@onuryazicioglu Kesinlikle katılıyorum! Bunların sözü ile 30+ gol atan fovete kaskal, Brezilya ikinci kalecisine kolsuz, takım kaptanına devri geçti demeye başlıyorlar taraftarımız. Demek ki kulübün tepki vermesi gerekiyor! Bravo 👏👏👏
Medya kaskalı SAÇ'ın yalanlarını bir pembe dizi halinde yayınlamış @yorumcuteroru .
Olm sen bu kadar yalanı nasıl arka arkaya sıralayabiliyorsun? İnsanda azıcık utanma olur. Ar olur. Edep olur. Bunlar senin sokağından geçmemiş. Şu 146 saniyede söylediğin yalanlardan ben utandım.
Cihan Kamer'in "transferi kapattık" cümlesine sevinen bir ben varım sanırım. Transfer şampiyonluğunun lig başarısının önüne geçtiği tuhaf bir zamanda yaşıyoruz.
Dün gece Amedspor-Trabzonspor maçını izlerken Salah'ın golünü gördüm ve bu maçı da kazanamayacaklar dedim. Zira Salah attıkça, Trabzon kaybediyor. Daha transfer döneminin başında arka arkaya transferler açıklayan Trabzon'u hayretler içinde izlerken, Salah ve Fabinho transferleriyle birlikte "hah işte şimdi tüy diktiler" diye düşünmüştüm. Bütün Türkiye, Trabzon'u şampiyonluk adayı, Trabzonspor başkanının bu transferlerini şampiyonluk hamlesi olarak görürken, benle aynı fikirde olduğunu duyduğum Fatih Tekke'nin açıklamaları geldi: Tam hoca kovduracak kadromuz oldu.
Tabii ki bu açıklamanın ardındaki futbol gerçekleri konuşulmadı ve Fatih Tekke yıldızları yönetememekten korkuyor yorumları geldi.
O iş öyle değil. Adamın 1,5 yılda, ilmek ilmek işlediği bir oyun ve kadro inşası sürecini iki ayda yerle bir ettiler.
Fenerbahçemiz'e döneyim. İsmail Kartal'ın eline ne gün hangi oyuncunun gideceği, ne gün hangi oyuncunun geleceği belirsiz, karman çorman, obezleşmiş bir kadro verildi. Hocamız, mucize gibi, sanki elinde sihirli değnek var gibi, iki aylık bir süreçte, maç yapmaktan kamp yapmaya zaman bile bulamayarak, son derece modern, fit bir kadro oluşturdu.
O kadar zor bir iş ki. Aş, pişmek üzere. Bizim transfer obezleri, pişmek üzere olan aşa, soğuk musluk suyu dökmek istiyor.
Ne yapalım o zaman? Sol kanatta prime Neymar'a dönüşen Oğuz'dan, sağlığına gün gün kavuşarak formunu yakalamak üzere olan Nene'den, iki senedir bu çocuktan ne zaman verim alacağız diye beklediğimiz, sol kulvarı otobana çeviren Archie'den, oyuna her girdiğinde Archie de iyi ama biz bu Levent'i ne yapacağız diye sorduran Levent'ten, haftaiçi olunca gönderilecekler listesine yazıp izlediğimiz her maçta "Semedo'yu satan şampiyonluğu satar" dedirten sağ bekimizden, senelerdir pişsin diye kiraladığımız ama bir türlü piştiğine ikna olmadığımız ama oyuna her girdiğinde işini kusursuz yapan Bartuğ'dan, mahallesini ilçesini Fenerbahçeli yapmış, oyuna her girdiğinde yüreğini sahaya bırakan İsmail Yüksek'ten, geldiğinden beri en yüksek performansına ulaşan Kerem'den aldığımız performanslar yetmedi kimseye... Transfer de transfer...
Görmüyor musunuz 40 kişiye ulaşmış kadroyu boşaltmak ne kadar sürdü? Elimizde Dünya'nın sayılı milli takımlarında oynayan kaleciler varken kaleci krizi yaşadığımız zamanda Ederson'un ortaya çıkıp "hadi herkes evine" diyen performansını nasıl transferden saymıyorsunuz?
Bir takım olmayı, takım olarak o takımın parçaları olan oyuncularımızın daha kıymetli hale getirilmesinin değerini anlamayıp, daha önce verdiğim örnekte olduğu gibi, ağzı yüzü ketçap mayoneze bulaşmış, dördüncü hamburgerini yerken altıncısının siparişini veren bir obezite hastasına dönüşen bu transfer taraftarları, bir yakadan düşün artık. Yettiniz.
Bu tatminsizliğin oluşturduğu olumsuz hava, koca bir karabuluta dönüşüyor ve oyuncularımıza olumsuz yansıyor. Yeter. Gayet iyi ve yeterli bir kadromuz var. Daha saymadığım bir sürü çok üst seviye oyuncumuz var. Ara transferde bile dokunmasan ve lig normal koşullarda oynansa, güle söyleye şampiyon olur bu kadro. Yeter. Fenerbahçe'yi izlemekten zevk alın, menajerlik şirketlerinin gazıyla çalışmayın.
