30 bin Avro sermaye.
Sıfır ciro.
Sıfır çalışan.
İki yıl sonra bilançoda 3 milyon 857 bin Avroluk gayrimenkul.
Ardından 8,5 milyon Avroluk bir ticari kompleks için satın alma sözleşmesi…
Sonra 180 milyon Avroluk bir AVM için görüşmeler…
Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonlarca Avroluk yatırım trafiğini, şirketleri, gayrimenkulleri ve noter belgelerini inceledim.
30 bin Avrodan milyonlara uzanan Gökçek ailesinin Almanya dosyası bugün Cumhuriyet’te.
Valla çok net söyleyeyim, Türk solunun salaklığının manifestosunu yazmış adamcağız. Sayfalarca ağdalı cümle. Yarım akıllı değilse, sağlam dolandırıcı.
1) Bugün MHP % 8 ile iktidar. Kürt faşistleri % 6, iktidar. Asıl güç % 25 bile değil. Atatürkçüler ise en az % 50 ama tecrit hücresinde.
2) Bu sosyolojiyi hiçbir yapı kaldırmaz. Bu uydurma analizler ise "aydın aptallığının" veya bir yerlerden sağlam bir fonlama yapıldığının ispatı.
3) Şu metni alın Ekmeleddin günlerine götürün. Sonra 2023 Ocak ayına getirin. Özneyi değiştirin. İçeriğini bire bir kullanabilirsiniz.
Türk solunun artık aptallıktan sıyrılması lazım. Bu adamlar sizi dolandırıyorlar.
@karakoseahmet69@sokakkedisitv Havala ya da hawala sizin de sanırım duymadığınız bir gayri resmi para transferi sistemi... Bankadaki havale gibi değil... Saldırmadan önce hiç olmazsa biraz bilgi alsanız...
Türk tarihinin büyük üstadı!“lezginbotan” @botanlezgn Göktürk diye bir devletin hiç olmad��ğını, bunu Türk Tarih Kurumunun uydurduğunu yazmış alttaki twitinde👇
Ulan Batur’da Cengiz Han ismi verilmiş devasa büyüklükte Moğolistan Tarih Müzesi var. Moğolistan, son dönemlerinde ve halen çok güçlü Çin ve Rus etkisinde. Bu müzeyi de hiç şüphesiz Rus ve Çin bilim insanları eşliğinde düzenlemişler. Türklerin ve Türk Tarih Kurumunun bir katkısı yok.
Saatlerce gezdiğim 7 katlı müzenin bir katı Moğolistan’ın Türk dönemine ve Göktürk devletine ayrılmış. Göktürkler, müzede devamlı gösterilen şu videoda da Rus-Çin-Moğol gözüyle anlatılıyor👇Videoyu ben kaydettim. Göktürkler’den sonra Uygurlar ve onlardan sonra Kırgızlarla Türk dönemi Cengiz Han Moğollarına kadar devam ediyor. İlk Moğol devletini 13.yyda Cengiz Han kuruyor. O döneme kadar Moğollar dağınık ve önemsiz kabileler olarak geçiyor Çin kaynaklarında. Moğolların kendi alfabeleri ve yazıları da yok. Cengiz Han, Uygur alfabesini esas alarak ilk Moğol alfabesini ve yazısını hayata geçiriyor.
Moğollar Göktürkler’e, Köktürk ve Atatürk de diyor. Yerel Moğol rehber devamlı Atatürk diye anlatt��.
Müzenin en önemli eserlerinden ikisi de birer Göktürk tarihi mirası olan Kül Tigin’e ait mermer heykel başı ve onun değerli taşlarla süslü altından tacı.
Çerçeve yasa,
600 milletvekilli Mecliste,
468kabul, 88ret,
6 çekimser oyla , kabul olarak çıktı.
Kurtulmuş;
“yasa Türkiye için bir dönüm noktasıdır,
bu başarı, tek adam rejimine eleştirilere de cevaptır. bu, rejimin
başarısıdır” dedi.
Doğrudur, parlementer sistem değişmeseydi,
kuşkusuz süreç,
tartışmaya açık olur, kamuoyunun önünde yürütülür ve AKP’li 277 Milletvekili, daha metni görmeden ,
bilgi sahibi olmadan tek adamın emri ile EVET demek ‘zorunda’ kalmazdı.
