konuşmalarının yayınlanmasına müsaade edilerek ne elde edilmeye çalışılmaktadır?
Nevruz etkinliklerinde pamuk şeker dağıtanlar, Büyük Türk Milleti’nin asil evlatları için bugüne kadar ne yapmış, hangi adımı atmıştır? Gençlerimizin terör sempatizanları kadar değeri olmadığı mı gösterilmeye çalışılmaktadır?
Zafer Partisi olarak bu çifte standardı asla kabul etmiyoruz!
Büyük Türk Milleti bu yaşananları unutmayacak ve günü geldiğinde tepkisini hukuk sınırları içerisinde en güçlü şekilde gösterecektir.
Vatandaşlarımızı kulak tırmalayan ve göz kanatan içeriklere maruz bırakmamak adına ses değiştirilmiş ve görüntü bulanıklaştırılmıştır.
Jop nerde?
Biber gazı nerde?
Soğuk su nerde?
Darp nerde?
Yerlerde sürüme nerede?
Tüm bunlar için Türk ve Atatürk bayrakları açmalarını mı bekliyorsunuz?
Genç arkadaşlar kaybedecek hiçbir şeyimiz yok.
Ev-araba alamayacağız. Sınavı kazansak da mülakatta eleneceğiz. İhalelere giremeyeceğiz. Mahkemeye düşsek “adamımız” yok. Dolar kuru ile zenginleşemeyeceğiz.
Geleceğimizi çalanlara karşı direnişe devam!
Merhaba, ben Önceki dönemde AKP Esenyurt Belediye Başkanı olarak görev yaptım. Hakkımda ciddi usulsüzlük iddiaları ve bazı ahlaki “görüntüler” medyada yer aldı. Ancak, bu iddialar sonrasında affımı talep ettim ve tüm meseleler kapandı.
Bunun ardından hakkımda herhangi bir soruşturma açılmadı.
Hayırlı Ramazanlar 🌙
Merhaba ben önceki dönemde AKP Bağcılar Belediye Başkanı . Hakkımda savcılığa da intikal eden bazı yüz kızartıcı durumlarımdan dolayı şantaja maruz kaldım,bunlar medyada da yer aldı. Sonra, bu iddialardan dolayı sağlık sorunlarımı bahane ederek affımı talep ettim ve tüm meseleler kapandı.
Sonra ne mi oldu 🤭Tabii ki hiçbir şey! Hakkımda herhangi bir soruşturma açılmadı.
Hayırlı Ramazanlar 🌙
Merhaba, ben jeliboncu bir dinozor severim. Uzun yıllar AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptım. Bu Mansur , benimle ilgili yaklaşık 100 suç duyurusunda bulundu, ancak bırakın soruşturmayı, ifadeye bile çağrılmadım. İnanır mısınız, bizim Murat da benim yolsuzluklarımla ilgili iki kitap yazdı. Helal olsun çocuğa, emek verdi, sağ olsun.
Tüm bu olanlardan sonra sadece affımı istedim ve mesele kapandı. Pirüpak oldum. Bir de benim oğlan Osman vekil oldu. Şimdi oğlumla birlikte “yargı bağımsızdır, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması siyasi değildir” diyerek algı yaratıyoruz. Ara sıra da oğlumla evde renkli kartonlarla etkinlik yapıp, meclise giderken eline tutuşturuyorum:
Ama “Sadece elinde tut, kaldır, sakın konuşma yoksa sana benim yolsuzluklarını hatırlatırlar ” diyorum…
Hayırlı Ramazanlar 🌙
Merhaba ben Dezenfektan Hanım;
Kendi Bakanlığıma ,kendi şirketim üzerinden yüksek fiyatla dezenfektan aldım. Ve kendi bakanlığımı zarara uğrattım.
Fakat hakkımda hiçbir işlem yapılmadı…
Hayırlı Ramazanlar 🌙