@onuryazicioglu Ayağının dibine çatapat gelse ödü kopacak adamlar Livakovic için "O da pek anasının kuzusu çıktı!" dediler Trabzonspor maçı sonrası etkilendiği için.
@onuryazicioglu Futbol anlar oyunu... Kaskal golcün olmayacak, baba tecrübeli savunmacın olacak ama ona da bir sene sonra yaşlı ve yavaş diyeceksin....
@onuryazicioglu Maç izlerken benzer şeylerden bahsettik dost meclisinde, Irfancan sürekli olarak sağ içe gidip, Asensio'yu pozisyonundan etti ve sağ kanadı boşta bıraktı. Çoğu girdiği pozisyon bile yerini kaybettiği için, serbest takıldığı için oldu...
@onuryazicioglu@neosportr Daha 3-4 ay önce Saran yönetimini topa tutuyordu, ara transferde düzgün bir forvet alsan şampiyonduk diye, şimdi de geçen sene Fenerbahçe Forvet hattı yüzünden değil, defans eksikliği yüzünden şampiyon olamadı diyor... Pek kale almayın...
Şimdi sizle transferler, kadrolar ya da teknik direktör tercihleri dışında ve Canımız Fenerbahçemiz için en önemli olan konuya ilişkin düşüncelerimi paylaşacağım. Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu rekabetler içinde nasıl pozisyon aldığı konusu.
Fenerbahçe sadece Türk sporunun değil, ülkenin en büyük markalarından biri, Türk sporunun en büyük markası. Hangi spor olursa olsun, Fenerbahçe lider markadır.
Peki lider marka ne demektir? Lider marka, bulunduğu kategoriyi tarif eden markadır. Tribünleriyle, transferleriyle, tavrıyla, iddiasıyla belirleyici olan futbol markası, Türkiye'de Fenerbahçe'dir.
Kendi kategorisini belirleyen markalar, konumlanırken, hizasını aynı kategorideki diğer markalara bakarak belirlemez. Canımız Fenerbahçemiz'in Türk futbolundaki pozisyonu, amiral gemisi pozisyonudur.
Bu pozisyonun gereklilikleri şunlardır:
1- Gündemi Fenerbahçe belirler
2- Kendini ispatlamaya çalışmaz
3- Rakiplerinin icraatlarını örnek almaz
4- Standartları belirler
5- Krizlerde öne çıkar
6- Trendleri oluşturur
Aziz Yıldırım yönetiminin gelir gelmez ipleri ele almasının altındaki en önemli sebep bu liderlik vizyonudur.
Mesela, "transferle ilgili tüm gelişmeleri kulüp kaynaklarından takip edin" tavrının asıl sebebi, kulübün mecralarının pozisyonunu belirleyici pozisyon haline getirme amacıdır.
Hatırlar mısınız? Ali Şen ve yönetimindekiler, "Fenerbahçe hangi oyuncuyu isterse alır" derdi. Aziz Yıldırım da kongre öncesinde benzer şeyler söylemişti.
Bakın şimdi yapılan transferlere. Rakipte şu var, bizde bunu alıyoruz türünden hiçbir topa girmiyoruz.
Kendi doğrularıyla, kendi gerçekleriyle, kendi gücüyle kendini imtihan eden bir Fenerbahçe ancak başarıya ulaşabilir. Çünkü amiral gemisi olmak bunu gerektirir.
Gornik Zabrze maçında açılan "Kim Olduğunu Hatırla" pankartı, işte tam olarak ortak bilinçaltımıza lider konumlandırmasını çağrıştırıyor.
Biz Sturm Graz'dan korkamayız. Biz Lyon ya da Sparta Prag'dan da korkamayız.
Alacağımız herhangi bir futbolcu Fenerbahçe'ye sınıf atlatmaz, o oyuncu Fenerbahçe formasıyla sınıf atlar. Bunun aksi yönünde düşünen futbolcu zaten Fenerbahçe'de tutunamaz.
O yüzden yapılan ya da yapılacak transferlere çok büyük önem atfetmiyorum. Asıl önemli olan bizim camia olarak duruşumuzu, ��slam Çupi ustanın "Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa, Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır" cümlesinin olduğu yere çekme zorunluluğudur. Bu pozisyonu kaybettiğimiz için senelerdir kazanamıyoruz.
İsmail Kartal kararına saygı duruyorum, yönetim takdiridir. Ancak bu durumda Oğuz Çetin taça çıkıyor; Aykut Hoca hariç hiç bir teknik adam ile uyumlu çalışamayacağını düşünüyordum, haksız çıktım, Aykut Hoca ile de uyumlu çalışamadı...