Okullarda, hatta hayatın her alanında, tam bir huzur ve güveni temin edecek yegane çare, kuvvetli imana sahip bireyler yetiştirmektir.
Çünkü İmân, güzel seciyeler vermekle hem merhamet hissini, hem zarar vermekten sakınmak meylini verir.
İmansızlık ise, hiçbir hak ve hukuk tanımayan anarşiliği netice verir.
Onun için okullarda maneviyat eksenli bir eğitim şarttır.
Yoksa her ferdin başına bir polis dikmek lazım gelir ki, bu da mümkün değildir.
Bu meseleyi, Bediüzzaman hazretleri çok güzel şöyle izah ediyor:
Hem herbir şehir kendi ahâlisine geniş bir hânedir.
Eğer îmân‑ı âhiret o büyük aile efrâdında hükmetmezse;
güzel ahlâkın esâsları olan ihlâs, samîmiyet, fazilet, hamiyet, fedâkârlık, rızâ‑yı İlâhî, sevâb‑ı uhrevî yerine;
garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgâmlık, tasannu', riyâ, rüşvet, aldatmak gibi hâller meydân alır.
Zâhirî âsâyiş ve insaniyet altında anarşistlik ve vahşet mânâları hükmeder; o hayat‑ı şehriye zehirlenir.
Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, kavîler zulme, ihtiyarlar ağlamağa başlarlar.
@leventkuruoglu Levent Bey bu kadar uzun açıklama yapacağınıza ilkokulların bünyesindeki anasınıflarının kapatılmasını yazsanız daha kısa bir yol önermiş olurdunuz
Biz yıllardır ilkokul müdürleri olarak bünyemizde anaokullarından daha çok okul öncesi öğrenci öğretmenlerini idare ediyoruz
Bak Muharrem!
Daha evvel de, buna benzer iftira ve hezeyanlar savurmuştun. O zaman sana bir cevap vermiştik.
Anlaşılan doğruları öğrenmek gibi bir niyetin yok, sadece çamur atmak istiyorsun.
Öyle ise biz de, geçenki iftirana verdiğimiz cevabı, -bilmeyenler için- aynen tekrar edeceğiz şöyle ki:
Bediüzzaman Said Nursi hazretlerine, (haşa) hain diyenlerin kendileri haindir!
Onların bu vatana ve millete faidesi nedir? Kim bu vatana ve millete #SaidNursi hazretleri kadar hizmet etmiş?
O alçakça iftirayı atanlara muhatap olmak, hakka karşı hürmetsizlik olacağı için, onları muhatap almam.
Belki bilmeyenler için, Said Nursi hazretlerinin hayatını ve bu vatana yaptığı hizmetleri çok kısa bir kaç tanesini bahsedeceğim ki; ona haşa hain diyenlerin, kendileri gerçek hain olduğunu herkes görsün!
Birinci dünya savaşında vatan müdafaasında talebeleriyle beraber doğu cephesinde gönüllü alay kumandanı olarak harbe katılmış, talebelerinin çoğu hatta öz yeğeni dahi şehit düşmüştür.
Kendisi de Ruslara esir olmuş, iki buçuk sene esaret hayatı yaşamıştır. Avdetinde, Padişahın emriyle erkanı harp reisi Enver paşa tarafından kendisine harp madalyası verilmiştir.
İngilizlerin İstanbul’u işgalinde hutuvatı sitte eserini neşr ile, halkı irşad ederek İngilizlere karşı direnişe teşvik etmiş ve İstanbul’un kurtuluşunun en büyük amillerden birisi olmuştur.
Keza milli mücadele hareketini desteklemiş ve Anadolunun
işgalden kurtulmasında yine çok ehemmiyetli hizmetleri olmuştur.
Bütün yaptığı bu kahramanlıklardan dolayı da Ankara’ya davet edilmiş ve birinci millet meclisinde törenle karşılanmış, meclis kürsüsünden mebusana hitabede bulunmuştur.
Din ve mukaddesatın ve dini şeairin tahrip edildiği bir dönemde, Risale-i Nur eserlerlerini telif ederek, bu milletin imanının muhafazasına ve ebedi saadetine hizmet etmiştir.
