Ben de annemden gördüğüm için hep yıkarım. Son zamanlarda yıkanmaz diye bir kesim çıktı bizi zoraki bir şekilde yıkanmadan yemeye ikna etmeye çalışıyorlar
Tavuk asla yıkanmazmış ama annem hep yıkadığı için ve ben de ondan gördüğüm için halen yıkıyorum. Hiç bir literatür, hiç bir profesör annemin yaptığını yapmanın önüne geçemiyor bende. Annem yapıyorsa vardır bir bildiği. Annem kitaptır. Annem profesördür.
Tavuk suçludur.
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidine takla attıran bir gelişme daha.
Onun teorisine göre insan için ihtiyaç gidermede bir öncelik sıralaması var:
fizyolojik ihtiyaçlar → güvenlik → aidiyet → saygınlık → kendini gerçekleştirme.
Oysa çanak çömleksiz Neolitik toplumlarda yaklaşık 11 bin yıl önce insanlar, yalnızca barınmak ve beslenmekle meşgul olması beklenen bir dönemde, tepesinde bir çatı yokken, bir sonraki öğünde ne yiyeceğini bilmezken son derece zahmetli anıtsal yapılar inşa etmiş, taşları kilometrelerce taşımış, heykeller yapmış, dinî ritüeller gerçekleştirmiş.
Bu durum, “önce karnımızı doyuralım, sonra sanat yaparız” şeklindeki katı sıralamaya pek uymuyor. Kendini, duygularını sanatla ifade etmek, bir lüksten ziyade hayatta kalmaya yönelik temel bir ihtiyaca benziyor. Çünkü sağlıklı bir insanın en temel ihtiyacı “hayatta kalmak” değil, hayatta olmaya bir anlam vermek.
İnsan bazen güvende olmadan da sanat üretir. Bazen açken şiir söyler.
Bazen savaşın ortasında müzik yapar.
En fenası bugün insan, temel ihtiyaçlar ile üretilmiş ihtiyaçlarını ayırt etmekte zorlanırken, bedenin ihtiyaçlarının peşinde geçiriyor ömrünü. Çoğu temel ihtiyaç değil üretilmiş... Ruhunun ihtiyaçlarını düşünmeye enerjisi kalmıyor. Ruhların çoğu aç, sefil...
Leoparın üstünde seyahata gelirsek, benim geçmişe dönük hayalim☺️
Geliri çok daha kısıtlı olmasına rağmen birçok zenginden daha kaliteli yaşayanlar tanıyorum. Zira pahalı zevkler için para, rafine zevkler için ise kültür gerekiyor ;)