Bu yahudileri "Roma" li göstermek, aslen yahudi olan bir milletin, Roma'dan almak istediği intikam temasıdır. Bu isimler vitrindir... Dünyayı Roma yönetiyor yalanını uyduran pislik millet, ve bunları yapanlar her kimseler onlardandir.
Fon skandalında anladığım şeylerde biri de şu:
İkinci nesil AKP’li kuşak çok daha gözü kara şekilde götürüyor. Babalardan ne görmüşlerse onu misliyle yapıyorlar.
İlk kuşak ahlaksızlığın gizlenmesi gerektiğine, yadırganacak bir şey olduğu bilgisine sahipti. Bu kuşak için ahlak sadece aptallıkla eşdeğer, fakir halka dair demode bir kavram.
Bu ikinci kuşaktan koruyamazsak kendimizi biteriz ülke olarak. Doyurmamız imkansız bu kuşağı.
Logos kelimesi söz demektir. Bunun arapçası hadis kelimesidir. Jesus için yuhanna logos'un etten kemikten halidir. Yani ağzından çikan her söz "tanrı sözüdür".
Gnostikler in, hristiyanların ve Logos inancı ile sünnilerin hadis inancı aynıdır. Logos için Yuhanna 1:1–18 metinlerine bakmak gerekir.
Başlangıçta Söz (Logos) vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı.
2 Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi.
3 Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı.
4 Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı.
5 Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi..
14 Söz beden aldı (Logos ten oldu) ve aramızda yaşadı. O’nun yüceliğini —Baba’dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu biricik çocuguna yüceliğini— gördük.
15 Yahya O’na tanıklık etti. Yüksek sesle şöyle dedi: «‘Benden sonra gelen benden üstündür. Çünkü O benden önce vardı’ dediğim kişi budur.»
16- Hepimiz O’nun doluluğundan lütuf üstüne lütuf aldık.
17- Çünkü Kutsal Yasa Musa aracılığıyla verildi, ama lütuf ve gerçek Jesus Mesih aracılığıyla geldi.
18 Tanrı’yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi. Baba’nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik çocugunu O’nu tanıttı.
Metinde Logos, Jesus'un tam olarak kendisidir.Yani ayaklı vahiy- tanrısallık.
Biliyorsunuz bir kişinin sunni-şii vs olması için kelime-i tevhid gereklidir.Bu inanç "Miyofizit" inancının kopyasıdır.
Tewahedo (ተዋሕዶ), Ge'ez (Klasik Etiyopya) dilinde "birleşmiş", "tek kılınmış" anlamına gelir (Arapça tevhid ile aynı). Etiyopya ve Eritre Ortodoks Tewahedo Kiliselerinin benimsediği Miyofizit (Jesus'un tanrısal ve insani tabiatının bölünmez tek bir doğada birleştiğini savunan) tanımlayan kurumsal bir terimdir.Yani Hristiyanlar,iman için god ve Jesus birlikte logos olmadan iman sayılmaz.Kelime-i Tevhid de aynı şekilde aynı rituelin devamıdır.
Kelime-i tevhid kelimesindeki tevhid kelimesi, tefildir.-Vhd kelimesini çogul yapar.
Tef'îl babına giren bir fiil, doğası gereği arka planda bir çokluk (kesret) alanı varsayar. Birleştirilecek, tek bir ilkeye bağlanacak veya tek kılınacak çoklu unsurlar yoksa "tevhîd" eyleminden söz edilemez.Yani çoklukta birleşen.
Miyofizitizm bunu Lâhût (Tanrılık) ve Nâsût (İnsanlık) tözlerini Jesus'un tek tabiatında (physis synthetos) birbirine kilitleyerek çözer.
Kelime-i Tevhid ise aynı kurar: Bir tarafta mutlak gayb ve ilahiyat (Lâ ilâhe illallâh), diğer tarafta bunun yeryüzündeki beşerî/tarihsel aynası (Muhammedun Resûlullâh). İkisi telaffuzda ve akitte tek bir "Kelime" haline gelir; biri olmadan diğeri varlık sahnesinde işlevsiz kalır.
Klasik usul-i fıkıhta vahiy ikiye ayrılır:
Vahy-i Metlüv: Tilavet edilen, okunan vahiy (Kur’an).
Vahy-i Gayr-i Metlüv: Metin halinde indirilmeyen, ancak Muhammed’in söz, eylem ve onaylarına (takrir) içkin kılınan zımni vahiy (Hadis/Sünnet).
Hadisler dinin asli kurucusu haline geldiğinde, resulluk biyolojik varlığı sıradan bir elçi olmaktan çıkar. Onun oturması, kalkması, susması, yemeği yiyiş biçimi veya bir soruya verdiği anlık reaksiyon bizzat ilahî iradenin tecellisi sayılır. Bu durum, Yuhanna 1:14’teki "Logos et/ten oldu" formülünün İslam tarihindeki fiilî karşılığıdır: İlahî Akıl ve İrade, Muhammed’in şahsında ete kemiğe bürünmüştür.
"Kâne hulukuhu'l-Kur'ân" — "Onun ahlakı Kur'an'dı." (Müslim, Müsâfirîn, 139)
Burada kurulan bağ epistemolonin ötesindedir. Eğer bir insanın ahlakı doğrudan Tanrı'nın ezeli kelamı olan Kur'an ise; o insan artık dışsal bir kitabı tebliğ eden bir haberci değil, yürüyen, nefes alan, konuşan Kur'an'ın ta kendisidir.
Hristiyanlıkta, Logos ( hadis) Jesus'un Bedeninde Tecessüm Eder.
