Dusan Vlahovic: "Kız arkadaşımla ilk kez Bodrum'a gitmiştik. Biz oradayken, "İbrahim" bize rezervasyon konusunda ve bazı konularda yardımcı olmuştu. Bize karşı biraz öz güvenini topladıktan sonra benimle konuşmaya başladı. Bana büyük bir Beşiktaş taraftarı olduğunu, İstanbul'da yaşadığını söyledi ve fotoğraflar göstermeye başladı. Ben de ona Juventus'ta olduğumu söylüyordum. Şu anda böyle bir düşüncem olmadığından bahsediyordum. Bana sürekli "Beşiktaş, Beşiktaş..." diyordu. Ben de ona "Tamam İbra, sakin ol dostum!" diyordum. Sonrasında ben evime döndüm. Onda benim telefon numaram vardı. Rezervasyon ve tatil süresince bizimle ilgilendiği için. Tatilden sonra da iki üç günde bir bana yazmaya devam etti. Beni arıyordu, tabii ki her seferinde cevap vermiyordum çünkü gerçekten çok fazla arıyordu. Ama bana yazmaya devam ediyordu. "Beşiktaş'a gel, seni İstanbul'a bekliyorum." "Gel, gel,gel..." Bütün bir yıl boyunca. Arkadaşımın da telefon numarasını almış. Onunla da birkaç kez konuşmuş. Arkadaşım bana dedi ki "Dostum İbrahim gerçekten delirmiş. Bana her gün Beşiktaş'tan bahsediyor." Ve buraya geldiğimde onu aradık. Umarım onu stadyumda da görebilirim. Hayalleri gerçek olmuş sonunda!"