Tunceli’li Alevi bir Kürt olarak Cumhuriyetin en köklü partisinde 15sene genel başkanlık, Gazi Mecliste vekillik, Sgk’da genel müdürlük yaptın. Hangi haktan mahrum kaldınız bu ülkede? Senin oturduğun koltukları Türk Genci hayal bile etmiyor batsın iki yüzlülüğünüz @kilicdarogluk
Kemal Kılıçdaroğlu: (Çerçeve yasa hk.)
“Biz bu sürece ‘Demokrasiyle taçlandırma süreci’ diyoruz. Biz cumhuriyetçi, eşit yurttaşlık vaat ediyoruz.
Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşların da o kadar hakkı vardır.”
ŞAMPİYONUZ ŞAMPİYONUZ ŞAMPİYONUZ! 🏆🇹🇷
Filenin Sultanları FIVB Voleybol Milletler Ligi final maçında Brezilya’yı 3-1yenerek Voleybol Milletler Ligi’nde yeniden şampiyonuz! 🏆❤️
30 yıllık işletmeciyim…
Bu sektörün krizini de gördüm, yükselişini de…
Ama böylesini ilk kez görüyorum.
Eskiden zor zamanlar olurdu…
Ama bir yerden nefes alınırdı.
Bugün ise nefes alacak yer kalmadı.
Gıda fiyatları her gün yeniden yazılıyor…
Kira desen ayrı bir yangın…
Enerji maliyetleri zaten başlı başına bir kriz…
Bir de üzerine personel giderleri eklendi mi, matematik artık işlemiyor.
Normalde bir restoranın personel maliyeti cironun %20-25’i olur…
Bugün birçok işletmede bu oran %45-50’yi geçmiş durumda.
Yani kazanmak bir yana, ayakta kalmak bile başarı sayılıyor.
Müşteri var mı? Var…
Masa doluyor mu? Doluyor…
Ama kasa dolmuyor.
Çünkü gelen müşteri artık harcamıyor, hesap yapıyor.
İşletmeci ise kazanmayı değil, günü kurtarmayı düşünüyor.
Üstüne bir de online sipariş platformlarının komisyonları…
Adeta işletmenin ortağı gibi…
Ama riske ortak değiller.
Personel bulmak zor…
Bulduğunu tutmak daha da zor…
Çünkü herkes aynı girdapta.
Ve bugün sektörün geldiği yer şu:
Ya fiyat artıracaksın, müşteri kaçacak…
Ya fiyatı sabit tutacaksın, sen batacaksın.
Bu gri bir dönem değil…
Bu, sektörün kırılma noktası.
Çünkü ilk kez herkes aynı anda zor durumda.
Ve ilk kez kimse “yarın düzelir” diyemiyor.
Bugün restoran işletmek…
Yemek yapmaktan çok, ayakta kalma mücadelesine dönüştü.
Ve acı olan şu:
Bu mücadelede kaybeden sadece işletmeci olmayacak…
Şehir de kaybedecek…
EFENDİLİK BİTTİ!
Beşiktaş’ın hakkını masada yemeye çalışanlar şimdi de gerçeklerden kaçıyor. Maç kayıtlarının açıklanması talebinin reddedilmesi, söylenen “şeffaflık” ve “adalet” sözlerinin ne kadar boş olduğunu bir kez daha göstermiştir.
TFF ve MHK’nin sergilediği çifte standart ve sözde düzen anlayışını bir kez daha görmüş olduk.
Adalet diyorsunuz, madem kendinize güveniyorsunuz; neden kayıtların açıklanmasından kaçtınız?
Korktuğunuz şey nedir?
Kamuoyunun gerçeği görmesi mi?
Beşiktaş’ın emeğini kimlerin nasıl çaldığını herkesin görmesinden neden rahatsız oldunuz?
Maç kayıtlarının açıklanması talebinin reddedilmesi, söylenen “şeffaflık” ve “adalet” sözlerinin ne kadar hızlı unutulduğunu bir kez daha göstermiştir.
Şeffaflık, adalet, eşitlik diyordunuz ama ilk sınavdan kaldınız.
Ve tekrar hatırlatırız ki;
Beşiktaş’ın arkasında düzenler, manşetler ya da kapalı kapılar ardındaki kirli anlaşmalar, ilişkiler yok.
Abisiyle kardeşiyle YÜCE BEŞİKTAŞ çArşı’sı var. Bu arma için her zaman mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak.
#forzabesiktas #çArşı