Dünyanın dört bir yanında aynı sevdaya gönül vermiş, sarı ve laciverti yan yana görünce kalbi heyecanla atan milyonların günü…
19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun. 💛💙
Hiçbir değişiklik yapılmadan yeniden aynı taslağın getirilmesi kabul edilemez. %40'lara varabilecek hiçbir vergi istemiyor kripto yatırımcıları. Altın, gümüş ve Bist'ten 100 kat daha riskliyken niye en fahiş vergi kripto için görüşülüyor tez konusu... #KriptodaVergiyeHayır
Yarın mecliste oylamaya sunulacak kripto vergi konusunda topluluk çok büyük bir dayanışma gösterdi. #kriptodavergiyehayır dedi. Taslağın tamamen hatalı olduğunu dile getirdi.
Bu hatayı yarın görerek, doğru adımın atılacağına inanıyorum.
Bu arada Abd borsasında ve Bist özelinde yatırım yapanlar bu konuda sessiz kalmasına rağmen, topluluk dayanışması çok yüksek.
"Başıma bir şey gelirse intihar demeyin." Demişti.
Bugün ölü bulundular.
Çocuk yaştayken Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen ve daha sonra faille evlendirilen Fatmanur Çelik ile yine Şengüler'in yıllarca istismar ettiği kızı Hifa İkra Şengüler, Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu.
Kriptonun vergilendirileceği yasa tasarısı konuşuluyor. Bu konu ile alakalı düşüncelerim:
Eğer, yasa tasarısında konuşulduğu gibi %40'lık bir gelir vergisi getirilirse; Büyük yatırımcı, dubai gibi kriptoda %0 vergi olan ülkelerde, ilk olarak çok basit bir şekilde şahıs şirketini kurar ardından parasını orada çeker. Bundan dolayı, "Türklerin kriptoda şu kadar parası var. Vergi getirirsek şu kadar kazanç sağlarız" gibi bir düşünceye girilmemeli çünkü eğer, bir vergi getirilirse, o paranın büyük bölümü Türkiye'den çıkacak
Yüksek bir vergi getirilirse, Dünyanın gözünde kriptoya %30 vergi koyan Hindistan gibi bir üçüncü sınıf ülke konumuna düşeceğiz. Bunun getireceği kötü yanların ve eksilerin hesabı yapılmalı. Kaş yapacağım derken göz çıkartılmamalı
El salvadora baktığımızda; 2021 yılında son derece tehlikeli bir ülkeydi. Ülkede uyuşturucu kartelleri at koşturuyordu hatta devlete bile meydan okuyorlardı. Restorantların girişinde bile silahlı korumalar bulunuyordu
Normal şartlar altında turistlerin gitmeyi tercih etmeyeceği el salvador;
Kriptoyu yasallaştırıyor. Jeotermal enerji ile Bitcoin madenciliği yapıp kriptoya yatırım yapıyor. Kriptodan vergi almıyor. Yaptıkları bu atılımlardan dolayı burası "Bitcoin şehri" diyerek belki de milyarlarca dolar harcanarak yapılamayacak büyüklükte ve etkide reklamlarını yapıyorlar
El salvadorun kriptoyu yasallaştırmaya başladığı 2021 yılında, ekonomisi %10 büyüdü ve ekstra milyonlarca turist almaya başladı
El salvador gibi bir ülke bile yalnızca kriptoyu yasallaştırarak turizm patlaması yaşadıysa, bizim gibi dünyada eşi benzeri olmayan turizm cenneti bir ülke, sadece kriptoyu yasallaştırarak ve vergi almayarak, yalnızca turizm açısından bile nasıl bir geri dönüş alır, bunun ekonomimize nasıl katkıları olur şahsen tahmin bile edemiyorum
Eğer, vergi getirme amaçlı değil; yatırımcı dostu ve kriptoyu yasallaştırma üzerine bir yasa çıkarsa, El salvador'da olduğu gibi Türkiye olarak, ufak yatırımcıdan alacağımız vergiden yüzlerce, belki de binlerce kat daha fazla kazanç sağlayacağımızı göreceğiz. Daha ilk yıl itibari ile ekonomimize sağlayacağı son derece olumlu katkıları göreceğiz
Umarım, vergi çıkartılıp böyle büyük bir fırsatı kaçırmayız. Umarım, ülkemizin ekonomisi için en doğru ve mantıklı kararlar verilir
Umarım, sesimiz duyulur ve yetkili mecralara ulaşır 🇹🇷
#kriptodavergiyeHAYIR
Bugün bu konuyu gündem yapalım.
Dişe dokunur bir şey yapmadan, yaklaşık 4000₺ para alıyorlar.
Hep beraber söyleyelim:
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
Merhum Polisi İlk Kendi Teşkilatı Satacak Demiştik. Maalesef İlk Satış Sorumlu Komiser Yardımcısı Meslektaşımızdan "Mukavemet" Suçuyla Şikayetçi Olmuş. Emniyet Müdürlüğü Darp Edilerek Öldürülen Polis İçin Sadece Vefat Paylaşımı Yaptı. #PolisinBakanıYok#AnkaradaPoliseAdalet
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı. #AnkaradaPoliseAdalet
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Kaynak: Aykırı