"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir"
Mustafa Kemal ATATÜRK🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Atatürk’ten uzaklaşan, kurduğu Cumhuriyet’i elinin tersiyle iten bir Türkiye gün yüzü görmez. Acı ve gözyaşının dünmediği bir Orta Doğu coğrafyası olur. Yozlaşma zirveye çıkar.
-Atatürk’ü kurumlardan çıkaran bir Türkiye ekmek bile bulamaz.
-Balkan Savaşı felaketini unuttunuz, peki 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimini ne çabuk unuttunuz.
Ultra işlenmiş gıdaları biliyor musunuz?
Dondurulmuş patates kızartması, dondurulmuş pizza, market dondurmaları, hazır soslar, salam, sosis, hazır çorbalar, paket kurabiyeler, enerji içecekleri.. vs. bu gruba girer.
Hastalanmak, kanser olmak istemiyorsanız bunları yemeyin.
Türkiye gecikmeden sığınmacı/göçmenleri göndermeli, ekonomisini düzeltmeli ve iç cepheyi güçlendirmeli. Yapmazsa ne olur?.. “Tarih tekerrürdür derler, ibret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi tarih…” der, Mehmet Akif Ersoy.
Ve tarih bir dikiz aynası, arada bir bakılması gereken…
Sabah kahvaltıda, çay kaşıklarının sesi birbirine karışıyorsa, bu mutluluğun sesidir. Ve anneniz karşınızda oturuyorsa, oturduğunuz yer tam olarak cennettir. Gülerek karşılayın, gülle karşılayın eşlerinizi. Çocukları sevin. Dünya ölümlü dünyadır.
Cahit Zarifoğlu
Cumhurbaşkanı’nın teğmenler konusunu yeniden gündeme getirerek ceza verileceğini açıklaması doğru bir yaklaşım değildir. Sınırımızı ihlal eden Yunan botlarına karşı açıklama bile yapamayan İktidarın, teğmenleri hukuki ve vicdani temeli olmayan bir şekilde cezalandırma iradesini ortaya koyması milli birliğimizi zedeleyen bir anlayıştır. Kumpas davalarını “savcısıyım” diyerek destekleyen Sn. Erdoğan’ın teğmenlerle ilgili süreçte kararını gözden geçirmesi hukuki ve vicdani yönden isabetli olacaktır. Sn. Erdoğan’a teğmenler mevzusunu üzerinden bunca zaman geçtikten sonra açıklama yaptırarak gündemi şekillendirmeye çalışan “algısal akıl” öncelikle Yunan botlarının bir daha sınır ihlali yapmaması için aklını yormalıdır. Türkiye’nin gündemine Anayasa tartışmalarını sokarak milletin ve devletin gerçek sorunlarını göz ardı edenler ülkenin algıyla bir yere varamayacağını bilmeliler. Türkiye’nin ihtiyacı olan kalkınma modelini ortaya koyması gerekenler algı çalışmalarını bir kenara bırakarak milletin sorunlarına çözüm üretmeye odaklanmalıdır. Atatürk’le savaşarak O’nu yenebilen tarihte olmadı ve olmayacak. Atatürk’ü ve değerlerini benimsemeyen hiçbir siyasi anlayış bu coğrafyada kalıcı olamaz. İktidarın ve iktidar olma hedefindekilerin bu gerçeği bilerek politika izlemeleri mutlaktır. Aksi takdirde emperyalizmin tuzaklarına düşmeleri kaçınılmazdır.
Balkanlar devreye giriyor... O geliyor ! Hasret sona eriyor. Şok düşüş yaşayacağız. Bu hafta sonu yaz, hafta başı ise sonbahar var. Tam 10 derece birden çakılacağız. Hazır mıyız? 👇🏻🤎🍂
@m_cemilkilic Onu bilemem de her insan istedigine tapabilir.
Onun inancı benim hayatıma özgürlüğüme zarar verdiği an sıkıntı başlar.Bak hindistana varmı sorun.
SOLOTÜRK Pilotu Binbaşı Murat Bakıcı:
“Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle anıyoruz, ruhları şad olsun. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.”
Mustafa Kemal bir isim değil, Türk Ulusu’nun Milli Mücadele Ruhu, özgürlük ve bağımsızlık sembolüdür. Toprağı vatan yapan şehitlerin kanı, kutsalıdır. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumsal hafızasıdır. Mazlum ulusların bağımsızlık meşalesidir.
Ve Atatürk bu milletin ebedi lideridir. FETÖ’yü tercih edenler, Şeyh Sait’i kahramanlaştıranlar, tarikatlarla birlikte olanlar teğmenleri suçluyorlar. Teğmenler, takdir edilecek ve Askerlik Andı’na yakışır bir davranış sergilediler.
Onlar, “HARBİYELİ” olduklarını, FETÖ’cü olmadıklarını haykırdılar. Atatürk’ten uzaklaşan bir Türkiye’nin sadece BEKA sorunu, yoksulluk, mutsuzluk ve yozlaşma getirdiğini görmediniz mi? Teğmenleri suçlayanlar FETÖ’ye ve Afganistana özenenlerdir.