📍Ankara
Gezi Direnişini andığımız için bir arkadaşımız iskence ile gözaltına alındı. Gözaltılar bizi yıldıramaz, arkadaşımızı geri alacağız.
Gezi'de düşene dövüşene bin selam!
Topyekün Saldırılara Karşı Topyekün Direniş! Saray Rejimi seçimle gelmemiştir, seçimle gitmeyecektir.
Böyle yaşamak istemiyorsak, önümüzdeki tek yol kitlesel direniştir!
Geldceğimiz Cesaretimiz Kadar Olacak!
#MutlakButlanaHayır#genelgrevgeneldireniş
Terzi Fikri Onurumuzdur!
"Sömürü düzeninin beyleri, ağababaları, faizcileri, karaborsacıları, bizleri yıllar boyu kendilerine köle etmişlerdir.Bugün fındığımız para etmiyorsa, hayat pahalılığı varsa, karaborsa varsa, her gün zam zulüm varsa..."
#fikrisönmez
4 Mayıs 1985
HAK ARAYAN MADENCİYE YANIT DAYAK VE GÖZALTI!
Bu isyan açlığın, yoksulluğun, çıplaklığın isyanı. Madencilerin tüm Türkiye’ye sözü: “Açım ben aç!”
#MadencininEliniTut
📍MEB
"Kazanmak İçin Genel Grev, Genel Direniş'i Örgütleyelim" pankartı ile Kaldıraç olarak alandaydık.
Eğitim emekçilerinin MEB önündeki yaşam nöbetini devam ediyor.
#EgitimdeŞiddeteHayır#GenelGrevGenelDireniş
“Devrim yolu engebelidir, dolambaçlıdır, sarptır. Kurtuluş bayrağı bu yolu tırmanan gerillaların birbirlerine iletmesi ile oligarşinin burcuna dikilecektir.
Her engelde düşen gerillaların gövdesi bir devrim fırtınası yaratır. Her düşen gerillanın kanı devrim yolunu kızıllaştırır, aydınlatır.
Düşenler geride kalmazlar. Onlar emekçi halkın kalbinde, ruhunda ve bilincinde, devrimin önder ve itici sembolleri olarak yaşarlar.
Düşenler devrim için, devrim yolunda vuruşarak düştüler. Kalbimize, ruhumuza ve bilincimize gömüldüler.
Onlar kurtuluşa kadar savaş şiarını, devrim yoluna kanları ile yazdılar. Yolumuz bu yolda düşenlerin yoludur.
Kurtuluşa kadar savaş!”
Emperyalistler işbirlikçiler Efraim Elrom'u unutmayın!
Kızıldere’ye gitmek için yola çıkan Devrimci Gençlik Derneklerinden 78 arkadaşımız işkence ile gözaltına alındı, arkadaşlarımız yalnız değildir.
İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek!
İran Komünist Partisi Enternasyonal Büro: “İran’da ezilen halkın gerçek protestoları”
İran’da birkaç haftadır süren protestolara ilişkin olarak, eylemlerin ABD ve soykırımcı İsrail tarafından yönlendirildiği ya da bunların müdahalesi altında olduğu iddialarını İran Komünist Partisi Enternasyonal büroya sorduk. Yoldaşımız, 12 Ocakta yanıtlarını bir sesli mesaj aracılığıyla iletti. Aşağıda, bu mesajın çevirisini paylaşıyoruz…
“Gerçek darbe, şu anda perde arkasında, İslamcı rejim içindeki fraksiyonlar ile ABD ve İsrail arasında yaşanıyor olabilir. Bu nedenle, Venezuela ile bir karşılaştırma yapıldığında, İranlılar arasında da şöyle bir düşünce vardır: Batı için olası “alternatiflerden” biri, perde arkasında oturup rejim içindeki reformistlerle görüşmektir.
İran içindeki bazı reformistler, rejim içinden aktörler ve Devrim Muhafızları’nın bazı kesimleriyle birlikte, protestoları kontrol altına alabilecek ve rejim devrildikten sonra İran’ın yönetimini ele geçirecek türde bir düzen ya da yeni bir hükümet oluşturma arayışına girebilir.
