19 Mayıs 1919’dan;
-19 gün sonra 8 Haziran’da, Savunma Bakanı geri çağırır.
-34 gün sonra 23 Haziran’da, İçişleri Bakanı yetkisini alır.
-44 gün sonra 2/3 Temmuzda, Padişah İstanbul'a çağırır.
-50 gün sonra 8/9 Temmuz’da, görevden alınır.
-11 Mayıs 1920’de idam cezası verilir.
-24 Mayıs 1920’de Padişah Vahdettin idam kararını onaylar.
Milli Mücadele'yi Vahdettin mi başlatmış?..
Kurtuluş Savaşı'nda sadece işgalcilere savaşmadık, onlardan önce yerli işbirlikçilere, sarayın ve hükümetinin (Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit'in ) Kuvayi Milliye'yi yok etmek amacıyla kurduğu paralı ordu Kuvayı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) ile de savaştık.
Nezahat Onbaşı anlatıyor! 👇
8 yıldır süren hukuk mücadelesi nihayet bitti. Tüm itirazlar reddedildi. Yargıtay'ın verdiği beraat kararım kesinleşti. Toplum ve çevre sağlığı ile ilgili bilimsel çalışmaların devlet sırrı olarak nitelenemeyeceği ve açıklanmasının bir suç oluşturmayacağı da hükme bağlandı.
Bir zamanlar Arda Denkel, Yalçın Koç, Pınar Canevi ve Ali Karatay gibi hocaların yücelttiği Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümünü bugün en iyi temsil eden kişi, emekle, liyakatle, torpilsiz girdiği okulunu yüksek başarıyla bitirerek hak ettiği diplomasını kaptırmayan mezunumuz.
Merhum Süleyman Demirel Başbakan ve Cumhurbaşkanı iken, kardeşleri Hacı Ali ve Şevket Demirel ile yeğenleri Yahya ve Murat Demirel haklarında Hürriyet Gazetesi'nde manşetlere çıkan, ARENA'da da birinci sırada yer alan yolsuzluk ve usulsüzlük haberleri yaptım.
Bunların yayınlanması sonrasında bırakın soruşturmaya uğramayı, yargılanıp cezaevine girmeyi, tekzip bile almadım!
Nihayet Cumhurbaşkanlığı sırasında bir röportajın reklam arasında "Efendim yakınlarınızla ilgili haberlerim nedeniyle bana çok kızıyor olmalısınız," dedim.
Güldü.
"Neden kızayım kardeşim, iftira olmadıkça tabii ki haber yapacaksınız, bu sizin işiniz. Kaldı ki yolsuzluk yapan birini, kardeşim bile olsa kamuoyu önünde savunup, sahip çıktığımı hiç gördünüz mü? Bağımsız yargı gereğini yapar," dedi.
Bunları duydukça kendisine olan saygım bin kat arttı.
Genç kuşaklar bunları bilmez.(Ama arayan haberlerimi İnternete bulur.)
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
1 Temmuz 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1342. Direnişin 6. yılı/2005. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
July 1, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1342/6th year/2005th day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
Bu, yalnızca hukukun değil, aynı zamanda insanın özüne dair kavrayışın da sığlaştığını gösterir.
Bireyin tercihlerini cezalandırmaya yönelen böyle bir yaklaşım, adaletin ruhunu aşındırır ve toplumsal güveni derinden sarsar.
Tüm mezun olan Boğaziçi öğrencilerini tebrik ediyorum. Kampüse özgürce giremediğim için bugünkü #AlternatifMezuniyet töreninde yanınızda olamıyorum. Özgür günlerde okulumuzda da beraber olmak ümidiyle, yolunuz açık olsun!
Boğaziçili yeni mezun arkadaşlarım,
Öncelikle hepinizi kutluyorum. Üniversitemizin tek mezun derneği BÜMED'dir. Taklitlerinden sakınınız.
Mezunlar Derneği'ne üye olun. Bizleri üniversiteye ve birbirimize bağlayan, Boğaziçili kılan mezun derneğimizdir. Birlikten kuvvet doğar 💪
Mezuniyetin en tatlı yanlarından biri ailelerle tanışmak.
İnsan arkadaşlarının ana-babasıyla tanışırken de benzer bir şey yaşar: “Şu yanının bir nüvesi sanki annesinde de varmış”, vb.
Yolunuz açık olsun, her şey gönlünüzce olsun.
"Gereğinden çok öğrenci aldım" diye kendime kızdığım araştırma dersinde tanışan iki öğrenci bu yıl evlendi. 💙Oğlan bugün mezun oldu, kız geçen yıl. Kısmetse Almanya'ya gidecekler birlikte.