——
Gelelim çerçeve yasaya:
**Dünyada bir İLKİ
başardık;
ilk kez bir DEVLET,
50 bin kişinin ölümünden sorumlu bir TERÖR ÖRGÜTÜ
ile, hem de örgütün en zayıf zamanında MASAYA oturdu.
**Görünürde yasa/ yurt dışındaki teröristlerin TCK karşısındaki durumlarının tesbiti ile siyasi yasaklarının kalkıp kalkmayacağı, yada ne zaman kalkacağı İle ilgili kurallar ve yetkili kurulları düzenliyor.
Yurtdışındaki teröristlerin siyasi yasaklarının kalkması ve siyasete girmelerini sağlıyor.
**Yasa ilk basamak.
sadece bir hatırlatma yapalım.
Yasa belli bir kitle için özel AF niteliğinde
AN.10. Md. aykırı
AYM yerinde duruyorsa yasayı iptal eder.
Bile bile lades niye?
**Asıl AMAÇ ANAYASA NIN DEĞİŞMESİ
biliyoruz.
*Erdoğan’a güçlendirilmiş ve süresiz başkanlık İÇİN
DEM’in oyu gerekiyordu.
——
DEM’in istekleri de belli/
1/Demokratik Cumhuriyet .
tüm kimliklerin, özgürce yaşanacağı hukukun ve siyasetin eşit yurttaşlık temelinde işleyeceği bir düzen.
**buna bağlı olarak Türk milleti ve
Türk vatandaşlığı tanımlarının kalkması, ortak vatan da iki millet ve yeni vatandaşlık tanımı .
2/Ana dilde eğitim
hakkı
3/yerel yönetimler özerklik şartı
(idari - mali?)
4/ Son olarak bugün dile getirilmeyen ama bilinen/
üç ayrı devlet toprağında bulunan Kürtlerin birleşeceği bir Kürdistan umudu…
——
AKP-MHP-DEM partinin karşılıklı GELECEK planlarının ortak çözümü için
ÖNÜMÜZE KONAN (Terörsüz Türkiye)
Sürecinin
ABD’nin emperyalist istekleri ve siyaseti ile paralel yürümesi de
TESADÜF herhalde!!
——
CHP’nin Üçüncü Genel Başkanı Bülent Ecevit, yoruma neden olmayacak şekilde açık konuşur. Der ki:
“Türk-Kürt sorunu yoktur. Güneydoğu'da Osmanlı'dan gelen feodal bir ağalık sistemi var. Türk'ü de Kürdü de Arabı da, Süryani'yi de eziyor.
ABD bunu kullanıp PKK üzerinden bozgunculuk yaratıyor, bunu görmeyen işbirlikçi boş insanlardır…”
Oğuzhan Uğur 10 gündür hapisanede…
Basına yansıyan ifade ve iddialarla tutuklu olması gerçekten inanılır gibi değil.
Bu adamın tutuklu kaldığı her gün, ayağım ülkeden bir adım dışarı gidiyor… Adalete olan inancım zaten hiç atmadığım bir tweet için kaybettiğim davada azalmıştı. Ancak bu olayda zirveye ulaştı.
Çevremdeki herkesin bana tek söylediği şey, “Aman bir şey yazma seni de alırlar”
Böyle mi olduk gerçekten?
“Yurt dışına kaçma şüphesi ile tutuklu kalmak mı?”
Peki, Suçsuz çıkarsa ne diyeceksiniz? 5 sene hapis yatan babası Hasan Atilla Uğur gibi mi olsun bu durumda?
Oğuzhan Uğur yalnız değildir! 🇹🇷
Anlıyorum birçok yerde orman yangını var ve müdahale ediliyor. Ama
yangın filomuzda 27 uçak, 105 helikopter, 14 İHA var, birer tanesi de Ayvacık’a yollanamıyor mu ?
Gerçekleri yazan gazetecilere “dezenformasyoncu” demek, yalanı gerçeğe ,’’yandaşı’’ gazeteciye dönüştürmez.
Kızılay’ın çadır sattığı haberi benim haberim ve bu gerçek inkâr edilemedi. Hatta Kızılay Genel Müdürü dahil doğruladı.
