Bu kepazelik neden gündem olmuyor!
Hani “Devlet yoktu, Ahbap var”dı?
Kızılay 6 Şubat depremlerinde 11 şehre çadır götürmeye çalışırken Ahbap diye bir dernek ortaya atılıp “Bize çadır verin biz de dağıtacağız” demişti.
Ancak başvurdukları kurum Kızılay değil, ticari iştiraki olan Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş’ydi.
Faturasız şekilde bu kuruluştan Kızılay’ın kendisi bile bedava çadır alamazdı.
Haluk Levent, gazeteci Murat Ağırel aracılığıyla o sinsi algıyı servis ettirdi. “KIZILAY ÇADIR SATIYOR!”
Bu algıya devleti aciz göstermek isteyen aydınlar, gazeteciler, sanatçılar destek verdi.
Ahbap’a milyarlarca lira bağış toplandı.
İşte bugün halkın o bağışlarıyla alınan çadırların depremzedelere hiç gitmediği, depolarda çürütüldüğü belirlendi.
Yani Ahbap’ın dolandıramadığı tek kurumun Kızılay olduğu ortaya çıktı!
Bu sinsi algıyla halkın parasını kumar masalarına meze edenlerse bırakın özür dilemeyi adliye koridorlarında sırıtarak poz verdiler!
Onlar yüzünden Kızılay’a kan bağışı yapılmadı. Tarihinde ilk kez kan stokları dibi gördü. Kanser hastaları uzun süre kan beklediler!
Kızılay savaş dönemlerinde bile düşman tarafından hedef alınmazken Türkiye’nin en yaralı döneminde bu isimlerce hedef alındı.
Yazıklar olsun, yazıklar olsun!
Fransa merkezli RFI'den Türkiye'nin Libya'da artan etkisine ilişkin analiz:
➖"Ankara’nın dikkat çekici bir hamlesiyle Türkiye, bu hafta Libya’nın birbirine rakip iki askeri gücünü uluslararası tatbikatlarda bir araya getirdi. Trablus merkezli yönetimi güçlü şekilde desteklemeyi sürdüren Türkiye, şimdi de Bingazi yönetimine uzlaşma eli uzatarak Libya’yı istikrara kavuşturmayı ve bölgedeki etkisini genişletmeyi hedefliyor.
İlk kez Libya’nın iki askeri gücü, uluslararası bir organizasyonda aynı bayrak altında birlikte yer aldı. Türk Savunma Bakanlığı’na göre, Libya’nın her iki ordusundan toplam 501 personel Türkiye’nin Efes 2026 askeri tatbikatına katıldı."
KIZILELMA, 5. nesil kabiliyetleri erişilebilir kılan bir savunma sanayii devrimidir!
Dünyanın seri üretimdeki ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA ile yakından ilgilenen ve ilk sipariş veren ülkelerden biri olmak isteyen Suudiler, yüzlerce KIZILELMA'yı envanterlerine almayı düşünüyor.
İnsanlı savaş uçaklarında teslimat süreleri 6 yıl ve üzerine çıkarken, Kızılelma'da 1 ile en fazla 2 yıl arasında değişmesi Kızılelma'yı daha da cazip kılıyor.
F-35 ,Eurofighter gibi İnsanlı savaş uçakları için verilen siparişler; diplomatik onaylar, pilot eğitimleri ve karmaşık üretim bantları nedeniyle 6-10 yıllık bir bekleme süresi anlamına geliyor.
AESA radar ve Milli Hava-Hava füzeleriyle donatılacak, düşük görünürlüğe sahip KIZILELMA'lar,
5. Nesil jetlerle mücadeleye girebilecek kabiliyete ulaşacaklar.
Datum'un kurucusu Dr. Münir Cansın Özden:
▪️"Denizaltı gemidir ve gemiler tersanelerde inşa edilir" kavramı insanlı ve insansız mini denizaltılar için geçerli değildir.
▪️Datum'un mini denizaltıları istenirse Kayseri'de yerin 200 metre altındaki bir tesiste yüzlercesi yan yana inşa edilebilir.
▪️Bunlardan istenirse beş tanesi Sinop'a, beş tanesi Hatay'a demiryolu veya karayoluyla hatta isteneni Sudan'a denizyolu ile, istenirse de Mogadişu'ya havayolu ile gönderilebilir.
▪️Silah teknolojisindeki gelişmeler bir insan tarafından dahi taşınabilecek kadar küçülen silahların sahada gösterdiği asimetrik etkiyi ortaya koymuştur.
▪️Bu durum mini denizaltıların taşıyabileceği silahları çok çeşitlendirmiş ve bunların vuruş gücünü savaş sahasında hatrısayılır örneklerle kanıtlamıştır.
