Sosyal hayatta o kadar çok mikro flört görüyorum ki..
Evli nişanlı ya da hayatında biri olan insanlar bunlar
Kahve alacağın insana sadece iced latte istiyorum dersin paranı verirsin oldu bitti
Sana ne baristanın günü nasıl geçiyorsa geçiyor
Evlendiğin an, bekar hayatındaki özgürlük ve çılgın partiler (ki aslında evde pijamayla dizi izliyordun) gözünde bir anda bir Rönesans tablosu gibi romantikleşir. Evlenmediğin an ise pazar kahvaltısında tek başına tost yerken, evli çiftlerin kuş cıvıltıları eşliğinde organik reçel yediği yanılsamasına kapılırsın. Sorun evlilikte ya da bekarlıkta değil tatlım, sorun senin o ulaşamadığın öteki seçenekte gizli olduğunu sandığın ama aslında hiç var olmamış olan o gizemli mutlulukta. Yani neyi seçersen seç, o seçmediğin yol sana hep kaçan balık büyük olur dedirtecektir.
İnsan, elindekini değil, her zaman elinde olmayanı arzular. Arzu, doğası gereği tatmin edilemez bir şeydir. Çünkü arzu, nesnenin kendisine değil, o nesnenin sende yarattığı eksiklik duygusuna yöneliktir.
Adamla tartıştınız size mesaj atmıyor yazmıyor 1 gün oldu 3 gün oldu 1 hafta oldu derken 1 haftayı geçti,ARKADAŞLAR ÖLÜP KALSANIZ HERİFİN HABERİ OLMAYACAK VE SİZİ ZERRE KADAR MERAK ETMİYOR VE HALA BANA BEN YAZAYIM Mİ DİYORSUNUZ AYNEN Bİ DE ANASINDAN İSTEYİN OLUR MU
Bugün babamla dışarı çıkacaktık sadece lip gloss sürdüm hava soğuk olduğu için de uzun gömlek geniş pantolon giyindim babam beni görünce bir süzdü ve dedi ki hayırdır yeni çocuk muhafazakar mı