Tüm Kurumlar kabul etti, hatta hatta Cumhurbaşkanı katıldığı bir oturumda "Kızılay'ın çadır satması beni de ciddi manada üzdü. Kızılay böyle bir çadır satma fiiline, işine giremez. Süratle bu yanlışı düzeltmesi gerekir çünkü biz Kızılay'ın özellikle çadır üretiminde çok daha aktif olması için sürekli teşvik ettik. Kızılay'ın çadır dendiğinde en ufak bir probleminin olmaması gerekir." dedi.
O zaman Sayın Cumhurbaşkanı da mı "Ahbap'a akan paranın boru döşeyicisi" oluyor.
Buna rağmen hâlâ “dezenformasyon” diyorsanız, sorun benim haberimde değil...
Gazetecilik iktidara ya da kişilere sadakat değil, gerçeğe sadakattir. Bunu unutanların attığı iftiralar, belgelerin karşısında hükmünü yitirir.
Butlancılar günlerdir sosyal medyada, televizyonlarda aynı yalanı dolaşıma sokuyor.
“Malatya İl Başkanlığımız 375 gazete için 18 milyon TL ödedi” diye algı operasyonu yapıyorlar.
Gerçek ise çok açık:
18 bin TL olması gereken fatura, sehven 18 milyon TL olarak düzenlenmiş. Ödeme 18 bin TL olarak gerçekleştirilmiş.
İşte belgesi!
📢 Gazeteci Fatih Ergin:
⭕ Deniz Göktaş'a, 'dini değerleri aşağılama' gerekçesiyle soruşturma açıldı, dosyaya 'Cumhurbaşkanına hakaret' gerekçesi de eklendi...
⭕ Akrabalarını üniversiteye doldurmasını 'inanç gereği' diye savunarak dini istismar eden rektöre ise soruşturma yok...
Bugün itibariyle bazı köprü ve otoyol geçişlerine en az yüzde 18 oranında zam yapıldı.
Ocak başında da yüzde 25.49 oranında zam yapılmıştı.
Yani yılın ikinci zammıyla karşı karşıyayız.
Bu zamları tavuk firması yapsaydı ‘kayyım’ atanırdı.
Kamu sektörü kendi ürettiği mal ve hizmetlere fiyat tarifesini belirlerken bonkör davranıyor, firmalardan fedakarlık istiyor.
Aynı şekilde enflasyonla mücadelenin ağır yükünü dar ve sabit gelirliler çekiyor.
Oysa, kamu enflasyonla mücadelede öncü ve örnek olmalıdır.
Herkesin payına düşen fedakarlıktan en çok kamu pay almalıdır.
Kamu zamlarına ‘bahane’ edilen ne varsa onun özel sektör için de geçerli olduğu bilinmelidir.
Aksi halde güvensizlik oluşur ve mücadele zarar görür.
Rıdvan bey ; mahkeme salonunda canlı dinledim. Murat Ongun savunmasında yeni bir durum gibi bunu ortaya çıkarmıyor.
Yine aynı davada sanık olan Alper Aydın isimli kişinin kendi el yazısı ile mahkemeye sunduğu yazıdan bahsediyor ve alıntı yapıyor.
Yazıda ‘’İBB yönetimine hiç bir zaman 2019 yılı duruşumu bozmadım.2024 yılı sonuna kadar Sayın Cumhurbaşkanımızla çok yakınlığı ile bilinen Rıdvan Dilmen ile ortaklığımı gizlemedim .2023 Genel seçimlerinde İstanbul Milletvekilleri Süleyman Soylu ve Halit Yerebakan’a genel seçime hiç bir karşılık almadan aleni destek oldum. Murat Kurum’a yine hiçbir beklenti içine girmeden destek oldum.’’ yazıyor.
Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisinden paylaşılan videolar, “kamu güvenliği” gerekçesiyle erişime engellendi.
NATO Zirvesi öncesi, Nallıhan’da doğayı koruma ve endemik türleri incelemek amacıyla düzenlenen geziden dönen TEMA Vakfı üyelerinin de aralarında bulunduğu 225 kişi gözaltına alındı; 178’i tutuklandı.
Gazeteci Ali Çağatay, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
Bir komedyenin sahnedeki sözü, doğa savunucularının gezisi, gazetecinin yaptığı haber…
Kamu güvenliği adına daha ne kadar özgürlükten vazgeçmemiz istenecek?