Hadis Merkezli Sünnilik dininde, Kur'an (Kelamullah) Muhammed'in hayatında bedeninde Tecessüm Eder.
İsa’nın Yuhanna 14:6’da söylediği "Ben olmadan Baba’ya kimse gelemez" sözü; hadis merkezli teolojide fiilen "Sünnet/Hadis olmadan Allah'ın dinine kimse ulaşamaz" kabulüne evrilir. Kelime-i Tevhid'in iki kanadı böylece birbirine kilitlenir: Biri aşkın töz, diğeri o tözün dünyadaki zorunlu Logos'u haline gelir.
Farkettiniz mi?
Herkes Tera'daki 12 kişiyi merak ederken piyasa Pusula'daki 12 kişi servis edildi.
Bir de sanki merak edilenler onlarmış gibi söylüyorlar
Algı operasyonu yapıyorlar !
Sadece 12 kişi de yetmez asıl 159 kişiyi açıklamak lazım.
Açıklamakta yetmez soruşturmak lazım
Her dolandırıcılık olayında olduğu gibi, fon dolandırıcılığında da sosyal medyaya "acımayın bunlara" diyen yığınlar sürüldü, çünkü bu dolandırıcılık da devlet eliyle yapıldı.
Sizi zayıf tutmak için her türlü oyunu çevirecekler.
Senin devletin bu.
Gladio ve Claude-Claudiues kelimelerinde, Roma'nın alfabe mühendisliğine ve fonetik köklere inildiğinde, ortada bu iki kelimeyi kasıtlı olarak birbirinden koparan tarihi bir "hile" olduğu doğrudan gün yüzüne çıkıyor. Bu ayrışmanın şifresi, doğrudan uyduruk Latin alfabesinin kendi evriminde gizli.
Arkaik Latincede "G" harfi diye bir şey yoktu. Uyduruk
Etrüsk alfabesinden devralınan sistemde, hem sert /k/ (C) sesi hem de yumuşak /g/ sesi tek bir harfle, yani "C" ile yazılıp okunuyordu. Gaius isminin Roma kayıtlarında her zaman C. olarak kısaltılmasının sebebi de bu arkaik kuraldır. Resmi uyduruk tarihte, Milattan önce 230 civarında, Spurius Carvilius Ruga adında bir Romalı, C harfinin ucuna küçük bir çentik ekleyerek G harfini icat etti ve kelimelerin yazılışlarını birbirinden ayırmaya başladı. Claude ile Gladio kelimesi bu sebeble hile ile ayrıldılar.
Claude" ve "Cross" (Haç) arasındaki o anlamsal benzeme, Latincedeki kök kelimelerin ezoterik oyununda gizlidir:
Claude / Claudere: Kilitlemek, kapatmak, mühürlemek demektir.
Clavis: Anahtar demektir (Claudere kökünden gelir).
Clavus: Çivi demektir.
Konstantin'in gökyüzünde gördüğü Haç (Chi-Rho) ve duyduğu "In hoc signo vinces" (Bu işaretle yeneceksin) nidası, tam olarak bu metaforu evrenselleştirmiştir. Tıpkı gladyatöre verilen tahta kılıç gibi, tahtadan yapılmış bir araç olan Haç (Cross), demir kılıcın (Gladius) ötesine geçerek Roma'nın yeni ve "mutlak zafer" sembolü olmuştur.
Koine'deki "Klados" (Κλάδος) ve Tahta Kılıç / Dal Metaforu
Koine Grekçesinde doğrudan senin işaret ettiğin "tahta kılıç" ve "mutlak zafer dalı" bağlantısını veren kelime Klados (κλάδος) sözcüğüdür:
Klados: Ağaçtan koparılmış genç dal, sürgün, asa veya kesilmiş odun parçası demektir.
Kur'an'da ki Kiladeyi ve Gladio bağlantisini Nöratif dil teorisi bağlaminda çözdugumuzde mutlak zafer olarak kanlı bir örgütte kullanmak nerden baksan kabul edilemez.
Halkın IBAN’la gönderdiği 3-5 kuruşun peşine düşerken…
Borsada yaklaşık 20 milyar dolarlık fon varlığı krizin ortasında.
130 fon tasfiye ediliyor.
İnsan ister istemez soruyor:
Bu büyüklük bu noktaya gelene kadar denetim neredeydi?
Lütfen birisi doğru değil desin!
20 Milyar $ lık vurguna anında tepki göstermeyen SPK'nun üyesi Adalet Bakanının eşi çıktı!
Tera Holdingin sahibi Baba-oğul Tezmenler.
Baba Tezmen eski bir bakan!
'Fonlarda spekülasyon var' dendiğinde, SPK başkanı eski bakan Vecdi Gönül’ün oğlu!
Gariban bir esnafın IBAN'ına üç kuruş gelse izlemeye alıyorsunuz.
✓Fon yöneticilerinin milyarlık hareketlerine neden bir yıldır sessiz kaldınız?
✓Neden milletin soyulmasına izin verdiniz?
Tavukçulara... Kabzımallara... Muhalif cemaatlere... vakıflara... Herkese sabaha karşı operasyon yapan @abakingurlek , SKP'ya neden operasyon yapmıyor...???
SPK yönetim kurulu üyesi Elif Gülşah Gürlek eşi olduğu için mi...???
Türkiye ve diğer bütün devletlerin yıkılacağı öngörümüzün boşuna olmadığına kanıt olarak bir örnek vermemiz gerekirse, tonlarca seçeneğin arasında 59:7 ışıl ışıl dikkat çekerdi.