Boşandığınız kişi iddet süresince nafakanızı öder sonra herkes kendi yoluna. Sizin üzerinizde hiç bir hakkı kalmayan bir adamın sizi bakma zorunluluğu yoktur. Adaletli olun.
Şamar Tanrıyar Foss Leydinin Saçını Başını Yolup Orta Yere Bırakmışşşş🤣🤣🤣
"Bana bak Dilo, bizim de senin kocanın metres hikayelerine susmanı içimiz almıyor"
"Kızım sen bir sus artık ya,biraz utanın çekilin bir kenara!"
Yine 2.Atatürk benzetmeleri gelmeye başlamış 3 sene önce kılıçdar için de aynı tweetleri atıyordu o.çocukları zerre akıllanmıyor zerre değişmiyorlar hepsi sülük gibi yaşıyor
Ali Burak Hocam tamamen haklı, üstelik bu eleştiri istihbarat gerçekleriyle çürütülür. Bir devlet başkanının yurtdışına kendi aracını, yiyeceğini ve ekipmanını götürmesi bir gösteriş değil, dünyanın her ciddi devletinin uyguladığı standart bir güvenlik doktrinidir.
▫️ En net örnek ABD. ABD Başkanı bir ülkeye gitmeden önce, zırhlı limuzini "The Beast" ve tüm konvoyu, dev C-17 nakliye uçaklarıyla saatler öncesinden o ülkeye taşınır. Bu araç sıradan bir otomobil değil: RPG'ye dayanıklı gövde, kimyasal-biyolojik saldırıya karşı sızdırmaz kabin, içinde başkanın kan grubuna uygun kan stoğu ve oksijen sistemi taşır. Yani başkan, kendi "yürüyen güvenli odası" ile seyahat eder.
▫️ Yiyecek ve içecek meselesi de aynı mantığın parçası. Liderlerin gıdası çoğu zaman kendi ekibinin kontrol ettiği tedarik zincirinden gider, çünkü en eski suikast yöntemlerinden biri zehirlemedir. Ev sahibi ülkenin mutfağına teslim olmak, istihbari açıdan kabul edilemez bir risktir. Mesele güvensizlik değil, riski sıfırlama disiplinidir.
▫️ İşin özü şu: Bir devlet başkanı yurtdışındayken, bulunduğu ülkenin güvenlik altyapısına, suyuna, elektriğine, iletişimine bağımlı olmak istemez. Çünkü o bağımlılık, bir zafiyet ve olası bir sabotaj kapısıdır. Kendi aracını, kendi iletişim hattını, kendi gıdasını götürmek, bu zafiyet pencerelerini tek tek kapatmak demektir. ABD, Rusya, Çin, hepsi bunu yapar.
▫️ Dolayısıyla bunu "lüks" diye eleştirmek, meselenin istihbari boyutunu hiç bilmemektir. Bir liderin güvenliği, yalnızca o kişinin değil, devletin sürekliliğinin ve itibarının güvenliğidir. Asıl sorulması gereken şu: Bir devlet, en tepedeki ismi korumak için bu tedbirleri almazsa, o zaman gerçekten ihmalkâr olmaz mı?
oğlum kendini dünyanın en güçlü erkeği sanıyor.. bizim dövmemiz de pek etik olmadığından mümkünse onu dövebilecek 4,5-5 yaşlarında iri bir erkek çocuğu tanıdığınız varsa yönlendirir misiniz
Daha çok kitap okumanızı tavsiye ediyorum…
Başıboş köpek de insan haklarını ihlal ediyor, süresiz verilen yoksulluk nafakası da…
Çocuğa, erkeğe bu kadar düşmanlaşılması da normal değil…
Bomboş ezberden konuşuyorlar.
Benim kendi arkadaşım, üni son sınıfta evlendi, 9 ay sonra boşandılar. İkisinin de işi yoktu ama erkek kıza yaklaşık 10 yıl nafaka ödedi, ta ki kız evlenene kadar. Kız yoksul falan da değildi.
Bunların derdi adalet, hakkaniyet değil.
Süresiz nafaka alan kadın her yıl nafaka arttırma davası açıyor ve kendi avukatının ücreti dahil mahkeme masraflarını erkek tarafı ödüyor.
Avukatlar bu ballı gelirden mahrum kaldılar. Bütün feryatları ondan. Yoksa hakkın adaletin canı cehenneme. Varsa yoksa kolay para kazanma hırsı.