Bu sebeple yirmi sekiz sene sürgünler, hapisler, zehirlemeler ve türlü türlü işkencelerle bir esaret hayatına maruz bırakılmıştır. İftiralarla hakkında açılan bütün mahkemeler hep beraatle neticelenmiştir.
Kendisine yapılan bütün bu bed muamelelere karşı da asla isyan etmemiş, menfi harekette bulunmamış, bulunmak isteyenlere de mani olmaya çalışmıştır.
“ Benim yüz rûhum olsa âsâyişe fedâ ediyorum. ” buyurmakla emniyet ve asayişe verdiği ehemmiyeti göstermiştir.
Bu vatana yaptığı bunca hizmeti hazmedemeyenler, vefatından sonra da mezarına tahammül edemeyerek tahrip ettiler ve mübarek naaşını meçhul bir yere naklettiler.
Bugün Said Nursi hazretlerinin bir mezarı bile yok. Onu bile çok gördüler. Fakat Allah birini aziz etti mi kimse zelil edemez.
Ona eza ve cefa edenler şimdi unutulmuş ölümün idamı ebedisine mahkum olmuş azabıyla meşguldürler.
Fakat Bediüzzaman Said Nursi hazretleri ise, bugün milyonların gönlünde taht kurmuş, hürmet ve muhabbetle hala yaşıyor.
Eserleri dünyanın yetmiş diline tercüme edilmiş ve milyonlarca insanlar onları okuyarak imanlarını kurtarmışlardır.
Bölece bu vatana ebedi bir medârı iftihar olmuştur. Yarasanın güneşten rahatsız olduğu gibi, yarasa tabiatlı bazı kimseler de, bu iman ve Kur’an güneşinden elbette rahatsız olacaklardır.
Bu teklifi asla kabul etmiyoruz !
2026:11+7 / 2027: 4+4
Taban Aylığa :1000₺
Ne gelirde adalet sağlar,
Ne de ücrette denge sağlar.
#AslaKabulEtmiyoruz
Kamuda en düşük memur maaşı başta olmak üzere bir çok ünvanın ücreti tartışma konusu olmaktan çıkarılmalı, kamu işvereni, hükümet üzerine düşeni yapmalıdır.
Bu tablo; enflasyonun yakıcı etkisini, artan hayat pahalılığını ve kamu görevlilerimizin her geçen gün ağırlaşan geçim sıkıntısını görmezden gelen, emeğe değer vermeyen bir yaklaşımı ortaya koymaktadır.
Açıklanan bu oranlar, kamu emekçilerinin ve emeklilerimizin yaşadığı gerçekleri karşılamaktan uzaktır. Her gün artan gıda, kira, ulaşım ve enerji maliyetleri karşısında bu teklif, çalışanlarımızın alım gücünü korumak yerine daha da zayıflatacaktır.
Kamu görevlilerimizin alın terini, emeğini ve haklı beklentilerini hiçe sayan bu öneri ne toplu sözleşme masasının ruhuna ne de hakkaniyet ve adalet anlayışına uygundur. Toplu sözleşmelerin amacı, emeği korumak, sosyal barışı güçlendirmek ve çalışanlara güven vermektir. Ancak açıklanan bu teklif, tam tersine güvensizlik yaratmakta ve kamu çalışanlarını hayal kırıklığına uğratmaktadır.
Bu nedenle, söz konusu teklifi kabul etmemiz mümkün değildir. Bizim önceliğimiz; emeğin hakkını almak, kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin insanca yaşayabileceği bir ücret düzeyini sağlamak ve adil bir toplu sözleşmeye imza atmaktır.
Kamu İşveren “Son teklif” diyor. Böyle bir şey olamaz. Bir an önce yeniden çalışılmalı, sorunu çözen bir teklif gelmelidir.
Verilen yeni teklifle en düşük memur maaşı 2026 Ocak
53.835 TL olacak.
Taşerondan geçen temizlik işçisinin maaşı 80.000 TL olacak.
Fark 26.000 TL ..
Siz memurla dalga mı geçiyorsunuz .
Şu saçmalığa son verin artık.
