1. Âişe – Evladı olmadı.
2. Meryem – Hayatı boyunca bir eşe yaslanmadı.
3. Âsiye – Firavun'la, yani en zor eşle sınandı.
4. Hatice – Kalbinin huzurunu, eşini kırk yaşında buldu.
5. Fâtıma – Maddî imkânı az ama değeri büyük bir hayat sürdü.
Hiçbirinin yolu "kusursuz" değildi. Hiçbirinin hayatı eksiksiz değildi. Ama hepsi, inançları ve sabırlarıyla en yüce kadınlar arasında anıldı. Demek ki geç kalmak, yalnız olmak, maddî zorluk yaşamak ya da yanlış insanların içinde kalmak; değerin eksik olduğu anlamına gelmez. Herkesin vakti başka, herkesin sınavı başka. Doğru insan, doğru zaman ve doğru kapı; bazen sabrın arkasında saklıdır. Eksik sandığın yer, belki de seni yücelten yerindir.
Ulan çocuk psikiyatrisi profesörüyüm. Gece gündüz durmadan çalışıyorum; hasta çocuklarla görüşmeler, akademik makaleler, konferanslar, supervizyonlar, bir de ailelere ve meslektaşlara yönelik eğitimler veriyorum. Uyku mu? Günde ortalama 5-6 saat ancak. Yıllardır profesörüm, ama hayatımda bir kez busines uçmadım.
Ancak bunun gibi resmen orospuluk yapan tipler gizlide kuytuda bırakılmayıp, gençlerimizin adeta akıllarına girsin diye birileri tarafından parlatılarak, bu şatafatlı hayatı sürdükleri çocuklarla gençlerin gözlerine sokulması sağlanıp, gençlerimiz eğitim-öğretimin ulvi yolundan saptırılıp bu çirkin bataklığa sürüklenmeye çalışılıyor.
Bunun spontan gelişen bir şey olduğunu düşünüyorsanız çok safsınız demektir.
Aile kurumu çatırdıyor nüfus hızla düşüyorsa bunların etkşsi yok mu sanıyorsunuz?
Maalesef çocuklarımıza karşı bilinçli bir savaş yürütülerek kızlarımız doktor, öğretmen, hakim savcı olmaktan nefret ettirilip resmen oruspuluğa yönlendirilirken biz de mal mal izliyoruz.
Gençlerimiz adına çok üzgünüm
Ben küçükken amcamın okuduğu gazeteler boşa gitmesin diye kuponları toplayıp bundan almıştı kuzenim. Böyle şeyler bizim sülalede pek hoş karşılanmadığı için bir akşam misafirlikte amcam "al bunları sen götür. seviyorsun böyle boş şeyleri" deyip seti bana vermişti. İşte benim entelektüel olma hikayem.
Görgü sonradan kazanılmaz arkadaşlar. Ailenizden gelir, sizde yer eder. Ve görgülü insan gösteriş bilmez, ayıp bilir, edep bilir.
Zaten ne demişler; “Asıl azmaz, bal kokmaz.”✨
Herkesin baskın bir rızkı var; kiminin baskın rızkı parada, kiminin zekâda, kiminin de sevilmekte. Kiminin rızkı seyahatte, kimininki kalabalıkta, kimininki de sükûnette. Herkesin imtihanı birbirinden farklı. Dikkat ediniz; bir yerden eksikseniz başka bir yerden fazlasınızdır.