▪️Büyük denizaltılara göre çok daha düşük sonar kesidine sahip oldukları ve sessizleştirilmeleri çok daha kolay olduğundan gerek aktif gerekse de pasif sonarlar ile de tespiti son derece zorlaşmıştır.
▪️Mukavim tekne çaplarının dar olması sayesinde büyük denizaltıların dalamadığı çok derin sulara dalabilir ve büyük denizaltıların giremediği çok sığı sularda harekatlar icra edebilirler.
▪️Özel harekât veya istihbarat personellerinin taşınması görevlerinde etkin şekilde kullanılırlar ve asimetrik harbin diğer unsurları ile entegre görevler yapabilirler.
▪️TCG ANADOLU gibi büyük gemilerde hatta sivil gemilerde çok sayıda taşınabilir ve 'moonpool' denen gemi içi havuzlardan gizlice suya indirilebilirler.
▪️Sürpriz etkisi yapar, sinsi taarruzlar ve liman operasyonlarında aktif görevler alabilirler.
▪️Mayın harbinde gösterdikleri başarılar ikinci dünya savaşından (İngiliz x craft denizaltılarının Tirpitz zırhlısını mayınlaması) günümüze (Hürmüz'ün Ghadir sınıfı mini denizaltılarla mayınlanması) etkinliklerini devam ettirmektedir.
▪️Denizlerde oyun artık değişmiştir. Tıpkı Dreadnaught'ın kalyonların çağına son verdiği ve tıpkı denizaltı ve uçak gemilerinin de bu büyük zırhlıları deniz cephelerinden sildiği gibi bugün çok sayıda, maliyet etkin olarak üretilebilen füzeler, hava ve deniz dronları da büyük su üstü savaş gemilerini güvensiz platformlar haline getirdi.
▪️Tek güvenli yer olarak, teknolojinin henüz sırlarına vakıf olamadığı, denizlerin altı kaldı. Uzmanlar, mini denizaltıların lojistik esnekliğini, yeraltı tesisleri ve dalgaların sağladığı görünmez pelerin ile birleştirerek bahriyelerin caydırıcılığını muazzam şekilde arttırmakta olduğunu değerlendiriyor.
▪️Datum'un geliştirdiği insanlı/insansız mini denizaltıların Türkiye'ye çok önemli savunma ve saldırı avantajları sunacak ve denizlerdeki caydırıcılığında kuvvet çarpanı olacaktır.
▪️TRANÇA Projesi, Datum AŞ’nin öz kaynakları ile sürdürülüyor.
İrlandalı dövüşçü Paddy McCorry, eski IDF askeri olan İsrailli dövüşçüyü döverken;
-"Filistin'e Özgürlük" diye bağırıyor.
Bu IDF teröristleri, çocukları ve kadınları bombalamada uzmanlar. Erkeklerle bire bir dövüşmeye yeterince erkek değiller.
🔹️Eskiden bu ülke çok gelişmişti.
25 yasindan küçükler bilmez.
Demokratik bir ülke idi.
🔹️Aylarca hükümet kurulamıyordu. Demirel gider, Ecevit gelirdi. Ecevit gider, Demirel gelirdi.
🔹️Arada bir Necmettin Erbakan çoğunluk sağlasa da hükümet kurma görevi ona verilmezdi çünkü en iyiyi bilenler başkalarıydı.
🔹️Erbakan çok itiraz ederse partisi kapatılırdı. Adalet iyi çalışırdı. Altı ayda bir hükümet değişirdi. İki yılda bir seçim olurdu.
🔹️On yılda bir askeri darbe olurdu.
Ne güzel günlerdi.
Hukuk bağımsızdı adalet vardı.
🔹️Yüksek yargı üyeleri emekli olunca CHP'ye üye olurdu.
İş bankasında mütevelli heyeti üyesi olurlardı.
Ne güzel günlerdi..
🔹️Üniversiteler bağımsızdı, özgürdü. Rektörler CHP üyesi idiler.
Üniversitelere baş örtülü kızlar alınmıyordu. Okuldan atılıyordu.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Ekonomi çok güzeldi. Çok zengindik. Halkta para çoktu, onun için yağ bulunmuyordu. Kuyrukta yağ alırdık. Pirinç ve çayı bile kuyrukta alırdık.
🔹️Bir gecede %4000 faiz alırdık. Kur bir anda devalüe edilirdi.
Ne güzel günlerdi.
Yollarda araba ile gittiğini bilirdin. Herşey doğaldı.
🔹️Yollar topraktı. Çukurlar vardı arabanın içinde zıplardın mide, bağırsak, böbrek çalışırdı.
🔹️Dağların etrafından, üstünden dolaşmak, viraj almak büyük bir emek şoförlük isterdi. Bol Oksijen alırdık.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Hastaneye o kadar çok hasta gitmezdi, gittimi eve gelmezdi.