#MemurMeydanda
Soldaki fotoğrafta 50 farklı cihazı yönetip , hastanın tedavi ve bakımını yapan hemşire saatlik ücreti : 117 TL
Sağdaki fotoğrafta yere pas pas atan temizlik görevlisinin saatlik ücreti brüt : 479 TL
Ne diyorsunuz bu işe sn bakanlar @memetsimsek@isikhanvedat#1000TLyeNeEder
Gerçi Diyanetimiz Risale-i nurları resmen neşrediyor ve satışını da yapıyor.
Fakat daha hutbe ve vaazlarda okutulmuyor.
Eğer camilerde Risale-i nurlar okutulsa, toplumun çehresi birden değişecek.
Çünkü Risale-i Nur eserleri, bu asırda günahlara karşı en etkili silahtır!
📢 Genel Başkanımız, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı Ali Yalçın, 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında bulunan konfederasyonların genel başkanları ile birlikte, kamu işvereninin yaptığı son teklifi değerlendirdi:
💥 “Kamu işvereni, taban aylığa bin lira zam teklifinde bulundu. Taban aylık adresi doğru, miktarı yanlış”
💥 “Aile Yılı diyorlar; aileyi güçlendirmeye yönelik taleplerimiz için bir teklifleri yok, akademik zam yok, kira desteği yok, kurum yöneticilerinin ve yardımcı hizmetler çalışanlarının sorunlarına çözüm yok…”
💥 “Gelirde adaletsizliği, ücrette dengesizliği giderecek adım yok”
💥 “Kamu işvereninin tutumu bize sahayı gösterdi; biz de “emek, ekmek ve geleceğimiz” için gereğini yapıyoruz”
#EmekveEkmeğimizİçin
📢 İŞ BIRAKIYORUZ!
Kamu İşveren Heyeti’nin akılla vicdanla ve hakkaniyetle ilgisi bulunmayan teklifleri karşısında “emeğimiz, ekmeğimiz ve geleceğimiz” için 18 Ağustos 2025 Pazartesi günü iş bırakıyoruz.
Aynı gün Ankara Anadolu Meydanı’nda miting gerçekleştireceğiz.
Eylem takvimimiz kapsamında, bugün itibarıyla 81 ilde halka açık alanlarda eylem çadırları kuruyor ve nöbete başlıyoruz.
#EmekveEkmeğimizİçin
Kamu İşvereninin 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında kamu görevlileri ve emeklilerine yaptığı tekliflerde;
🔻Memur Yok, Emekli Yok, Refah Payı Yok Taban Aylığa Zam Yok, Enflasyonun Canavarlaşan Gerçekliği Yok
🔻 Tekliflerin “Ne Akılla ne Vicdanla ne Hakkaniyetle ne de Adaletle” en ufak bir ilgisi Yok
🔻Eğitim ve bilim hizmet kolu çalışanları olarak 18 Ağustos 2025 Pazartesi günü emek ve üretimden gelen gücümüzü harekete geçiriyor ve ülke genelinde iş bırakıyoruz !
#EmekveEkmeğimizİçin
MASADA ŞİMDİ TEKLİF ZAMANI !
Kamu İşveren Heyeti, Genel Toplu sözleşmeye ilişkin değerlendirmesini/ilk teklifini çalışma takvimine göre yarın “12 Ağustos’ta” açıklaması gerekiyor.
Müzakere yapılabilmesi için teklifin yapılması gerekir. Yarın gelecek teklif; hem hizmet kollarında hem de genel toplu sözleşmede alınacak mesafeyi belirleyecektir.
İşveren tarafı; kamu görevlileri için geçersiz, piyasa gerçekleri için yetersiz bir teklifle masaya gelmemelidir.
İşveren Heyetinden beklentimiz; Türkiye’nin büyüklüğüne, kamu hizmetinin kalitesine, kamu görevlisinin birikim ve kıymetine uygun teklifle gelmesidir.
#MemurTeklifBekliyor
@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@memetsimsek@tcbestepe
Okuldaki temizlik personeli : 67 bin tl
Öğretmen : 55 bin tl
Hastanedeki temizlik personeli : 67 bin tl
Hemşire : 62 bin tl
Emniyetteki temizlik personeli : 67 bin tl
Komiser : 63 bin tl
Bir açıklamanız var mı ?
@memetsimsek@isikhanvedat#MemurTeklifBekliyor