Vatikan'ı İsrail'i götürmek için kullanıyorlar. İsrail'in işi bittikten sonra Vatikan'a sıra gelecek. Onu da götürecekler. Peki, en tepedeki ondan sonra dünyayı yönetmek için kimi kullanacak? Kimseyi. Gerek de yok. Yapay zeka birkaç sene sonra devletlerin ve Masonların yerine geçmeye hazır olacak. Bir de kendisini tamamlayacak bir yardımcı bulursa tamam. Karanlık taraf her zaman iki kişi çalışır. Bir efendi vardır, bir de yardımcı. İşte en tepedeki, San Francisco'daki bu olgunluğa ulaşmak istiyor. Karanlığın nihai arzusu yalnızca dünyaya hükmetmek değildir. Hükmederken kimseye muhtaç olmamaktır.
Yüz binlerce dolar maaş alan MIT profesörü, servet nasıl inşa edilir mala anlatır gibi anlatmış.
İlk 10 dakikada anlatılanları, 300 dolar verip izlediğim kurslarda bile görmedim :D
Türkçe altyazılı. Bi bakın derim.
Atatürk'ün en büyük avantajı aslında yalnızlığıydı. Yunanlıların en büyük sıkıntısı ise arkalarında İngilizlerin olmasıydı. Yalnızlık insanı ya bitirir ya da kendi içinden yeni bir kuvvet çıkarmaya mecbur bırakır. Atatürk'ün kitaplarda anlatılmayan gücü de burada saklıdır. Kendisini kurtaracak ba��ka bir irade olmadığı için kendi iradesini büyütmek zorundaydı. Bazen kaderin insana verebileceği en büyük avantaj, arkasında güvenebileceği hiç kimsenin kalmamasıdır.
İnsanların seni yanlış anlamasından korkarak bütün ömrünü kendini açıklamakla geçirebilirsin; fakat kendini kaybetmenin bedeli, yanlış anlaşılmanın bedelinden daha ağırdır. Bırak seni yanlış tan��sınlar; yeter ki sen, onların doğrusu olmak için kendinin yanlışı olma.
Atalarınızdan kalan karmayı şifacılarla, enerji kamplarıyla aşamazsınız. Karmayı iptal etmenin yolu yüksek farkındalıktır. Çünkü görmediğiniz şeyi değiştiremezsiniz. Hayata bakışınız derinleştikçe tevbeniz de derinleşir. Önce yaptığınız hatadan tövbe edersiniz, sonra o hatayı doğuran öfkeyi, korkuyu, kibri ve cehaleti görürsünüz. Gerçek tövbe, yalnızca yanlışı bırakmak değildir. O yanlışı tekrar tekrar üreten insanı kendi içinizde dönüştürmektir.
İnsan, hayvanlara ve kendinden zayıf olana merhamet etmeden adam olamaz. Çünkü insanın en büyük putlarından biri itibarı, diğeri benliğidir. Sürekli nasıl göründüğünü, kendisine ne kadar değer verildiğini ve insanların gözünde nerede durduğunu düşünür. Merhamet ise bütün bunları unutturur. Sana hiçbir makam, para veya karşılık veremeyecek bir canlının acısını kendi meselen yapabiliyor; onun için küçümsenmeyi ve itibar kaybetmeyi göze alabiliyorsan benliğinin dışına çıkmaya başlarsın. Çünkü insanın gerçek büyüklüğü, güçlülerin karşısında nasıl göründüğünde ortaya çıkmaz. Kendisine hiçbir şey yapamayacak kadar savunmasız olana nasıl davrandığında ortaya çıkar.
Bazı şeyleri buradan konuşamıyorum. Polisler ve askerler bundan sonra çok dikkatli olsun. Geçmişte yaşadıklarınız, bugün yaşayacaklarınızın yalnızca bir provası olacak. Doğru dua etmeyi öğrenin. Bu, sizi en zor şartlarda bile ayakta tutacak. Düşerken bile ayakta kalacaksınız. Düşerken ayakta kalmak... İnsan dış dünyada kaybedebilir, korkabilir, yorulabilir, hatta herkes ona ihanet edebilir, tuzak kurabilir; fakat içeride teslim olmaz. Çünkü gerçek dayanıklılık, hiç düşmemek değildir. Her şey çökerken, herkes giderken, her yer korku ve ölüm olurken bile kimseye boyun eğmemektir. Kendine bile.
Sevdiğin insan, başkasının ulaşamayacağı yerlere ulaşabilir. Sırlarını bilir, zayıflıklarını görür, hangi sözün seni yok edeceğini öğrenir. Ona bu imkanı veren de aslında senin sevgindir.
Zamanı geçen şey, yürümeye devam etse bile geleceği taşıyamaz. Bazen ilerlemek, yanında daha fazla insan götürmek değildir. Geride kalması gerekeni geride bırakabilmektir. Çünkü yarın, dünden vazgeçebilenlerindir.
İnsanın sahip olduğu şeyler çoğaldıkça, onlara olan ihtiyacı da çoğalır. Gerçek güç ise daha fazlasına sahip olmakta değil, daha az şeye muhtaç yaşamayı öğrenmektedir.
Devletin en sevmediği insan tipi, bir şey istemeyendir. Bir şey istemeyen insanla pazarlık yapamazsın. Onu makamla satın alamaz, parayla susturamaz, korkuyla yolunu değiştiremezsin. Çünkü onu hareket ettiren şey çıkar değil, inandığı hakikattir.
Devletler yakında kağıt parayı kaldıracak, sadece altınla işlem yapacak. İşte bu nedenle altından çok uzun süre bir yükseliş beklemeyin. Şimdi diyeceksiniz: "Kağıt paralar yok olacak, altın kalacaksa neden dolar yükseliyor, altın düşüyor?" Böyle olması gerek zaten. Yok olacak olan önce en üst seviyesini görür; başa geçecek olan da önce en dip seviyesini yaşar.
Altının daha final düşüşünü yaşamadınız. Bu olduğunda kuyumcular hep iflas edecek, herkes elindeki altını çıkarmak isteyecek, piyasalar altüst olacak. İşte orada devletler halktaki tüm altınları toplayacak ve ondan sonra altının zamanı başlayacak. Altın, bir daha satın alınamayacak bir fiyat yüksekliğinde çıkacak. Kağıt paralar yok olacak, hepiniz dijital paralara ve banka kartlarına bağlanacaksınız.
Liderlik, en önde yürümek değildir. Herkesin yolunu kaybettiği yerde doğru yolu gösterebilmektir. Kurt da bunun sembolüdür. Sessizdir, sabırlıdır, gereksiz yere saldırmaz. Ama vakti geldiğinde tereddüt de etmez. Gücü gösterişte değil, iradesindedir.