Misafir ederlerdi. İlaç o kadar değerli idi ki, kuyrukta ilaç alırdık. Hasta Ölünce cenazeyi bırakıp eve gelirdik.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Çok güzel heykeller dikilirdi. Okullarda andımız okunurdu. inkılap tarihi ve Atatürk ilkeleri okunurdu. Gerisi önemli değildi. Okullar dediysem, kerpiçtendi. Toprak kokardı, heykeller tunçtandı. Öğretmenler hafta sonu limon satardı.
Ne güzel günlerdi.
🔹️Trenler çok yavaş ve tıkır tıkır giderdi. Konya'dan İstanbul'a üç günde giderdik. Seyrede seyrede giderdik. Tabiatı tanırdık.
Otobüslerde ayaklar şişerdi. Yol bitmezdi. Vücudumuzu test ederdik. Uykunun kralını uyurduk.
🔹️Trafik polisine Rüşvet vermeden, 50 km yol gidemezdik..
Ne güzel günlerdi.
Ülkenin başbakanını medya patronu Aydın Doğan belirlerdi!..
@trtsporyildiz Tenis severler olarak bu tip ATP ve WTA turnuvalarının daha sık yayınlanmasını istiyoruz. En çok da tenisteki gururumuz Zeynep Sönmez'in maçlarını izlemek istiyoruz.
🗣️Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Yunanistan’ın da arzusuyla ‘Ege Denizi’ tanımlaması kullanılmaya başlanıyor.
Şimdi ben Lozan’daki adını kullanacağım, ‘Adalar Denizi’ diyeceğim diyorum; iki kesim çok eleştiriyor beni.
Bir Yunanistan medyası, iki CHP medyası. Buna çok şaşırıyorum.
HÂLÂ II. ABDÜLHAMİD DÜŞMANLIĞI YAPIP, TÜRK TARİHİNİ BÖLÜYORLAR
Bir tarihçi olarak yazıyorum. Bornova Belediyesi 'Abide-i Hürriyet Meydanı' isimli bir park yaptırmış. Parkın amacı kendi sitelerinde şöyle anlatılıyor: 'Abide-i Hürriyet Meydanı, Osmanlı’da Meşrutiyet’e ve modernleşme hareketlerine karşı gerçekleşen 31 Mart Ayaklanması sırasında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla tasarlandı'.
31 Mart Vakası'nı anmak için yapılan meydanı da II. Abdülhamid'in tahttan indirildiği gün açmışlar. Günlük siyaseti tarihe taşıyıp, tarih bölücülüğü yapıyorlar.
Sultan Abdülhamid'in 33 yıllık hükümdarlığı imparatorluğun içten ve dıştan saldırılara uğradığı çok zor bir dönemdi. II. Abdülhamid saltanatı boyunca devleti ayakta tutmak için mücadele etti. Dış politikada ustaca bir siyaset güderek Osmanlı Devleti'ni ayakta tutmaya çalıştı. Büyük devletler arasındaki rekabeti sürekli körükleyen, tarafsız, bağımsız, çoğu zaman barışçı, bazen tavizkâr fakat yeri geldiğinde de tehditkâr bir dış politika anlayışı izledi. Sultan kendi tabiriyle 'Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirerek' Osmanlı Devleti'ni ayakta tuttu. Döneminde eğitimden maliyeye, ulaşımdan haberleşmeye, sağlıktan ziraate, sanayiden orduya kadar pek çok alanda önemli atılımlar yapıldı. II. Abdülhamid Osmanlı'yı asıl modernleştiren hükümdardır. Ermeni meselesindeki dik duruşundan dolayı 1905'te şahsına suikast yapılmıştır.
Burası tarihsel hafızayı yaşatan meydan olarak sunuluyor. Bu yaklaşım tarih bilinci vermez. Tarihe çarpık bakış yüzünden kendi tarihimizi böler. II. Abdülhamid de, Enver Paşa da bu milletin değeridir. Türk milletinin huzuru, refahı, şan ve şerefi için ömürleri boyunca mücadele etmişlerdir.
KIZILELMA, ASELSAN KARAT kızılötesi arama ve takip sistemi (IRST) ile test uçuşu gerçekleştirdi.
KARAT, motorların yaydığı ısıyı takip ederek radar görünürlüğü düşük hayalet uçakları tespit edebilen pasif, uzun menzilli bir arama ve takip sistemidir.
KARAT IRST, KIZILELMA'ya radar yayını yapmadan, motor ısısından düşük radar kesit alanına sahip hedefleri tespit etme ve hava-hava muharebe yeteneği kazandırıyor.
🔴 Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
Bir tarihçi olarak yazıyorum. Bornova Belediyesi 'Abide-i Hürriyet Meydanı' isimli bir park yaptırmış.
