Birinin ne kadar değer verdiğini ve çok sevdiğini söylemesinin bir önemi yok, “nasıl” değer verdiği ve sevgisini “nasıl” belli ettiği önemli, kalbindeki yerimiz buradan bellidir.
Zaman ilaç mı bilinmez ama zamanın bazı şeyleri dindirdiği, kalbe ağır gelen kimi duyguları hafiflettiği, neyin heves neyin gerçek bir bağlılık olduğunu gösterdiği açık bir hakikattir.
O kadar nefret ediyorum ki kendini gerçekleştirmeyi beceremeyip sadece gücü yettiği için kendinde bu cesareti bulan aşağılık kompleksli varlıklardan. Çocuğun her seferinde çalışmaya devam etmesi, kendini buna mecbur hissetmesi tokat gibi çarptı suratıma resmen.
Mağlup olduğumu sandığım bütün savaşlardan omurgam dimdik çıkmış, dikenli yollardan yalın ayak geçmişim. Ayağım taşa takılsa gökteki yıldıza inanmışım. Yapamam sandığım, gidemem diye düşündüğüm her şeyi başarmışım. En çok kendimde kaybolup, en sonunda kendime kavuşmuşum. İyi ki.
"kendime sözümdür; bir daha içime sinmeyen ve değersiz hissettirildiğim hiçbir yerde durmayacağım. ne kadar kötülük görürsem göreyim, içinden tertemiz çıkıp, iyiliği, sevgiyi ve inceliği savunacağım. bir daha yüzüme kapanan hiçbir kapının arasına elimi koymayacağım."
Birinin hikâyesinde değerli ve iyi kişi olmak, bizim karakterimizin sağlamlığıyla ilgili olduğu kadar muhatabımızın karakteriyle ilgilidir. Bazen ne kadar iyi olursak olalım, karakterimizi taşıyamayan, kıymetli olanı seçemeyen kimsenin hikâyesinde kötü bir insan olarak kalırız.
Sevdiğini kaybettiğini düşünen herkes okusun. Hiçbir zaman kaybetmediniz. Sevgi sonsuzdur. Sınırsızdır, limiti yoktur ve bir bedenin içine hapsolmayacak kadar ebedidir. Sevdiklerimize… 🙏🏻