@bpthaber Sayın ve terörist başını yan yana getir birde yetmezmiş gibi özgürlük de, ironi diye beklenti oluşması bildiğiniz çaresizlik ben kabul etmiyorum ! Çoğul bir taraftar topluluğunun tribün lideri bunu söyleyemez ! Ben Türk’üm ve Galatasaray’lıyım !
Geri sayım sona erdi! ⏳
İçişleri Eski Bakanı Sayın Süleyman
Soylu'nun konuk olduğu nefis
sohbetin yeni bölümü yayında!
Siyasetten yaşama merak edilen her şeyi konuştuğumuz bu özel bölüm, şu an YouTube kanalımızda izlenebilir.
Kaçırmamak ve hemen izlemek için linke tıklayabilirsiniz!
https://t.co/j32lkHyaAM
#Fidecast #SüleymanSoylu
#YouTube
"FİDE ailesi olarak, ülkemizin içinden geçtiği bu hassas dönemde gençlerimize umut aşılamak amacıyla yola çıktık Okulumuza bir kütüphane kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Bu projede emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve sayın Emre Yükselen’e teşekkürlerimizi sunarız.
Tarihçi Emre Yükselen, Antalya’da Fikir ve Değerler Derneği ile birlikte bir okulda öğrencilerle eğlenceli vakitler geçirdi.
Çocukları son dönemde yaşanan hadiselerden bir nebze olsun uzaklaştırma amacıyla düzenlenen etkinlikte “Yarınlar, korkuya teslim olmayan; umutla öğrenmeye devam eden çocuklarla kurulacak” mesajı verildi.
Bu dünyadan Koca Reis Ahmet Güleç geçti.Deprem bizden seni aldı götürdü.
Şimdi ebedi istirahatğahındasın ve ruhun özgür ama sen bizimlesin.
Yattığın yer seni incitmesin sen kimseyi incitmedin. Kutlu tinin şad, mekanın uçmağ olsun.
#6Şubat#Deprem
@izmirhim@eshotgm Tabi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe çıkışı hemen hemen 100 kişi durakta mahvolduk. Hayır bide durak kalkışınız üniversite içerisinden. Kriz yönetimiz yoksa koltukları işgal etmeyin. Sebep ne olursa olsun kimse yağmurda bir saate yakın toplu taşıma beklememeli !
Liderliğe yükselen Shakhtar Donetsk'te Arda Turan'ın konuşması: "Size her şeyi söyledim. Sabahın 7'sinde niye koştuk, niye çalıştık? Bu an için 1.5 yıl bekledik. Tabii ki hata yapacaksınız, topu kaybedeceksiniz. Bu sefer birbirimiz için mücadele ettik."
YENİ HAÇLI SEFERİ; II. İHANET SÜRECİ
2009-2015 yılları arasında devam eden I. İhanet Süreci ile 2024 yılında başlayan II. İhanet Süreci arasında bulunan farkları iyi anlayabilmek bu ihanet sürecine karşı çıkabilmek için doğru argümanları üretmek açısından oldukça önemlidir.
Öncelikle, I. İhanet Sürecinde AK Parti, PKK'nın siyasi kanadı ve CHP'nin dışarıdan desteğiyle yürüyen bir sosyal dönüşüm projesi Türkiyelilik kimliğinin ön plana çıkartılması ile vücut bulmuştu. İlk ihanet süreci bu sosyal kimlik inşaası ile gerçekleşmek üzere yola çıkmış bugüne nispeten daha yerel veya lokal bir proje olarak işlevsellik kazanmıştı.
Yine bu ilk ihanet sürecinin içerisinde bugüne göre çoğu kavramın tartışılması toplumda büyük bir tepki çekiyor; derli toplu bir muhalefet olarak sürecin karşısında MHP durabiliyordu.
2024 yılında başlayan II. İhanet Süreci ise doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş ilkelerini, Türk kimliğini ve Anayasal çoğu güvenceyi kendisine tehdit olarak görerek; çift dilli, çift etnisiteye dayanan yeni bir federatif devlet anlayışına doğru yol alıyor. Yeni bir federatif devlet inşaası ile yola çıkan bu ihanet süreci ise yerel bir proje olmaktan çok öte sınırları aşan bir proje olarak karşımızda yer alıyor.
Siyasal olarak ise bu sefer ihanet sürecinin karşısında durabilecek derli toplu bir siyasal parti veya oluşum bulunmuyor. Meclis grubunun çoğunu kaybeden, teşkilatlarının işlevini yitirdiği İYİ Parti ile zaten hali hazırda aldığı oyu saha gücüne çeviremeyen ve teşkilatlarını organize edemeyen Zafer Partisi bu süreç karşısında durabilecek güce sahip değiller.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün gerçekleştirdiği konuşmasında II. İhanet Sürecinin adresi olarak gösterdiği TBMM Komisyonu daha önce bebek katili Öcalan ve terör örgütünün yöneticileri tarafından gerçekleştirilen konuşmalarda yeni bir Anayasal vatandaşlık tanımı, genel af ilanı, yerel yönetimlerde özerklik ve daha ilerisinde federatif bir devlet için görüşmelerin ve anlaşmaların sağlandığını satır aralarından anlayabiliyoruz.
II. İhanet Süreci adeta savaş kaybetmiş bir devletin terör örgütü tarafından teslim alınmasını ve egemenlik haklarını paylaşması olarak karşımıza çıkıyor.
İhanet sürecine karşı sivil ve toplumsal muhalefeti örgütlemek adına elimizden geleni yapmak mecburiyetindeyiz. Ve yapacağız.
Bu toplumsal muhalefetin iki temel noktası var:
1) II. İhanet Sürecine karşı olarak sağlıklı ideolojik argümanları inşaa etmek bu mesajları toplumun her kesimine ulaştırmamız gerekiyor. Bu süreç içerisinde burada bolca paylaşım alan popülist söylemler yerine her sohbetinizde, her ortamda kullanabileceğiniz karşı argümanları üretecek ve paylaşacağım. İlk ihanet sürecinde olduğu gibi televizyonlarda Türk Milletini hedef alan her politik söyleme karşı doğruyu ve verilmesi gereken cevabı yazacağım.
2) Toplumsal muhalefeti örgütlemek adına sahaya inerek hem toplantılar hem de çeşitli çalışmalar organize edeceğim. Yıllardır siyasetten uzak biri olarak geniş çaplı toplantılar düzenleyecek bir gücüm olmadığını biliyorum. Fakat ulaşabileceğim her kim varsa küçük toplantılar ile karşı argümanları toplumsal hayata taşımak konusunda görev üstleneceğim.
Türkiye'nin teslim alınmasına, Türk Milletinin egemenlik haklarının gasp edilmesine müsade etmeyeceğiz.
Bizim için Türkiye'den başka vatan, ölümden öte köy yok!