Erkek yola getirilmez, yola gelmişi alınır. Bu da kulağınıza küpe olsun.Ufacık bi istek için bile sizi şekilden şekle sokan onu eğitmek için taktikler geliştirmek zorunda kaldığınız sanki dünyaları istiyormuşsunuz gibi inatla hayır diyen erkekle hayat geçmez, çok yıpranırsınız.
Kimsenin yaptığını yanına kâr kalacak sanma. İnsan bezen susar, içine atar, uzaklaşır ama ilahi adalet unutmaz. Şunu da unutmayın;
“Vakti gelince herkes, kendi ektiğinin gölgesinde oturur.”
gerçekten çok merak ediyorum. bir sorun varken kaygılanmamak ya da bir sorun yokken bile kaygılanmamak, beyninin durmadan senaryolar üretmemesi, yaşamayı tam anlamıyla becerebilmek nasıldır acaba?