Bu nedenle Batı’nın, mevcut rejim içindeki bazı fraksiyonlarla uzlaşarak ülkeyi onların yönetmesine izin vermesi ihtimali vardır. Onlara göre bu, İran’daki protestoları kontrol etmenin en güvenli ve en kolay yoludur. Temelde Venezuela’dakine benzer bir senaryodan söz ediyoruz: Maduro’yu devre dışı bırakıp, geri kalan devlet aygıtını ve operatifleri yerinde bırakarak ülkeyi yönetmeye devam ettiler. Bu, Batı açısından son derece güvenli bir seçenektir.
Hiç tanımadıkları, ne olduğunu bilmedikleri yeni bir alternatifi iktidara taşımak gibi bir riske girmek istemezler. Bu nedenle İran’da da benzer bir şeyi yapmayı düşünüyor olabilirler. Ancak bunun protestolarla hiçbir ilgisi yoktur. Aksine, böyle bir senaryo protestocular açısından son derece tehlikelidir.
Sokaklardaki İran halkı öldürülüyor, dövülüyor, hapse atılıyor; şu anda hayal edilebilecek en vahşi baskılardan biriyle karşı karşıyalar. Bütün bunlar, Devrim Muhafızları’nın ya da reformistlerin gelip ülkeyi bir 50 yıl daha yönetmesi için yaşanmıyor. Halkın istediği bu değil. Bu gerçek bir devrimdir.
Özellikle Arak’taki otomotiv sektöründe çalışan işçilerin yaptığı açıklamadan görüleceği üzere; işçiler fabrikalarının kontrolünü ele almış durumdalar. Kendi işçi konseylerini kurmak için çalışıyorlar; Arak halkını kendilerine destek olmaya çağırıyorlar ve insanlardan örgütlenme komiteleri ile konseylerini oluşturmalarını istiyorlar. Sokaktaki insanların gerçekten istediği şey tam olarak budur.
Sokaktaki hareketin büyük çoğunluğunu işçi hareketi, öğretmen hareketi, öğrenci hareketi, hemşire hareketi ve kadın hareketi oluşturmaktadır. Bugüne kadar gördüğümüz aktif hareketlerin esas talebi de budur.
Dolayısıyla bu, gerçek bir devrimdir ve hedefi de nettir. Elbette ABD emperyalizmi ve müttefikleri bu devrimi bastırmaya, saptırmaya ve halkın gerçekten istemediği, kendi çıkarlarına hizmet eden bir yöne çekmeye çalışacaktır. Bu nedenle bizler açısından — komünistler, solcular ve özgürlükten yana olan insanlar açısından — gerek rejim medyasının gerekse küresel ölçekte burjuva medyasının söylediklerine kapılmamak son derece önemlidir…”
Metnin tamamı için linki tıklayınız.
https://t.co/5zXAJqQhtK
"Bize daha da ileriden bakanlar var. Bekir ve Serkan bizden önce oraya varanlardandır. Her adımımızda bize eşlik edenler yılın aralık aylarında, sınıfsız bir topluma ulaşmak için bu sefer neyi anlamamız ve anlatmamız gerekir, sorusuyla gelirler."
Bekir'e, Serkan'a yazılanlar...
Bekir'in, Serkan'ın yazdıkları..
https://t.co/Dt6Yook86v
📍Dil Tarih Coğrafya Fakültesi
Bugün 20 Kasım Dünya Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü için okulumuza pankart astık, Ögbler ise bundan dolayı bizlere saldırdı. Bir arkadaşımız kafasına aldığı darbe sonucu hastaneye kaldırıldı.
Tekrar tekrar sesleniyoruz: Onurumuz nefretinizden büyüktür! 🏳️⚧️
📍Hacettepe Üniversitesi, Yemekhane İşgali
Kayyum rektörün karşı Hacettepe öğrencileri olarak turnikeden atlayıp yemekhaneyi ele geçirdik. Yemekhane işçilerine bugün tatil diyerek yerlerine yemeği biz dağıttık.
“Kayyumlar gidecek, biz kalacağız!”