Parkın amacı kendi sitelerinde şöyle anlatılıyor: 'Abide-i Hürriyet Meydanı, Osmanlı’da Meşrutiyet’e ve modernleşme hareketlerine karşı gerçekleşen 31 Mart Ayaklanması sırasında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla tasarlandı'.
31 Mart Vakası'nı anmak için yapılan meydanı da II. Abdülhamid'in tahttan indirildiği gün açmışlar.
Günlük siyaseti tarihe taşıyıp, tarih bölücülüğü yapıyorlar.
Sultan Abdülhamid'in 33 yıllık hükümdarlığı imparatorluğun içten ve dıştan saldırılara uğradığı çok zor bir dönemdi.
II. Abdülhamid saltanatı boyunca devleti ayakta tutmak için mücadele etti. Dış politikada ustaca bir siyaset güderek Osmanlı Devleti'ni ayakta tutmaya çalıştı.
Büyük devletler arasındaki rekabeti sürekli körükleyen, tarafsız, bağımsız, çoğu zaman barışçı, bazen tavizkâr fakat yeri geldiğinde de tehditkâr bir dış politika anlayışı izledi.
Sultan kendi tabiriyle 'Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirerek' Osmanlı Devleti'ni ayakta tuttu. Döneminde eğitimden maliyeye, ulaşımdan haberleşmeye, sağlıktan ziraate, sanayiden orduya kadar pek çok alanda önemli atılımlar yapıldı.
II. Abdülhamid Osmanlı'yı asıl modernleştiren hükümdardır. Ermeni meselesindeki dik duruşundan dolayı 1905'te şahsına suikast yapılmıştır.
Burası tarihsel hafızayı yaşatan meydan olarak sunuluyor. Bu yaklaşım tarih bilinci vermez. Tarihe çarpık bakış yüzünden kendi tarihimizi böler.
II. Abdülhamid de, Enver Paşa da bu milletin değeridir. Türk milletinin huzuru, refahı, şan ve şerefi için ömürleri boyunca mücadele etmişlerdir.
CHP'nin 138 milletvekilinden hiçbirisi 7 Şubat 2026 tarihinde CHP'li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından taciz edilen ve iki gün önce şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 16 yaşındaki Elif Tuana Torun hakkında herhangi bir paylaşım yapmamış.
Yani fail CHP'li olduğu için Türkiye Cumhuriyeti'nin 138 milletvekili 16 yaşındaki bir kız çocuğunun tacize uğramasını ve şüpheli şekilde hayatını kaybetmesini görmezden gelmeye devam ediyor.
Türkiye'deki dişi sineklerin bile hakkını aramak için kavga çıkarmaktan çekinmeyen CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya ve CHP milletvekili Aylin Nazlıaka da bugüne kadar ne taciz olayından ne de Tuana'nın şüpheli ölümünden bahsettiler. Halbuki yıllardır tek konuştukları şey kadınlar ve çocuklardı.
Herkes görsün bu rezaleti, bu iki kadın ve 136 CHP milletvekili, 16 yaşındaki bir kızın tacize uğramasını, sadece tacizcinin CHP'li olması sebebiyle görmezden geliyor ve hep birlikte susarak şüpheli ölümünü gizlemeye çalışıyorlar.
@AylinNazliaka@AsuKaya80TBMM@herkesicinCHP@eczozgurozel
Yargıyı arka bahçesi, ön bahçesi hatta hobi bahçesine çeviren CHP, şimdi Akın Gürlek'in bakan olmasına itiraz ediyor. CHP'ye katılan yüksek yargı mensuplarıyla hakim ve savcıların bir kısmını burada paylaşıyorum. Görevleri devam ederken de CHP propagandası yapan bu kişilerin bazıları, istifa ederek bazıları da emekli olur olmaz beklendiği gibi CHP'ye katılmıştı. Bunların arasında Vural Savaş, Refah ve Fazilet Partilerini kapattıran ve Erdoğan'ın okuduğu şiir sebebiyle hapis yatmasına sebep olan savcıdır. Diğerlerinde olduğu gibi Vural Savaş CHP'ye katıldığında da AK Parti en küçük bir itirazda bulunmadı, hiçbir tepki göstermedi.
Düşünsenize bugün bir savcı CHP'ye kapatma davası açsa ve parti kapatılsa, sonra onun yerine kurulan muhalefet partisine de kapatma davası açsa ve o da kapatılsa, bunun yanında Özgür Özel'e de şiir okuduğu için 10 ay hapis cezası verilmesini sağlasa acaba CHP'liler ne yapardı?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, zeytin ağaçlarını korumak için Milas'ta yapacağı miting öncesi, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey'in 100 yıllık zeytin ağaçlarını kestiği ortaya çıktı.