Bu da bana ders olsun ama nasıl bir ders olsun tam bilmiyorum.
BÜMED, mezuniyet sonrasında da Boğaziçi ruhunu yaşatmaya devam ediyor 💙
Sizi tanışmak, sizi tanımak için standımıza bekliyoruz.
Unutmayın, BÜMED'de yeni insanlarla tanışabilir, etkinliklere katılabilir ve mezunlar topluluğunun içinde yerinizi alabilirsiniz.
🎓 Mezuniyet Günlerine Özel, Yeni Mezun Yıllık Üyelik Bedeli: 750 TL
Hadi yeni döneme birlikte başlayalım.
Hemen üye olmak için; https://t.co/Byxs2TfQfs
#BÜMED #BoğaziçililikMezuniyetleBitmez #2026MezunlarıBÜMEDde
Siyasete bulaşmış, liyakat sistemi çökmüş Osmanlı ordusunun durumu… Bu ordu; Selanik, Manastır, Üsküp gibi kentleri tek kurşun atmadan teslim eder. Ve Osmanlı, 4-5 asır hüküm sürdüğü Balkan coğrafyasını kaybeder. Mustafa Kemal, 1914’te bu orduyu şiddetle eleştirir. Der ki:
“Bir ordunun can damarı olup, köklü geleneklere bağlı olarak gelişip olgunlaşan askeri disiplin duygularını, bugünkü Osmanlı ordusu içnde görmeyi arzu etmek, insanın ruh ve tabiatını bilmemektir…”
İstiklal savaşının ve Cumhuriyet’in çekirdek kadrosu Balkan Türküdür… Osmanlı bir Balkan devleti olarak gelişip büyüdü.
@LutfuTurkkan
5 yıl. 185 hafta. 2000 gün.
Özgür, özerk ve demokratik üniversite idealinden vazgeçmedik.
Boğaziçi’nin 2000 günü, Türkiye’nin akademik özgürlük hafızasıdır.
Boğaziçi bizim, gelecek bizim!
Şeyh SAİD ayaklanmasının odak noktalarından biri, Lice'ydi. On binden fazla silahlı aşiret mensubuyla kuşatılmıştı.Devleti temsil eden Lice kaymakamı Asım beyin elinde sadece on kişilik müfreze vardı, bir de kendi beylik tabancası, hepsi buydu, e tabii direnebilmeleri mümkün değildi, rehin alındılar, kaymakam Asım bey, eşi Sehavet hanım ve iki yaşındaki kızları Selma, rehine takasında kullanılmak üzere kaçırıldılar,
Sehavet hanım altı aylık hamileydi, kâh yürüyerek kâh katırlara bindirerek, Lice'yle Hani arasındaki iki bin metre yükseklikteki dağlara götürüldüler, kara kış ortasında kar yağışı altında, tek tük evlerden oluşan metruk mezralarda, zifiri karanlık mağaralarda tutuldular..
İki ay kadar süren Şeyh Said kalkışması nisan ayının başında bastırıldı ama, rehinelerin kurtarılması mayıs ortasını buldu, Mürsel paşa komutasındaki yedinci fırka tarafından sağ salim kurtarıldılar, neredeyse 3.5 ay boyunca silahların gölgesinde, ölüm korkusuyla iç içe, bu berbat şartlarda yaşamışlardı, üç kişi kaçırılmışlardı ama, dört kişi bulundular, aile büyümüştü, çünkü bir mucize gerçekleşmişti, yemeden içmeden kesilerek 38 kiloya düşen, üstelik karnı burnundayken katırdan düşerek yaralanan Sehavet hanım, dağ başındaki kuş uçmaz kervan geçmez mezranın birinde doğum yaptı, sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Kaymakam Asım bey, ölümlere inat edercesine doğan oğlunu kucağına aldı, senin adın Gazi olsun dedi, savaştan sağ ve zaferle dönmüş insan manasında, oğluna
"Gazi" adını verdi.
O bebek...
Dünyaca ünlü beyin cerrahı *Ordinaryüs Profesör Dr. Gazi Yaşargil* oldu.
Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı” ünvanına layık görülen, modern beyin cerrahisinin öncüsü Prof. Dr. Gazi Yaşargil, insanlığa adanmış bir ömürle geride çok değerli bir miras bıraktı.
Mikronöroşirürjinin öncüsü, tıbbın duayeni, milletimizin gururu Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i (10 Haziran 2025) rahmetle anıyoruz. Bilim dünyasında açtığı çığır, yetiştirdiği binlerce hekim ve insanlığa kattığı değerler ile minnetle hatırlayacağız.